Aksaray Haber - Aksaray Haberleri -
$ DOLAR → Alış: 4,72 / Satış: 4,74
€ EURO → Alış: 5,52 / Satış: 5,54

Hocalı Katliamı ve Ermeni meselesi anlatıldı

Hocalı Katliamı ve Ermeni meselesi anlatıldı
  • 01.03.2017
  • 811 kez okundu

ASÜ Öğrenci Konseyi ve Turkuaz Öğrenci Topluluğu işbirliği ile düzenlenen ve Hocalı Katliamı ile Ermeni meselesinin anlatıldığı bir konferans düzenlendi..

Aksaray Üniversitesi (ASÜ) Rektörü Prof. Dr. Yusuf Şahin, Türkiye’nin sancağının gölgesinin çok geniş bir alanı kapladığını, ancak kendi medeniyet coğrafyamızda olup biten gelişmelerin akademik olarak çok daha yoğun şekilde çalışılması gerektiğini söyledi.

– Öğrencilerimizin Bu Konuları Daha Çok Çalışması Lazım –

ve işbirliği ile düzenlenen ve ile Ermeni meselesinin anlatıldığı konferansın açılışında konuşan Rektör Şahin, son derece önemli ayrıntılara dikkat ekti. “Bize bir hikâye anlattılar ve bu hikâye birkaç günlük bir hikâye değil. Maalesef bize, öğretilmek istenen bir dünyanın sorunlarını en ince ayrıntısına kadar bilen, onlara çözümler üretmeye çalışan ve aktaran bir taşeronluk yaptırdılar” diyen ASÜ Rektörü, “Dünyadaki pek çok detayı öğrencilerimize anlatabiliyoruz. 1971 Paris Komünü’nü, Kazıcılar ve Düzleyiciler Hareketini, 1830, 1848 ayaklanmalarını uzun uzadıya anlatabiliyoruz. Mesela Paris’i, Londra’nın yönetim sistemini anlatabiliyoruz. Ama ilginçtir, ‘Bosna’da ne oldu?’ diye sorulsa anlatacak bir şeyler bulamıyoruz. Bize ‘Suriye’de ne oluyor, ne bitiyor?’ diye sorulduğunda pek bir şey anlatamıyoruz. Aynı şey Hocalı için de geçerli” dedi. Türkiye’de Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler alanlarında çalışanlar arasında, bu konuyu etraflıca bilenlerin sayısının bir elin parmaklarını geçmeyeceğini söyleyen Prof. Şahin, “Oysa bu ülkenin sancağının gölgesi çok daha geniş bir alanı kapsar. Bu sancak Bosna’yı, Makedonya’yı, Azerbaycan’ı, Suriye’yi, Irak’ı, Mısır’ı kapsar. Çok çalışmamız, öğrencilerimizin ise bizden daha çok çalışması lazım. Başta Hocalı olmak üzere, gözleri kapattığımız ve ‘Öyle bir dünya mı var?’ dediğimiz her şeyi çok çalışmanız gerekiyor” şeklinde konuştu.

– Bahsedilen Bölge Ermenilerin Anavatanı Olamaz –

Şahin’in konuşmasının ardından kürsüye gelen ASÜ Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Cihat Yıldırım, “Ermeni Sorunu mu yoksa sorun olan Ermeni mi?” diye sorarak, meselenin adının iyi konulması gerektiğini belirtti ve “Bizce bu, sorun olan Ermeni’dir” dedi. Ermenilerin Doğu Anadolu, Kafkasya ve Hazar’a kadar uzanan bölgede bir vatan, bir anavatan iddiasında bulunduklarını ama bunun mümkün olmadığını söyleyen Yıldırım, “Bir coğrafi bölgenin anavatan olması için üzerindeki toplumun uzun süredir orada yaşaması, siyasal bir devlet kurması ve bir medeniyet inşa etmesi gerekiyor. Tarihsel süreç içerisinde baktığımızda, Ermeniler, -bugünkü yaşadıkları bölge de dâhil- hak iddiasında oldukları yerlerde nüfus itibariyle çoğunlukta olmadılar, uzun soluklu siyasi teşekküller oluşturamadılar, kendilerine özgü bir kültür ve medeniyet inşa edemediler. Yani anavatan iddiası, bilimsel açıdan doğru bir iddia değildir” dedi. Ermeni lafzının, Fars dilinde “yukarı ülke” anlamında kullanılan bir kavram olduğuna da dikkat çeken Yıldırım, “Ermeni”nin ırk değil, coğrafi bir kavram olduğuna değindi.

– Baskı Altındaki Ermeniler Türk İdaresindeyken Özgürce Yaşadı –

Ermenilerin Sasani, Pers, Makedon, Bizans ve Arapların hâkimiyetinde yaşadıklarını, 1071’de Türklerle tanıştıklarını ve özellikle Bizans döneminde dini ve kültürel açıdan büyük bir baskı altında olan Ermenilerin, Türk idaresinde özgürlük içerisinde yaşamaya başladıklarını belirten Cihat Yıldırım, “Eski kayıtlarda bu özgürlüklere dair bilgiler vardır. Hatta Osmanlı’da ‘Milleti Sadık’ olarak anıldılar, devlet kademelerinde yer alabildiler. Osmanlı’nın zayıfladığı dönemde azınlıklar ciddi şekilde ayrılıkçı hareketlere giriştiler. Bu azınlık hareketleri içinde

belki de en son Ermeniler vardır. Devlet kademelerinde olmaları da, azınlık hareketine en son dâhil olmalarının bir göstergesidir” dedi. 1880’lerden itibaren Ermenilerin çeşitli örgütler kurarak terör eylemleri ve isyan planladıklarını ve Birinci Dünya Savaşı’na kadar onlarca eylem yaptıklarını anlatan Yıldırım, “Her bir eylem devletin silahlı tedbirleriyle bastırıldı. Elbette hiçbir devlet, kendi egemenliğini tehdit eden bir unsuru elinde çiçekle karşılamaz. O süreçte isyancılar on binlerce Müslüman’ı katletmişlerdir. Birinci Dünya Savaşı’nda ise Ermeniler, Doğu Anadolu’da Ruslarla işbirliği yapmıştır” dedi. Bu işbirliği nedeniyle Osmanlı’nın, kendi topraklarındaki Ermenileri Rus Cephesi’nden alarak, yine kendi toprağı olan Suriye bölgesine sevk ettiğini dile getiren Yıldırım, “Bu durum bir soykırım olarak değerlendirilemez. Ermeniler 1,5 milyon Ermeni’nin katledildiği iddiasındalar. Gerek Osmanlı kayıtları, gerek İstanbul’daki yabancı ülke temsilciliklerinin kayıtları, gerekse de Ermeni kayıtlarına bakıldığında, zaten toplam Ermeni nüfusunun 1,5 milyon olduğu görülüyor. Bunların hepsinin katledildiğini söylemek doğru da değil, mümkün de değil” şeklinde konuştu.

– ASALA Aniden Ortadan Kayboldu Karşımıza PKK Çıktı –

Ermenilerin bugün bulundukları devleti kendilerinin kurmadığını, Çarlık Rusya’sının yıkılmasının ardından oluşan kaos ortamında bu devleti elde ettiklerini vurgulayan Cihat Yıldırım, şöyle devam etti: “Ermeniler ‘Büyük Ermenistan’ hayalindeler. Bu, sırtını Hazar Denizine dayamış, bir kolu Karadeniz’e, diğer kolu İskenderun Körfezi’ne uzanan, Doğu Karadeniz’i, Doğu Anadolu’yu ve Güneydoğu’yu içine alan bir devlet.1965’lerden sonra Ermeniler teröre yöneldiler. ASALA bu noktada en bilinen örgütlerden birisi. ASALA, 1973’ten itibaren Türkiye’nin Avrupa temsilciliklerine yönelik bir takım terör eylemlerinde bulundu ve bu durum 1980’e kadar sürdü. 1980’den sonra ASALA bir anda kayboldu ve onun kaybolmasının ardından karşımıza PKK çıktı. ASALA yaptığı eylemlerle Avrupa’da da sahiplenilmemişti ve kendini tasfiye etti. PKK’nın eylemlerine Ermenilerin destek verdiği de çeşitli kayıtlarda vardır. Peki, PKK’nın hedefiyle Ermenilerin hedefleri örtüşüyor mu? 100 yıl önce bu plan kuruldu; Büyük Ermenistan için bağımsız bir Kürt devletinin olması, Musul’un da İngilizlerin elinde bulunması gerekiyor…”

Etkinliğin son bölümünde ASÜ’de Yüksek Lisans yapan Azerbaycanlı Gazeteci Ülviyye Filiyeva Erkeçi, Hocalı’da yaşananları anlattı. Turkuaz Öğrenci Topluluğu Başkanı Revan Mustafayev ve ASÜ Öğrenci Konseyi Başkanı Kadir Yahşi de birer konuşma yaparak Hocalı Katliamında şehit olanları andılar..

Etiketler: / / /

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ