Aksaray Haber - Aksaray Haberleri -
$ DOLAR → Alış: 6,04 / Satış: 6,06
€ EURO → Alış: 6,73 / Satış: 6,76

Haylazlık

Mustafa Fırat GÜL
Mustafa Fırat GÜL - mustafafiratgul@hotmail.com
  • 03.04.2019
  • 49 kez okundu

İnsanoğlu rahatına düşkündür. Dünyanın neresinde olursa olsun istisna haricinde insanlar rahatı için pek çok şey yapar ya da yapmaz. Yapar çünkü yapmak zorunda olduğu işler vardır. Evinin daha iyi olması için, daha güzel şeyler giymek için, daha leziz yemekler yemek için yapar pek çok şeyi. Ama bir de yapmadığı işler vardır. Yapmaz çünkü birilerine güvenir. Birilerinin yaptığı işi sahiplenmek ister. Haylazlıkla günü, ayları, yılları hatta ömrü geçirmek ister.

Sadece insanlar da değil hayvanlar aleminde de haylazlar vardır. Belgeselleri seyredince daha iyi anlıyoruz ki bazı hayvanlar kısacık ömürlerinde çok önemli işler yaparlar. Ekosisteme katkıları olur en başta. Arılar ve kunduzlar aklıma ilk gelen örneğin.

İnsanlar ve hayvanlar hakkında genel bilgim var ama Anadolu insanı hakkında yılların gözlemine dayanan bilgilerim var. En başta eleştirdiğim insanlar arasında yaşadım ve yaşamaya devam ediyorum.

Üzüldüğüm, eleştirdiğim ve aynı zamanda düzeleceğini umduğum bu durumların objesi olan haylazların gittikçe daha da haylazlaştığı kesin!

Özellikle dikkatimi çeken devlet kurumlarında çalışanlar ile eğitimi yetersiz olmasına rağmen haylazlık yapanlardır. Bir şekilde okuyamamış ve işe girmek için çalmadık kapı bırakmamış çok insan var şahit olduğum. Bazıları işine dört elle sarılırken bazıları da işe girdikten kısa bir süre sonra Aksaray tabiriyle “cozutuyor”!.. (Gençler için kısa bir açıklama yapayım.  İşini savsaklayana da cozuttu dendiği gibi bir konuda çok ısrarcı olana da aynı ifadeler kullanılır.)

Hatır-gönülle ya da başka bir şekilde işe girmişlerin çoğu belli bir süre sonra günü hiç çalışmadan geçirmenin derdinde. Başka bir ifadeyle söylersek bu tiplerin çoğu kurnazlıkla mesai doldurmanın peşinde. “Sıcacık odalarda, sıcacık çayımı kahvemi içerken elime telefonu alayım ve öğleye kadar takılayım. Yemek sonrasında da gırgır-şamata; kimse dokunmasın bana” diyen çok insanımız var. Allah’tan kork diyeceğim de korksa zaten işini adam gibi yapar. Yani hangi birini yazayım. Çok üzgünüm ve çok kızgınım bu haylazlara. İkaz edince de “ben falanın akrabasıyım” demezler mi? Yahu sana kefil olan ya da referans olan, işe girmende yardımcı olan tanıdığın, akraban, eşin-dostun her neyse bir işin olsun da kendine ve topluma faydalı ol demiştir. İşini düzgün yap da kendine de bana da laf düşürme ister.

Bu ifadelerim birisini kast etmiyor. Genel olarak gördüğüm manzaranın tesiriyle yazıyorum. Hepimizin ifadesi ülkemizin ilerlemesi, huzuru, refahı değil mi? Bunun birinci şartı herkes işini yapacak. Ama adam gibi yapacak. Kaytarmadan, haylazlık etmeden yapacak.

Bir de öğrenme hususunda haylazlıklar var.

Teknolojiyle birlikte düşünmeyi, öğrenmeyi de ihmal ettiğimiz hatta yerine göre terk ettiğimiz su götürmez bir gerçek. Cepten ya da başka bir cihazdan netten hızlıca öğrendiğimize bilgi değil malumat demek doğru olur.  Elbette burada bilgi ya da malumat kelimelerinin ıstılahtaki başka bir ifadeyle pratikteki, günümüzdeki anlamını kast ediyorum. İnsanımız genel itibariyle artık öğrenmiyor. Sadece malumat sahibi oluveriyor. Sonrasında bir şey hatırlamıyor. Cihazı olmadığında, elektrikler kesildiğinde, internet gittiğinde kalıveriyor ortalıkta. Ama öğrenen böyle mi oluyor? Öğrenen kişi okuduğu sayfanın numarasını dahi hatırlıyor. Hatta kitabın sayfasında daha önceden konulmuş işareti bile gözünün önüne getirebiliyor. Haylazlık edip kitapları terk edersek netice daha da vahim olacağa benziyor.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ