Aksaray Haber - Aksaray Haberleri -
$ DOLAR → Alış: 3,83 / Satış: 3,84
€ EURO → Alış: 4,51 / Satış: 4,52

Anneanne Kaşkolü

Saliha TOPRAK
Saliha TOPRAK - saliha-toprak@hotmail.com
  • 30.12.2016
  • 832 kez okundu

Hayat; bir anneannenin tıkır tıkır ördüğü kaşkol gibi, uzadıkça başladığı kısmın yere sarktığı ve süründüğü gibi süne süne bitimine doğru yaşanıp gider.

Okul yıllarımızda kendimizi gençliğe, geleceğimize, iyi ve düzgün insanlar olmaya hazırlarız. Ya eğitimimize ağırlık vererek, ya yeteneklerimize göre kendimizi geliştirerek, kendimize bir yol çizerek ilmek ilmek öreriz yaşantımızı.

Sonunda bakarız ki eprimeye başlayan, artık sağlamlığı kaybolan, yer yer kopukluklar başlayan bu ömrün sonunu gördüğümüzde, tamirler yaparak,  tutturulmuş ilmeklerlerle, sağlamlaştırmaya çalışsak da, artık görüntüsü bizim hayalimizdeki  olmak istediğimiz kişi değil, başka birisi olarak karşımıza çıkar.

Anneannenin ördüğü kaşkolü arada bir “ne kadar olmuş” diye yukarıya doğru kaldırıp kontrol ettiği, “neresinde bitireyim?” diye düşündüğü bölüm; bizim bazen oturup, geriye doğru bakarak yaşantımıza, “neler yaptık, ne kadar başardık, iyi mi yaşadık yoksa yaşamış olmak için mi yaşadık” şeklindeki değerlendirmemize benzer.

Bu ilk gerçekle karşılaşma bizi bayağı şaşırtır. Bir bocalama dönemine sokar. Hızla, aceleyle bir toparlanma telaşına gireriz. Çoğu yuvalar bu dönemde yıkılır. Erkekler daha genç bir kadınla “kaçamak” yaşayarak hayatına yenilik veya tazelenme getireceğini zanneder.

Kadınlar spordan, çocuklarının giyim tarzı gibi kotlar montlar  giyinerek veya daha genç görünecekleri çareler arayarak bir dönem çırpınırlar.

Sonra “kabullenme” dönemine girilir… O okul yıllarında ilmek ilmek hayata kendimizi hazırlayıp da “sona” geldiğimizde kendimizden memnun olmadığımız hayal kırıklığı dönemini sineye çekeriz. Evet yaşlanmışız, şişmanlamışız, yeterince zengin, yeterince mutlu olamamışız, sevmediğimiz meslekte çalışmış, sevmediğimiz şehirde yaşamış, bir şeyler istediğimiz gibi olamamış ve hayat bitmiş gitmiştir işte…

Kaşkolün düzgünlüğü, uzunluğu, görünüşü anneanneye “yeterli” göründüğünde “bitmesine” karar verir. Süründüğü kısmı toplar kaldırır, güzel bir paket yapar. Naftalinleyip sandıklara kaldırmaz, sevdiklerinin boyunlarını sevgiyle kuşatması, ısıtması için  hediye eder.

Biz de örüp sonlandırdığımız hayatımızı, naftalin kokan sandıklara saklamayıp, bir ömrü paylaştığımız   insanın boynuna sevgiyle sarılarak bir birimizi ısıtmaya,  sarıp sarmalamaya, onunla beraber kendimizi de mutu etmeye hediye edebilirsek, epriyip eskiyen, tamir görülecek kısımları birbirimizi destekleyerek yapabilirsek, sanırım hayatımızın “kabullenme” dönemini daha kolay ve yaşanılır bir hale getiririz.

Haydi anneanneler, babaanneler.  Sevdiklerimize birer kaşkol örüp hediye edelim. Rengini, modelini, uzunluğunu sevdiklerimiz seçsin… Şu soğuk havalarda sımsıcak ısıtırken bizim sevgimizi kokumuzu boyunlarında kollarımızın şefkatini hissetsin.

Dedeler mi? Onlar da ceplerinde çikolata bulundursunlar. Her çocuğa, her karşılaşmada bir tane vermek üzere… İnanın büyüdüklerinde her çikolata yemeleri onlara sizi anımsatacaktır. Rahmetle, saygıyla, özlemle ve gözlerine dolan bir damla sevgi gözyaşıyla damaklarında o çocukluk lezzetiyle…

Her zaman her şey istediğimiz gibi gitmeyebilir… Ne yapalım? Güzel izler ve anılar bırakalım… Güzel insan olmak, her yaşta, her dönemde mümkündür. Önemli olan da genç ve güzel kalmak değil, güzel insan olarak yaşamaktır. Kaşkollerimiz sevdiklerimizi sardıkça, verdiğimiz çikolatalar damaklarda bizi anımsattıkça ne mutlu bize…

YAZARIN SON YAZILARI
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ