Aksaray Haber - Aksaray Haberleri -
$ DOLAR → Alış: 3,45 / Satış: 3,46
€ EURO → Alış: 3,66 / Satış: 3,68

Kut’ül-Amare Zaferi’nin 100. Yıl Dönümü -1-

Mustafa Fırat GÜL
Mustafa Fırat GÜL - mustafafiratgul@hotmail.com
  • 03.02.2016
  • 1.368 kez okundu

Tarihten muhabbet etmeyi sevenlerin bildikleri zafer İstanbul’un Fethi ve Çanakkale; mağlubiyet Sarıkamış ile sınırlı kaldığı sürece tarih bilgisinden de söz edilemez bilincinden de!… Üzücü ama bu bir hakikattir. Tarih ibret için okunmalıdır. Mukayese ve muhakeme için tarih okumak dünyayı okumaktır. Geçmişle bugün arasında bağ kurabilmektir. Bunun için de tek yönlü okumayı bırakmak gerek. En başta tarihi hikâyeleştirmekten vazgeçmeliyiz. Hikâyede ne olur hepimiz biliriz. İyiler ve kötüler. Hep iyiler kazanır. İyiler de hep aynıdır. Olur mu böyle? Elbette olmaz!

kut-zaferi-image001

Gün gelir iyiler kötü, kötüler de iyi olabilir! İyinin yaptıkları her zaman doğru da olmayabilir. Ama “tarihi seviyorum o yüzden de benim iyim asla kötü olamaz, olsa da benim kötüm de iyidir” denilirse maalesef bu at gözlüğü ile bakmaktır. Herhangi bir antlaşmanın maddelerini unutabilirsiniz bu normaldir. Ama o antlaşma ile ne değişti ise onu bilmek ve değişimin günümüze etkisini idrak edebilmek yerine hâlâ ayrıntıda boğulmak ise anormaldir. Onun için galibiyet de mağlubiyet de bizim içindir. Hep iyi günü hatırlamaya devam etmekle bir yere varamayız. Hakikatleri görmeli ve bu minvalde hareket etmeliyiz.

Diyelim ki acıları konuşmak istemiyorsunuz. Zaferleri hatırlayalım istiyorsunuz. Burada da bir problem var!.. Neden mi? Şöyle ki 1. Dünya Harbi’nde bizim kazandığımız tek zafer Çanakkale değildir. Kut’ül-Amare de çok önemli bir zaferdir. Ama bir iki seneye kadar kimsenin bilmediği bu zafer şimdilerde de sadece tarihseverlerin ilgisini çekiyor. En azından dergiler konuyla alakalı yazılar, görseller yayınlamaya başladı.

***

Daha Osmanlı savaşa girmeden iki hafta öncesinde İngiltere Hint denizinin güvenliğini sağlamak ve Mezopotamya’ya hâkim olmak için Irak seferine çıktı. Maksat elbette hizmet etmek değildi. Mesele tamamen duygusal(!) idi!..

Üçte ikisini Hintlilerin oluşturduğu İngiliz tümeni aslında Basra Körfezi’nde yer alan Abadan’daki petrolü kontrol altına almak istiyordu.

Osmanlı zaten birden fazla cephede savaşırken bazı hatalar yapmak zorunda kalıyordu. Bunlardan birisi de Irak’taki kuvvetlerini farklı yerlere göndererek sadece 6 taburlu bir tümen bırakmıştı. İngiliz birlikleri de bu fırsatı kaçırmadı elbette. Abadan’ın tam karşısında Osmanlı yönetiminde bulunan Fav’a asker çıkardı. Başarılı oldu ve bir hafta sonrasında da Basra’ya giriyordu. Hemen sonrasında Kurna’yı da aldılar.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ