Aksaray Haber - Aksaray Haberleri -
$ DOLAR → Alış: 4,70 / Satış: 4,72
€ EURO → Alış: 5,48 / Satış: 5,50

Öğretmenler Küreselleşme Semineri için Aksaray’a geldi

Öğretmenler Küreselleşme Semineri için Aksaray’a geldi
  • 01.03.2017
  • 841 kez okundu

Aksaray Üniversitesi (ASÜ) Rektörü Prof. Dr. Yusuf Şahin, küreselleşme sürecinin bireyler ve toplumların hayatını değiştirdiğini söyledi.

Aksaray Üniversitesi (ASÜ) Rektörü Prof. Dr. Yusuf Şahin, küreselleşme sürecinin bireyler ve toplumların hayatını değiştirdiğini söyledi.

– Zaman ve Mekân Kavramları Önemsizleşiyor –

Milli Eğitim Bakanlığı Öğretmen Yetiştirme ve Geliştirme Genel Müdürlüğünün düzenlediği “Küreselleşme Farkındalık Semineri”nin açılışında konuşan Rektör Şahin, küreselleşme sürecinin zaman ve mekân kavramını sıkıştırdığını, bir benzeşme meydana getirdiğini, yöreselleşmeyi yoğunlaştırdığını ve davranışları etkilediğini kaydetti. Bu dört kavramı güncel örneklerle anlatan ASÜ Rektörü, mektupla iletişimin yaygın olduğu dönemde mekân ve zaman kavramının önem arz ettiğini, mektup gönderen kişinin bunlarla ilgilendiğini belirtti. Şimdi ise e-mail denilen sistem sayesinde bu kavramların önemini yitirdiğini dile getiren Prof. Şahin, “Artık kişi nerede olursa olsun, saniyeler içerisinde bir elektronik mektubu muhatabına iletebiliyor. Bu durumu para transferleriyle de örneklendirebiliriz. Küreselleşme, zaman ve mekân kavramını sıkıştırdığı için kişilere bunlar önemsizmiş gibi hissettiriyor ama hiçbir zaman bu iki unsur ortadan kalkmayacak” dedi. Olimpiyatlar ve Dünya Kupası gibi bir takım etkinliklerin dünya nüfusunun neredeyse yarısı tarafından takip edildiğini, küreselleşmenin gece-gündüz, saat dilimi, mekân gibi farklılıklara rağmen kişilere “Buradayız, aynı andayız” duygusu yaşattığını söyleyen Şahin, “Siyasi, iktisadi, toplumsal ve eğitim anlamında, küreselleşmenin çeşitli yansımaları var” dedi.

– Aynı Şeyleri Yiyor, Aynı Filmleri İzliyoruz –

Dünyanın herhangi bir yerindeki herhangi bir sorunun, herkesin ilgilendiği bir sorun haline gelebildiğini dile getiren Rektör Şahin, “Bir sanatçının CD’si, bir firmanın oyunu çıkıyor ve herkes bunu aynı anda edinebiliyor. Küreselleşme, aynı zamanda insanları birbirine benzetiyor. Ayaküstü, hızlı şekilde yenilen yiyecekler dünyada yaygınlaşıyor. Bu, kültürlerarası bir benzeşmeye neden oluyor. Simit, bizim kültürümüze ait bir yiyecek. Ama artık onun satıldığı mekânlar, tıpkı ayaküstü yiyeceklerin satıldığı mekânlara benzer yerlerde satılıyor. Oysa bizim yemek kültürümüz ayaküstü değil. Küresel ayaküstü yiyecek firmaları, mekân tasarımında, mümkün olan en hızlı şekilde bir kişinin içeriye girip çıkmasına yönelik bir düzeni izliyor. Cep telefonlarının işletim sistemi dünyanın her yanında aynı. Aynı şeyleri yiyoruz, aynı filmleri izliyoruz, aynı şarkıları dinliyoruz… Alışverişler de birbirine benzeşmeye başladı. Alışveriş Merkezleri dünyanın her yerinde aynı mantıkla kurgulanıyor. Mutlaka sizi bir üst kata çıkartmak için dolaştırır, içerdeki ısıyı ayarlar, büyük bir kapıdan sizi içeri alır, bir takım kampanyalarla ihtiyacınızın olmadığı şeyleri aldırır… Bu mantık orada da, burada da geçerlidir. Küreselleşme bu açıdan bir benzeşmeyi de beraberinde getiriyor” dedi.

– Küreselleşmenin Gerilim Hattı Yöreselleşme –

Bir yandan insanlar birbirine benzerken, diğer yandan kişilerin kendisine ve yöresine has unsurları aktarma ihtiyacı hissettiğini, bunun da küreselleşmenin gerilim hatlarından birisini oluşturduğunu söyleyen Prof. Yusuf Şahin, “Daha önce uluslararası temaslar devletler üzerinden yapılırken, şimdi şehirler üzerinden yapılıyor. Şehirler, günümüzde kendilerini tanıtıyor, özelliklerini ön plana çıkartan etkinlikler yapıyor, bu sayede dikkat çekmeye çalışıyor. Yöresel olan unsurlar uluslararası alana taşınıyor. Dünyada ilgi gören bir takım organizasyonlara ev sahipliği yapmak için şehirler birbirleriyle yarışıyor, yatırımlar yapıyor. Oysa daha önce bu gibi konular devletlerin meselesiydi” dedi. Şahin, bir yandan yöreselleşme

yaşanırken, diğer yandan yöresel olanın uluslararası alana taşınmasının da hayli ilginç bir detay olduğunun da altını çizdi.

– Süreç Eğitim Açısından da Önem Arz Ediyor –

Yaşanan tüm bu süreçlerin davranışları ve beklentileri etkilediğinden de söz eden ASÜ Rektörü, meselenin öğretmenleri ilgilendiren kısımlarına dair örnekler verdi. Bu etkileşimin eğitim hayatını değiştirdiğine dikkat çeken Şahin, “Çocukları etkileyen faktörler değişti ve bu durum öğretmenlerin tarzlarını da değiştiriyor. Bizim çocukluğumuzdaki yaramazlık skalası çok düşüktü. Şu anda çocukların yapabilecekleri ise çok geniş. Artık internetin olmadığı bir dünya mümkün değil ve çocuklar hayatı çok erken yaşta tecrübe edebiliyorlar. Çocuklar iyi yahut kötü pek çok şeyi internetle tecrübe edebiliyor. Bu bakımdan öğretmenlerimiz daha yoğun etkilenmiş bir kitleyi eğitmeye çalışıyor” dedi. Yakın gelecekte örgün öğretimin sorgulanmaya başlanacağını, dünyada “uzaktan eğitim” uygulamalarının giderek yaygınlaştığını söyleyen Şahin, “Artık kişiler farklı yerlerdeyken, kendi ortamlarından, eş zamanlı olarak eğitim alabiliyor. Uzaktan öğretimin kendi için bazı patolojileri var ama dünya bu noktaya doğru gidiyor. Öğretmenin de bu değişimlere ayak uydurabilmesi ve alışkanlıklarını değiştirebilmesi gerekiyor. Tavsiye şu olabilir; küreselleşmenin sunduklarıyla büyüyen bir nesle zorla bir şeyleri dikte etmek başarılı olmaz. Bunun yerine sahip olunan bilgiyi ve birikimi aktarmak, öğrencilerle birlikte detaylara bakmak doğru olabilir. Sistemimizin en zayıf yerlerinden birisi, öğretmenlerin bilgi stoklarını yeterli görmesi ve bunu öğrenciye aktararak geri almak istemesi gibi görünüyor. Yeni bakış açılarını kaçırmamak lazım” dedi.

Hizmetiçi Eğitim Enstitüsü’nde düzenlenen seminere, Türkiye’nin farklı bölgelerinde çalışan yaklaşık 200 öğretmen katılıyor..

Etiketler: /

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ