Aksaray Haber - Aksaray Haberleri -
$ DOLAR → Alış: 3,36 / Satış: 3,38
€ EURO → Alış: 3,63 / Satış: 3,64

Okuyucu Mektubu – Huzur için dua ediyorum

Okuyucu Mektubu – Huzur için dua ediyorum
  • 24.02.2016
  • 795 kez okundu

Sayın Hacı Ömer Kartal Bey, 2014 yılının ortalarından itibaren şehrimizde görev yapıyorsunuz. Sizden önce de müdürler oldu, sizden sonra da olacak. Ama herkes kendi döneminden sorumludur. Onun için bir vatandaş olarak size açık mektup yazmak istedim.

Eğitim seviyemizin ne aşamada olduğunu burada uzunca anlatacak halimiz elbette yok. Ama Aksaray’da çıtayı yükseltmek için neler yapılabilire kafa yorulmalıdır. Müfredat diyerek kurtulmak, sistemdir diyerek topu taca ne eğitimciye yakışır ne de Müslüman’a. Aman yanlış anlaşılmasın. Burada geneledir sözüm. Maalesef yetkililerin savunması az önce dediğim gibi işin kolayına kaçmak, günü kurtarmak olduğu için dedim. Kanaatimce bu durum tespitine siz de katılırsınız.

Hocam, “saldım çayıra, Mevlam kayıra” döneminde değiliz. Önceden bu kadar pislik, bu kadar tahammülsüzlük, bu kadar vahşilik yoktu. Nerede yoktu? Okullarda! Önceden sınıfın içinde öğretmenler bıçakla tehdit edilmez; kızlara alenen taciz olmaz, herhangi bir konuda uyarı yapan müdüre sopa atılmazdı. Atılamazdı çünkü. Anne-baba oğlunu ya da kızını haşlardı. Saygısızlık yapılmasına müsaade edilmezdi. Bu problem elbette Aksaray’ın değildir. Farkındayız ama elimiz kolumuz bağlı da olmamalıyız.

Bakınız çocuklar birbirini öldürüyor. Neden? Güya aşkına karşılık vermediği için. Birbirine posta koyup hazmedemeyenlerin aklısıra karizmayı kurtarmak için. Yani bu saçma-sapan sebeplerle işlenen cinayetlere hepimiz çok ama çok üzülüyoruz. Eminim de siz de bir baba olarak üzülüyorsunuzdur. Ben de acaba bir şeyler yapılabilir mi diye yazıyorum size.

Evet, birçok okul maalesef güvenli değil. Teneffüslerde bile yaşanan hadiseler, okul bahçesi içinde uygunsuz davrananlar bile aslında meselenin ciddiyetini gösteriyor.

Bu sorun sadece Milli Eğitim camiasını ilgilendirmiyor. Bizleri, yani aileleri ilgilendiriyor. Ama emin olunuz ki, birçok öğrenci, yani çocuklarımız okulları kendilerinin bir devletçiği gibi görüyor. Maalesef durum böyle. Evde, hatta sokakta bile adam olmaya çalışan, mecburiyetten pek de hırçınlaşamayan, toplum baskısını hisseden çocuklar ne hikmetse okullarını kendi dünyaların başkenti sayıyor. Orada istediğini yapabileceğini, öğretmenin gıkını bile çıkaramayacağını, istediği kızı taciz edebileceğini düşünüyor mu? Üzülerek evet diyoruz. O zaman (tabi mümkün mertebe) bu yanlış algıyı, absürt alışkanlıkları kırmak için çalışalım. Burada en çok size vazife düşüyor galiba. İşlerinizde kolaylıklar dilerken, okullarımızda huzurlu bir ortamın bir an evvel sağlanması için de hem siz haricindeki yetkilileri göreve davet ediyor hem de öğrencilerimizin daha edepli olmasını ümit ediyorum.

*Unutmadan, devletin her yıl sezon başında verdiği bin lira civarındaki eğitim yardımı içerisinde öğretmenin sınıf içerisinde kullanacağı malzemede var. Şubat ayında hâlâ çocuklardan “yok tahta kalemi eksik, yok filan lazım” diyerek para istenmesine lütfen engel olunuz. O paranın içinde sınıfındaki çocukların hakkının da olduğunu unutan öğretmenleredir sözüm. Ya değilse dünyanın fani olduğunu bilen, zerrenin de hesabının verileceğini unutmayan öğretmenlere sözümüz yoktur.

Yusuf ERDEM

Etiketler: / /

ZİYARETÇİ YORUMLARI
  1. recep oğuz dedi ki:

    harika bir yazı umarım müdür ilgilenir

YORUM YAZ