Aksaray Haber - Aksaray Haberleri -
$ DOLAR → Alış: 5,34 / Satış: 5,36
€ EURO → Alış: 6,05 / Satış: 6,08

Türkistan’daki Çin Zulmü

Mustafa Fırat GÜL
Mustafa Fırat GÜL - mustafafiratgul@hotmail.com
  • 07.06.2018
  • 2.001 kez okundu

Doğu-batı veya kuzey-güney eğer yön ismi değil de parçalamanın, bölmenin bir işareti ise uyanık olmak lazım. Aksaray’dan birisinin bu yazısını çin* denilen zalim devlet ciddiye alır mı ya da hiç haberi olur mu? Biliyoruz cevabını elbette. Ya da kanımdan, inancımdan, dinimden, milletimden, mefkuremden olan zulüm altında inleyen Türkistanlılar’a benim yazımın bir katkısı olur mu?

Çin’in Türklere yaptığı zulümle alakalı bundan önce de yazılar kaleme aldım. O zaman da şimdi de derdim aslında kendim. Yani kendime olan saygımı yitirmemek. Yapılan zulümleri hiç görmezden ve duymazdan gelmek demek sadece duyguların değil aynı zamanda imanın bile nasırlaşması demektir. Bizden mesafe olarak çok uzak ama gönül dünyasında-dua meclisinde çok yakın olan kardeşlerimiz için düşüncelerimi çok nadir de olsa sizlerle paylaştım. İnsan yazacak mecal de bulamıyor yüz de. Ne diye yazacaksın ya da neden yazmayacaksın?

Bu duygu girdabından arada bir yüzeye çıkıp nefes alırken işte o zaman sesli düşünmek (başka bir ifadeyle yazılı düşünmek) kaçınılmaz oluyor.

Buradan ben çin zulmü nasıl başladı diye yazmaya kalksam günler sürer. Buna lüzum yok. Yani zalim ve kahpe çin devletinin yaptıklarını bilen zaten biliyor, bilmeyenlere de buradan günlerce alıntılarla yazmak da beyhude. Herkesin elinde çoğuna pranga olan internet var, teknoloji var. Birkaç dakikada yüzlerce haber görebilir. Ayrıca “Doğu Türkistan Bülteni” isimli sitede çok fazla malumat mevcuttur. Merak edenler birkaç saatini ayırsa tüm ayrıntısı ile öğrenir. Öğrenir de anlamazsa birkaç saat sonra da unutacaktır. Onun içindir ki, burada zulmün tarihçesi değil anlatılmak istenen.

Uygurcanın tamamen yasaklandığı, oruç tutanlara sabrın kalmadığı, Kaşgar’daki toplama kamplarında 120 bin kişinin tutulduğu gibi nice kahredici haberden başka bir de her eve bir çinlinin yerleştirilmesi artık insanın havsalasının alamayacağı boyuttur. Kardeşlerimizin ırzına geçildiğini duyduğumuzda zerre üzülmüyorsak, her türlü mezalimi yaşayıp dik duruşuyla “neredesiniz Müslümanlar ve asıl siz neredesiniz kardeşimiz Türkler” diye haykıran Türkistanlıların çağrısı karşısında irkilmiyorsak biz kimiz? Biz neciyiz?

Farkında mıyız bilemem ama Türk’e yapılan bu zulüm, bu katliam hem de dünyanın gözünün önündeki bu tecavüz, bu vahşilik bize yapılıyor. Tüm insanlığa deyip romantizme bağlamak istemiyorum. Açık ve net olarak diyorum ki “zulüm karşısında susan dilsiz şeytandır” sözü ister peygamberimize ait bir hadis olsun ister başka birisinin sözü olsun belki eksiktir bile. “Filistinliler’e ağlıyorlar ama Türk’e ağlamıyorlar” diyerek niyeti ırkçılığı tetiklemek olan birisine de saygım yok. Acıları yarıştırmanın da anlamı yok. Sadece adil olmak gerekir. Sadece dürüst olmak gerekir. Sadece ve sadece insan olmak gerekir aslında. Bir de şu boyutu var meselenin. Türk haricinde her şeye üzülen, mevzu Türk’e yapılanlar olunca umursamaz olana da şimdilik “yazıklar olsun” diyebiliyorum.

*imla kuralında bile saygıyı hak etmeyen “çin” kasten küçük harfle yazılmıştır.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ