Aksaray Haber - Aksaray Haberleri -
$ DOLAR → Alış: 5,68 / Satış: 5,71
€ EURO → Alış: 6,28 / Satış: 6,31

Bayram Ali Naci Gürün

Mustafa Fırat GÜL
Mustafa Fırat GÜL - mustafafiratgul@hotmail.com
  • 04.05.2017
  • 1.828 kez okundu

Tanıyan herkesin B. Ali Gürün hakkında ittifak ettiği noktaların başında sert mizaçlı olduğu gelmektedir. Özellikle belediye reisliği döneminde oldukça otoriter birisidir. Sözü kanun gibi etki bırakan merhum hakkındaki araştırmalarımın bir kısmını paylaşmak istedim.

1903 yılında Aksaray’da doğmuştur. Babası o dönemin medrese hocası Niyazi Efendidir. İlk ve orta öğrenimini Aksaray’da medrese eğitimi alarak tamamlamıştır. Gençlik ve yetişkinlik dönemlerinde dava vekilliği ve siyasetle uğraşmıştır. Aksaray’da mahkeme başkâtipliği ve noter muavinliğinde 8 seneden fazla hizmet ettikten sonra istifa ederek ayrılmıştır. Dört yıl Halk ve İktisat bankası müdürlüğü yapmış, sonra ise dava vekili olarak çalışmaya başlamıştır. Halk evleri ve Cumhuriyet Halk Partisi reisliği yapmış, 1943 yılında Aksaray Belediye reisi seçilerek iki devre bu vazifede bulunmuştur.

1950’de ayrılarak asıl mesleği olan dava vekilliğinde çalışmaya devam etmiş bu sırada Cumhuriyet Halk Partisinden 11. dönem Niğde mebusluğuna seçilmiştir. 1957’de Aksaray’ın vilayet olma vaadi ile Demokrat Partiye katılmış ancak 27 Mayıs 1960’da Türk Silahlı Kuvvetlerinin ülke yönetimine el koymasıyla tutuklanarak Yassıada’ya götürülmüştür. Yüksek Adalet Divanında çeşitli suçlamalardan yargılanması sonucunda 3 yıl hapis cezasına çarptırılmıştır. Bu cezanın bir kısmını Yassıada’da bir kısmını Kayseri yarı açık ceza ve tutuk evinde geçirdi. 1963 yılında tahliye oldu. Bundan sonraki yaşantısını Aksaray’da dava vekili olarak sürdürdü. Bu arada tarih ve İslam kültürüne olan düşkünlüğü nedeniyle bazı çalışmalarda bulundu, Aksaray tarihinin yazılması çalışmalarına bizzat bilgi ve belgeleriyle katıldı. 15 Nisan 1980’de vefat etti.

Torunu Ümit Gürün dedesi hakkında şunları kaydediyor:

“Dedem, merhum Bayram Ali Gürün bilindiği gibi tarihe çok meraklıydı. Şehrimizin tarihi açısından kıymeti âşikâr olan İbrahim Hakkı Konyalı’nın eserinin hazırlandığı süreçte de bizzat kendisiyle şehri karış karış gezmişti. Hatta bu ilmî gezide ben de dedemin yanında bulunmuştum. Naçizane bendeki Aksaray tarihi sevgisi de dedem sayesindedir. Dedem sadece tarihe meraklı birisi değildi; aynı zamanda araştırmacı kimliği de vardı. Şehrin tarihi ile alakalı belge ve kitaplara sahip çıkar, onları toplar ve yarınlara ulaşmaları için çaba sarf ederdi”.

1955 doğumlu diğer torunu Niyazi Atmaca Gürün de dedesi hakkında şunları söyler:

“Disiplini olmasını hiç unutamam. Prensipleri olan birisiydi. Torunlarına cumartesi günleri muhakkak haftalık verirdi. Evladının ve torunlarının yüksek tahsilli olmasını ister ve bu uğurda çok gayret sarfetmiştir. Hatta eğer biz kardeşler olarak yüksek tahsil yapabildiysek burada en büyük büyük babamındır. Çünkü o dönem ataerkil aile yapısı daha belirgindi ama bizim evimiz de bu düzen daha iyi hissedilirdi. Tabi burada yüksek tahsilin öneminden bahsettim ama unutmadan daha önemli bir mevzuyu hatırlamak ve hatırlatmak isterim. O dönemlerde kızların okuması neredeyse hayal gibidir. Ve büyükbabam kızkardeşinin tahsilini tamamlayabilmesi için İstanbul’a gitmesini hem teşvik etmiştir hem de bizzat kendisine refekat ederek madden ve manen yanında olmuştur. Ki, halam yani az evvel bahsettiğim kişi olan Ülker halam Aksaray’ın ilk kadın ziraat mühendisidir.

Hafta içi olsun uzun vadeli işleri olsun hepsini plan çerçevesinde yapardı. Zamanlamaya önem verirdi. Ve mükemmeliyetçi bir ruha sahip olduğundan muntazamlı çalışmayı ve yapılan işlerin de düzgün olmasın son derece dikkat ederdi. Okumayı çok severdi. Adalet, Son Havadis, Milliyet, Hürriyet ve Tercüman gazetelerini günlük olarak okudu. Elbette bu okuması sadece gazeteyle sınırlı kalmazdı. Tarih kitapları okumaya da zaman ayırırdı. Vefatından sonra şahsına ait olan kitapları daha çok insan yararlansın diye onun adına bazı eğitim kurumlarına verdik. Oralarda da dedemin adına bir köşe/kitaplık oluşturuldu.

Fakat şunu da ilave etmeyi unutmayım. Dedem işini duygusallıkla yapmazdı. Kurallara riayet eder ve herkesin de etmesini isteyen ciddi bir kişiliğe sahipti. Aksaraylılar’ın unutamadığı birkaç hatırayı biz de çok iyi biliriz. Mesela çarşı içerisinde önceden belirlenmiş bir mevzuda kurala uymayan öz dayısına bile ceza yazdırmaktan geri durmamış ve bunu yaparken de kurala öncelikle kendisinin ve yakınlarının uyması gerektiğini aksi halde halkın ciddiye almayacağı düşüncesiyle taviz vermemiştir”.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ