Aksaray Haber - Aksaray Haberleri -
$ DOLAR → Alış: 6,26 / Satış: 6,29
€ EURO → Alış: 7,37 / Satış: 7,40

Aksaray’ın Kaderi Değişecek Mi?

Mustafa Fırat GÜL
Mustafa Fırat GÜL - mustafafiratgul@hotmail.com
  • 05.06.2018
  • 1.063 kez okundu

Kaç zamandır hele de seçim arefesinde “şu şehirler yatırım almaya daha çok layık, o yatırım sizin değil bizim hakkımız” gibisinden tartışılır. Herkes kendi cephesinden haklıdır. Her şehir lobicilik faaliyeti başta olmak üzere her türlü girişimde bulunarak bütçeden şehirlerine iyi bir pay koparmayı hedefler. Eğer yatırımlardan nasiplenememişse farklı açılardan değerlendirir meseleleri.

100 küsur yıl evvelinde de buna benzer bir haberi Babalık Gazetesi’nin 3 Nisan 1911 tarihli sayısında “Aksaray’dan Yazılıyor” başlıklı bir yazıda gördüm. Bugünlerde nasıl “Aksaray’a tren yolu gelir mi? Nasıl bir hat inşa edilecek?” suallerine cevap aranıyorsa 100 küsur yıl evvel de benzer konulardan dolayı sevinenler ve üzülenler olmuş. Bahsettiğim yazının can alıcı kısmını aşağıya alıyorum:

Eğer mebus-ı muhterem Hayri Beyefendi hem Ankara’dan hem de Sivas’tan gelecek olan hattın Niğde’ye uğramasını kemal-i şiddetle iltizam etmemiş olsa idi Aksaray’dan mürur edecek idi. Hem yolu uzattılar hem de matlup olan menafi-i hazine, menafi-i millet temin olmadı. Şimdi Ankara’dan gelecek olan hat Kırşehri’nden Nevşehir ve Arapsun üzeri Niğde’den içinden Bağdat hattına ilsak olacak. Acaba Nevşehir, Arapsun ve Niğde’nin arazisi var mı? Katiyen yok! Kırşehri’nden Aksaray üzeri gelmiş olsa idi memlahadan hasıl olacak istifadeden başka bizzat Aksaray’ın öşrü bire on fazla olacaktı ve kilometre miktarı da çoktan bulunacaktı. İşte böyle iltizam yüzünden büyük hataları oluyor. Bu şimendifer meselesi Hayri Beyefendi’nin beray-ı hayr teşriflerinde kendisine şifahen arz edildi de “bu kaza sekenesinin istikbali emindir. Eğer şimendiferi de buradan geçirmek için teşebbüsatta bulunsak Niğde’ye yazık olur” cevabını verdi”

Buraya kadar ismini bilmediğimiz birisinin gazeteye gönderdiği mektubu okuduk. Bu kişi meseleyi teknik ve iktisadi açıdan değerlendirebilen cesur birisi belli. Hatta şu cümleler de onun:Tahsili pek az olan ve ziraatle meşgul bulunan gafil Aksaraylılar, Aksaray memalik-i Osmaniye’den değil mi?”

Bu cümlesiyle Aksaraylılara hakaret ediyor gibi görünse de ciddi bir sitem var aslında. Hemşehrilerine “çiftçilikten, rençberlikten başka bir şey bilmezseniz, tahsil hususunda mesafe kat etmeyip bürokraside bir yerlere gelmezseniz işte böyle başkaları alır hizmetleri. Halbuki siz de Osmanlı’nın vergi veren, askerliğini yapan bir şehrisiniz” demiyor mu?

Bu husus için Nafia Nezareti’nin şiddetle nazar-ı dikkatini celp ederim. Gelecek hafta öbür hafta delailiyle ve saikiyle malumat verilecektir. Ahalimiz mitingler yapmak ve makamât-ı aliyeye arz etmek arzusundadır. Bu fikir katidir. Aksaray arazisi bilindiği ve hatıra geldiği gibi değildir. Vesait-i nakliyenin ve hatt-ı adi bir yolun fıkdanı yüzünden ziraat edilemiyor. Ziraat edilmediğinden mecralar tathir olunamıyor.” Hele yukarıdaki cümlelere bakıldığında hükümeti “Aksaraylıların tahsili az olabilir ama gerektiğinde miting yapmasını da bilir” aba altından sopa gösterircesine yerine göre iyi bir organize ile hakkını arayacağının sinyalini çakıyor.

Kısacası Aksaraylıların bu konuda çok üzgün olduğu, hükumeti protesto edeceği belirtiliyor. Ama bunlar sadece temennide kalmış. Herhangi bir miting filan da olmamış. 24 Nisan 1911 tarihli mezkûr gazetede Arapsunlu Mehmet Hilmi imzasıyla bu yazıya karşılık “Bir Hakikati Müdafaa” başlığı altında “restine rest” kabilinden gazeteye gönderilmiş bir mektup vardır. Bazı ifadeleri çok isabetsiz olduğu gibi “Miting kelimesinin ne demek olduğunu sadece Aksaraylılar değil; Niğde, Nevşehir, Arapsunlular da bilir. Onlar da hukuk-ı meşrualarını aramayı alâ bulurlar” cümlesiyle de Aksaraylılara gözdağı veriliyor. Yani “hoplasanız da zıplasanız da bir şey değişmeyecek!” deniliyor.

Ama biz de “Aksaray’ın kaderi artık değişecek, değişmeli” diyoruz. Hızlı tren mi önce olur yoksa yük treni mi bilemiyorum ama bu şehir demiryoluna kavuşmayı çok uzun zamandan beridir hayal ediyor.

 

Minik bir not: Yazıda ismini okuduğumuz bir ara Evkaf Nazırlığı ve Şeyhülislamlık da yapmış, aslen Ürgüplü olan Niğde mebusu Mustafa Hayri Efendi’dir. O’nu hararetle savunan Mehmet Hilmi hakkında şimdilik bir şey bilemiyoruz.

ZİYARETÇİ YORUMLARI
  1. Mustafa karaoğlu dedi ki:

    Tebrikler mustafa bey cok isabetli bir yazı olmuş. Umarım ilgililerden okuyup mahçup olan olacaktır. İyi çalışmalar

YORUM YAZ