Aksaray Haber - Aksaray Haberleri -
$ DOLAR → Alış: 4,02 / Satış: 4,04
€ EURO → Alış: 4,98 / Satış: 5,00

Nükleer enerji bir tercih değil zorunluluktur

Nükleer enerji bir tercih değil zorunluluktur
  • 02.04.2018
  • 311 kez okundu

Aksaray Üniversitesi (ASÜ) Rektörü Prof. Dr. Yusuf Şahin, Akkuyu Nükleer Santrali inşaatının 4 Nisan 2018 tarihinde başlayacağını ve bu tarihin Türkiye için önemli bir dönüm noktası olacağını söyledi.

– Artık Yeni Bir Hikâye Oluşturmak İstiyoruz –

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Nükleer Enerji Proje Uygulama Dairesi Başkanı İbrahim Halil Dere’nin “Türkiye’nin Nükleer Enerji Programı ve Yol Haritası” konulu konferansının açılışında konuşan Rektör Şahin, Türkiye’nin bazı meselelerin çok erken zamanda fark edildiği ülkelerden birisi olduğunu belirtti. Nükleer enerji konusunda da durumun böyle olduğunu dile getiren Şahin, “1960’lı yıllarda nükleer enerjiyle alakalı ileride bir şeyler yapılabilir diye düşünülerek, dünyanın değişik ülkelerine akademisyenler gönderilmiş. Yine Hacettepe Üniversitesi’nde bu alanda insan yetiştirmek için bölüm kurulmuş. 1999’da bir çalışma ihale aşamasına gelmiş… Bunlar gibi bir dizi gelişmeler yaşanmasına rağmen istenilen noktaya gelinemedi. Ama artık yeni bir hikâye oluşturmak istiyoruz. 4 Nisan 2018 ülkemiz açısından bir dönüm noktası olacaktır. Türkiye, bundan sonraki süreçlerde nükleer enerji ile alakalı farklı şeyleri konuşmaya başlayacaktır” dedi.

– Dünyada Elektriğin Yüzde 11’i Nükleerden Karşılanıyor –

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Nükleer Enerji Proje Uygulama Dairesi Başkanı İbrahim Halil Dere, nükleer enerjinin her açıdan itiraza maruz kalan bir enerji üretim teknolojisi olduğunu söyledi. Çok fazla şehir efsanesinin konuşulduğunu kaydeden Dere, “Dünyanın nükleerden vazgeçtiği, demode bir enerji üretim yöntemi olduğu, nükleer enerjinin radyasyon, radyasyonun da kanser anlamına geldiği, tarım ve turizmi mahvedeceği… Yani her açıdan itiraza maruz kalan bir elektrik enerjisi üretim teknolojisinden bahsediyoruz. Dünyada şu anda 31 ülkede 450 reaktör işletme halinde. Toplamda 15 milyon saatlik bir işletme tecrübesi var. Dünyanın genelinde elektriğin yüzde 11’i nükleerden karşılanıyor. En çok nükleere sahip 6 ülkenin tamamında yeni yatırımlar var. En çok ABD’de var ama kullanım oranı bakımından Fransa, elektrik enerjisinin yüzde 72’sini nükleerden karşılıyor. Bazı ülkelerin -Almanya gibi- nükleerden vazgeçtiğine dair bilgileri duyarsınız. Almanya yeşil hareketin oldukça güçlü olduğu bir ülke ve sadece ekonomik ömrünü dolduran santralleri kapatıyor” dedi.

– Santraller Tarımı ve Turizmi Olumsuz Etkilemez –

“Nükleer varsa turizm yoktur” şeklindeki iddianın gerçeği yansıtmadığını ifade eden Dere, dünyanın en çok turist çeken şehri olan Paris’e 60, Londra’ya 75, Newyork’a 60 kilometre mesafelerde nükleer santrallerin çalıştığını söyledi. Dünyada en çok tarımsal üretim yapan ülkelerin tamamında da santrallerin olduğunu kaydeden İbrahim Halil Dere, “Yani bu santrallerin tarıma olumsuz bir etkisi yoktur. Peki, radyasyon açısından bakılırsa nükleer santrallerin oluşturduğu risk nedir? Bir nükleer santralin hemen bitişiğinde bir eviniz olsa ve burada yılın 365 günü aralıksız olarak ikamet ediyor olsanız, bir kez tomografi çektirdiğinizde aldığınız kadar radyasyona maruz kalmazsınız. Bir tomografi çektirdiğinizde nükleer santrale kıyasla bin 100 kat daha fazla radyasyon almış olursunuz” dedi.

– Tesislerin Yapılacağı Yerler Gelişigüzel Seçilmiyor –

Türkiye’nin enerjide dışa bağımlı bir ülke olduğunu ve enerji kaynaklarının büyük kısmını ithal ettiğini kaydeden Dere, şöyle devam etti: “Eğer böyle olmasaydı ülkemiz cari fazla veren bir ülke olurdu. Bu nedenle nükleer santraller enerjide dışa bağımlı ülkeler için bir tercih değil zorunluluktur. Nükleer tesisler yapılırken yerler gelişigüzel seçilmez. Yaklaşık 20 parametre aynı anda çalıştırılarak yer belirleniyor. Bunların büyük kısmı güvenlik kriterleridir. Yakın zamanda ülkemizde inşaat çalışmaları başlayacak olan santralimizde iki adet koruma kabı olacak. Deposu tam dolu bir yolcu uçağı, maksimum hızda çarpsa dahi bu koruma kabına zarar veremiyor. Bir kor erimesi durumunda bunu hızlı şekilde hapseden kor tutucular ve dünyanın en güvenilir diğer koruma teknolojileri de bu proje içerisinde var” dedi.

Türkiye’deki çalışmaların detaylarının anlatılmasının, soruların cevaplanmasının ve Rektör Şahin’in hediye takdiminin ardından etkinlik sona erdi..

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ