Aksaray Haber - Aksaray Haberleri -
$ DOLAR → Alış: 5,61 / Satış: 5,63
€ EURO → Alış: 6,43 / Satış: 6,45

Batum İzlenimleri -1-

Mustafa Fırat GÜL
Mustafa Fırat GÜL - mustafafiratgul@hotmail.com
  • 18.07.2017
  • 923 kez okundu

(Bazılarının merakını baştan gidermek için söyleyeyim: Ben gezilerime cebimden ve senelik iznimden gidiyorum. Herhangi bir sponsorum da yok buna ihtiyacım da! Vakit ve nakit bulduğum sürece gezmek birinci önceliklerim arasındadır)

Gürcistan Sınır Kapısı

Batum bilindiği gibi son dönemlerde hep eğlence hayatıyla bilinir oldu. Ama bu şehrin de bir geçmişi var. Kumarhanelerinden başka yönleri de var. Yakın döneme kadar Osmanlı’nın bir parçası olan bu şehri epeydir merak ediyordum. İşin açıkçası dünyanın her yerini görmek istiyorum ama gezmek-görmek imkan meselesidir. Yakın ve vize istenmiyor olmasından dolayı Batum’u görmek istiyordum. Geçtiğimiz Nisan ayında çok uzun zamandır görüşmediğim Samsunlu asker arkadaşım Ahmet Duman Aksaray’a uğrayacağını ve müsait olunursa görüşebileceğimizi söyledi. Ahmet, Batum’da bir fabrikanın imalat müdürü. Batum’a beni davet etti. 6 Temmuz akşamı otobüs yolculuğu başladı. Ve yaklaşık 11 gibi Hopa’ya geldik. Yurtdışına çıkış harç pulu 15 TL olmuş. Yaklaşık bir saat sıra bekledikten sonra vizesiz hatta pasaportsuz girilebilen Gürcistan Kapısı’na geldim.

Arkadaşım kapıda bekliyordu. Hemen Batum’a hareket ettik. (Daha işin başında zarar etmek istemiyorsanız kapıda paranızı Lari’ye ya da dolara çevirmeyin. Merkezde istemediğiniz kadar döviz bürosu var) İlk iş kahvaltı yapmaktı tahmin edileceği gibi. (Gerçi öğle yemeği vaktiydi ve karnım da pek aç değildi ama arkadaşımın kahvaltı teklifi yemekten daha sağlıklı geldi) Türk Mahallesi diye bilinen ve limana-merkeze oldukça yakın muhitte birçok Türk işyeri var. Sadece Türkler değil aslında birçok farklı ülkeden Müslümanları da görebilirsiniz. Arhavi Restaurant’ta kahvaltımızı yaparken ezan okundu. İşin açıkçası hem şaşırdım hem de mutlu oldum. Batum’a gitmeden önce biraz araştırma yapmıştım ve zamanında üç cami olmasına rağmen ikisinin yıkıldığını ve Orta Cami diye bilinen mabedin ayakta kaldığını öğrenmiştim. Ama ezanın bu kadar kuvvetlice okunabildiğini, heybetlice duran minarenin yurtdışındaki insanlara nasıl mutluluk verdiğini gördüm. Yağmur şiddetini artırmıştı ama cami çok yakınımızdaydı. Cuma namazını burada eda ettikten sonra Arhavi Restaurant’ta bir çay daha içtik ve yağmurlu havaya aldırmadan yürümeye başladık. Birkaç dakika geçmeden yağmur dindi. Ben şahsen “bu kadar uzak yoldan gelen ve vakti az olan, Batum’u merak eden birisine bir jest” gibi algıladım. Biz de bu güzel havada Bulvar dedikleri sahil yolunda yürüdük. Kilometrelerce devam eden bu yol ve parklar harikulade. Birbirinden güzel mekanlar, çeşit çeşit bitkiler ve ağaçlar… Az ilerideki sahilden gelen iyot kokusu… Spor yamak isteyenlere, kafasını dinlemek isteyenlere, aşkını ilan etmek isteyenlere, karnını doyurmak isteyenlere yani herkese hitap eden bu güzel cadde Batum’u Batum yapan yerlerin başında geliyor kanaatimce. Unutmadan şunu söylemek gerekiyor. Burada iki şey dikkati çekiyor. Kum yerine taş olan sahilinin birçok yerinin düzensizliği ve cadde üzerinde az olsa görülen dilenciler. Ama aklınıza lütfen sıradan dilenciler gelmesin. Çünkü gördüklerim gözüne kestirdiği kişilerin bacaklarına yapışı-yorlar. Bazıları bir şey demek yerine ya gülerek kendisini bırakmasını istiyor kimisi de artık çaresizlikten ya para veriyor ya da tokat meşk ediyor! Dilencilere bir çözüm bulunursa gayet isabetli olur. Buradan da meşhur Piazza Meydanı’na geçtik.

Avrupa şehirlerini anımsattığını söyleyebileceğimiz Piazza Meydanı’nda otel, restaurant, pub, kafeler var.

Piazza Meydanı

YAZARIN SON YAZILARI
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ