Aksaray Haber - Aksaray Haberleri -
$ DOLAR → Alış: 4,03 / Satış: 4,05
€ EURO → Alış: 4,96 / Satış: 4,98

‘Kim Korkar Hain Darbeden’ konferansı

‘Kim Korkar Hain Darbeden’ konferansı
  • 10.11.2016
  • 1.011 kez okundu

Aksaray Üniversitesi (ASÜ) Konferans Salonu’nda, ASÜ ve İlim Yayma Cemiyeti (İYC) işbirliği ile “Kim Korkar Hain Darbeden?” başlıklı bir konferans düzenlendi..

Gazeteci Yazar , Türkiye’nin 2008 yılından bu yana kendi tarihi ve doğal hinterlandında oyun kurma isteğini yüksek sesle dillendirdiğini ve bunun da birilerini rahatsız etmesinden dolayı, ve benzeri bir takım operasyonların gerçekleştirilmeye çalışıldığını söyledi.

– Ateş Açılınca Halkın Kaçması Gerekirdi, Öyle Olmadı –

Aksaray Üniversitesi (ASÜ) Konferans Salonu’nda, ASÜ ve İlim Yayma Cemiyeti (İYC) işbirliği ile “?” başlıklı bir konferans düzenlendi. Konferansın açılış konuşmasını İYC Şube Başkanı Ali Boysak ve ASÜ Rektörü Prof. Dr. Yusuf Şahin yaptı.

Daha sonra kürsüye gelen Gazeteci Yazar İsmail Kılıçarslan, 15 Temmuz’da yaşananları anlattı ve son yıllarda ülkede meydana gelen bir takım operasyonların nedenlerini irdeledi. “Her haindir ama sonuncusu biraz daha hain oldu” diyen Kılıçarslan, darbeyi ilk andan itibaren yaşadığını belirterek, “Asker üniforması giymiş teröristler, köprü üzerinde, darbenin gerçekleşmeye başladığı ilk anda ateş açsalardı, belki de az sayıdaki insan kaçacaktı. Ama neredeyse 10 dakika gibi bir süre içinde, arkamda 2 binden fazla insan olduğunu gördüm ve bu sayı sonra daha da arttı. Bu olağanüstü bir tablodur. İlerleyen dakikalarda, üzerinde hiçbir silahı olmayan insanlara karşı bu teröristler ateş açmaya başladı. Normal şartlarda, ateş açılınca, silahsız olan halkın kaçması gerekirdi ama her ateş açıldığında insanlar köprüye daha çok yaklaştı” dedi.

– İnsan Ekmeğini Yediği Ülkesine Bunu Neden Yapar? –

“Bir grup insan ekmeğini yediği, suyunu içtiği, yollarında yürüdüğü bir toprak parçasına, yani ülkesine bunu neden yapar?” diye soran İsmail Kılıçarslan, şöyle devam etti:

“Tüm dünyada küresel bir güç denklemi var. Bu biraz ‘Cenga’ isimli, üst üste duran tahtaların arasından parça çekilerek oynanan oyuna benziyor. Neyi çektiğinizde dengenin ortadan kalkmayacağını iyi hesap etmeniz lazım. Dünyada hemen hemen her ülkenin o Cenga’da kendine mahsus yerleri vardır. Bazen birini çekersiniz, yerine başka birini eklersiniz ve dengeyi sağlamaya çalışırsınız. Türkiye 2008’den itibaren ‘Cenga denilen oyunu ben de biliyorum, ben de oynayacağım’ demeyi tercih etmiştir. Kendisine 20’nci yüzyılın başlarında çizilmiş haritalara yüksek sesle itiraz etmeye başlamıştır. ‘Suriye, Irak, Gürcistan, Bosna-Hersek, Libya, Mısır, Tunus, Fas, Lübnan, Ürdün… Buralar benim tarihi ve doğal hinterlandım, buralarla ilişkilerimi sizin bana izin verdiğiniz oranda değil, kendi istediğim oranda değiştirmek istiyorum’ dedi. Bu, Türkiye açısından, 90 yıldır biriktirdiği bir ülke siyasetini zorlamak anlamına geliyordu ve durum birilerini rahatsız etti.”

– AK Parti İnisiyatif Alınca Bir Takım Hikâyeler Gelişti –

O zaman Başbakan olan Recep Tayyip Erdoğan’ın İsrail Başbakanına “One Minute” çıkışının da bu rahatsızlığı arttırdığını dile getiren İsmail Kılıçarslan, tüm bunların ardından e-muhtıra, AK Parti’yi kapatma davası, Cumhurbaşkanlığı seçimin krize dönüştürülmesi gibi olayların meydana getirildiğini söyledi.

“AK Parti inisiyatif almaya başlayınca memleketin başına epeyce bir hikaye gelmeye başladı” diyen Kılıçarslan, şöyle devam etti:

“2013 yaz dönemindeki Gezi Parkı olayları da bu hikayelerden birisidir. O dönemde, Türkiye dışında üç ülkede daha sokaklar çok karışıktı. Bunlardan birisi olan Brezilya’da, devlet başkanı bir meclis darbesiyle görevinden alınmış durumda. Diğeri Mısır’da, askeri darbe ile Mursi görevinden indirildi. Bir diğer ülke olan Tayland’da ise kral değişikliği, başkan değişikliği adı altında bir değişim gerçekleştirildi. O süreçten operasyon yemeden çıkmayı başaran tek ülke Türkiye oldu. Daha sonra 17-25 Aralık, Kobani, üç büyük bombalama, 15 Temmuz darbe kalkışması… Olup bitenleri bu denklem içinde değerlendirdiğimizde, olayların neden çıktığını daha iyi anlayabiliriz.”

Konferansın ardından Rektör Şahin ve İYC Başkanı Ali Boysak, Gazeteci Yazar İsmail Kılıçarslan’a hediye takdim etti. Konferansı, öğrenci ve akademisyenlerin yanı sıra şehir protokolünden isimler, sivil toplum kuruluşu ve sendika temsilcileri de takip etti..

Etiketler: / / / /

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ