Büyük Taarruz

Mustafa Fırat GÜL

Mustafa Fırat GÜL

Tarihçi - Araştırmacı
  • 27 Ağustos 2019
  • 0 YORUM
  • 184 KEZ OKUNDU

Ağustos ayı zaferler ayı olmasına rağmen bir kesim maalesef Büyük Taarruz’u görmezden gelmeye devam ediyor. Bu yapılan zaferin kıymetini, önemini azaltır mı? Halel getirir mi? Elbette hiçbir şey olmaz ama tarihimize bu hastalıklı bakış beni gerçekten çok üzüyor.

30 Ekim 1918’de Mondros imzalandı ve 1919’da İtilaf Devletleri mezkûr antlaşma hükümlerine dayanarak türlü bahanelerle Anadolu’yu işgale başladı. Özellikle de ordunun elinde ne var ne yok almak istediler ve milletimizi izmihlale uğratmaktı gayeleri.

İtilaf donanması İstanbul’a, Fransızlar Adana’ya, İngilizler Urfa, Maraş, Samsun ve Merzifon’a, İtalyanlar, Antalya ve Anadolu’nun güneybatısına yerleşti. 15 Mayıs 1919’da İtilaf Devletleri’nin emriyle mi izniyle mi desem bilemiyorum ama Yunan ordusu İzmir’e çıktı. Aradan birkaç gün geçti ve Mustafa Kemal Paşa Samsun’a çıktı.

Milletimiz küllerinden doğmak için ülkenin farklı yerlerinde cemiyetler altında birleşti. Bunlardan birisi de Azm-i Millî Cemiyeti idi.  Sonrasında tüm cemiyetler Kuva-yı Milliye adı altında toplandılar.

Sonrasında herkesin bildiği gibi düşmanlar Türk’ü Anadolu’dan silmek için tüm gücüyle saldırdı. Ellerinden gelse Türk’ü tarihten silmekti niyetleri ama bu o kadar kolay değildi. Önce Sakarya’da yani 1921’deki o müthiş savaşta 22 gün boyunca Türk Milleti öyle bir direniş, öyle bir inanç gösterdi ki Türk’ü hafife alanları hadlerini bildiler.

Yaklaşık bir yıl sonra yani 1922’de Mustafa Kemal ve kumandanlarımız hazırlıklarını tamamladı ve Büyük Taarruz başladı. Başkomutan Mustafa Kemal Paşa, 26 Ağustos sabahı Genelkurmay Başkanı Fevzi Paşa, Batı Cephesi Komutanı İsmet Paşa ile muharebeyi yönetmek üzere, Afyonkarahisar sınırlarındaki Kocatepe’deydi.

Türk ordusu, 27 Ağustos sabahı yine bütün cephelerde yeniden taarruza geçti ve aynı gün Afyonkarahisar, 8. Tümen tarafından düşman işgalinden kurtarıldı. 28 ve 29 Ağustos’ta başarıyla sürdürülen taarruz, düşmanın 5. tümeninin etkisiz kılınmasıyla neticelendi. 29 Ağustos gecesi durum değerlendirmesi yapan komutanlar, hemen harekete geçilip taarruzun kısa sürede sonuçlandırılmasında hemfikir oldu ve planın 30 Ağustos’ta aksamadan uygulanması için gerekli önlemler alındı.

Mustafa Kemal Paşa, Büyük Zafer sonrası 1 Eylül’de Dumlupınar’da, Batı Cephesi’ndeki tüm subay ve erlere okunmak üzere yayımladığı bildiride, şu ifadelere yer verdi:

”Türkiye Büyük Millet Meclisi Orduları, Afyonkarahisar-Dumlupınar Büyük Meydan Muharebesi’nde, zalim ve mağrur bir ordunun temel varlığını inanılmayacak kadar az bir zamanda yok ettiniz. Büyük ve seçkin ulusumuzun fedakarlıklarına layık olduğunuzu kanıtladınız. Sahibimiz olan büyük Türk ulusu, geleceğine güvenmekte haklıdır. Savaş alanlarındaki başarı ve fedakarlıklarınızı yakından görüp izliyorum. Ulusumuzun size olan övgülerinin iletilmesine aracılık etme görevinin arkasını bırakmayacak, sürekli olarak yerine getireceğim. Ödüllendirme için Başkumandanlığa öneride bulunulmasını, Cephe Kumandanlığına buyurdum. Bütün arkadaşlarımın, Anadolu’da daha başka meydan muharebeleri de verileceğini göz önünde bulundurarak ilerlemesini ve herkesin akıl gücünü ve yurtseverliğinin kaynaklarını kullanarak, yarışmayı bütün gücüyle sürdürmesini talep ederim. Ordular, ilk hedefiniz Akdeniz’dir, ileri!” (yazının son iki paragrafı TRTHaber’in sitesinden iktibas edilmiştir)

Aşağıdaki fotoğraf Büyük Taarruz’un kahramanlarını göstermektedir. (İclal-Tunca Örses arşivinden)

Zi̇yaretçi̇ Yorumları

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

Bir Yorum Yaz