Aksaray Haber - Aksaray Haberleri -
$ DOLAR → Alış: 3,43 / Satış: 3,44
€ EURO → Alış: 3,67 / Satış: 3,69

Biz Ana Babalar

Saliha TOPRAK
Saliha TOPRAK - saliha-toprak@hotmail.com
  • 01.05.2016
  • 518 kez okundu

Evladınız doğduğunda ; yüzüne bakarsınız, bu mucize karşısında aptallaşırsınız. Gülerken ağladığınızı fark edersiniz. Duygularınızın yoğunluğuna inanamaz, daha önce hiç hissetmediğiniz bu karmaşık hisler karşısında ürküp öleceğinizi zannedersiniz. Öyle bir korku duyarsınız ki, bu ölüm korkusuyla karışık yaşamaya yeni başladığınızı hissetmenin karışımı bir duygudur. Ölüm korkusu; “ya ben ölürsem yavrum ne olacak” telaşını kapsar, yaşamaya yeni başladığınızı hissetme duygusu ise, “artık büyük bir sorumluluğum var” sebebindendir.

Sonra daha çok annelerin hissettiği, halk arasında “loğusa sendromu” olarak bilinen bir çöküntü takip eder. Çocuğa yeterli olamazsam, bakamazsam korkusundan kaynaklanır. Oysa doğa öyle bir düzen kurmuştur ki; sevgisiyle sütünü verir. Sabrıyla cesaretini. Sabahlara kadar uyumadığınız olur, Ama enerjiniz hep devam eder. O süt dediğimiz mucize, hem bebeğinizi besler, hem hastalıklara karşı aşı vazifesi görür bağışıklık kazandırır, hem de annenin vücudunun yeniden eski halini almasını sağlar.

Sanırız ki; dünyanın en zor olayını yaşamaktayız. Olmazları oldurduk, dünyaları devirdik.

Bebekken her şeyin ne kadar da kolay olduğunu, olayların kendiliğinden gelişip gittiğini sonradan anlarız. Sonradan dediğimiz zaman ne zaman mı? ÇOCUKLARIMIZ BÜYÜDÜĞÜ ZAMAN.

Onlar büyüdükçe sorumluluğumuz da, korkularımız da, heyecanlarımız da onlarla beraber büyümektedir.

O, gece uykusuzluklarımızın, onlar büyüdüğü zaman geçeceğini bekleriz. O ağladığı ve bizim onların ne derdi olduğunu keşfedemediğimiz dönemlerin, büyüdüklerinde biteceğini zannederiz. Onlar okula başlayınca bizim, kendimize ve sosyal hayatımıza zaman ayırabileceğimizi hayal ederiz . Çevremizdeki gençlere gıpta ile bakıp;”benimki de böyle büyüyecek mi” diye hevesle bakarız.

Oysa o günler çok yakındır. O günler geldiğinde, inanın bezleyip, karnını doyurup, uykuya yatırdığınız, yani dizinizin dibindeki günlerini mumla ararsınız.

Çünkü okula başladığından itibaren , başarı durumu, kazanacağı okullar, okuyup okuyamayacağı, iş bulamaması, ataması yapılmaması, ev tutmak, yurt bulmak, bisikletten başlayıp motorla devam eden arabaya kadar süren taşıt merakları, kazaları, sürekli, bitip tükenmeyen istekleri,kendinizi yetersiz hissetmeniz,beğenilmemeniz, hiçbir şeyden memnun olmamaları, sizinle olur olmaz konularda tartışmaları, sevmediğiniz arkadaşları, gittiği karıştığı bilmediğiniz ortamlar, giysi tartışmaları, yalan söylediğini yakalamanız, flörtleri, istemediğiniz onaylamadığınız evlilikler, askerlik, gelinlik…

Annem seksen iki yaşında vefat etti.  Yatakta ve hasta iken yüzümüze dikkatle bakarak bizi izleyip,” bu gün durgun gördüm seni, bir derdin mi var?” diye ölüm döşeğindeyken bile bizi merak etmesi, biz anne babaların işinin ne kadar da zor olduğunun kanıtıdır.

Evlenip kendi hayatlarını kuran, hatta çocuklarını bile evlendirip, torun sahibi olan elli yaşını geçmiş çocuklarımız da olsa , biz onları hala bebeğimiz olarak görmeye ve merak etmeye devam edeceğiz.

Biz anne baba olarak her şeye razı oluruz da, yeter ki Çocuklarımız sağ ve salim, yerlerinde mutlu olsunlar. Onlar hep bizim gurur kaynağımız olmaya devam etsinler. İyi yetiştirmeye özen gösterdiğimiz çocuklarımız toplumun da gurur kaynağı olsunlar.

ONLAR ASKERDE, DEPREMDE ÖLMESİNLER. Kazalara kurban gitmesinler. Sakatlanmasınlar.

Hapis yolu gözlemesin. Hastane beklemesin. Çocuğunun mezarlarında ağlamasın. Hiçbir anne baba ; onların acısını görmesin.

Saliha TOPRAK

YAZARIN SON YAZILARI
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ