Aksaray Haber - Aksaray Haberleri -
$ DOLAR → Alış: 4,75 / Satış: 4,76
€ EURO → Alış: 5,49 / Satış: 5,51

Ulucanlar Cezaevi Müzesi

Mustafa Fırat GÜL
Mustafa Fırat GÜL - mustafafiratgul@hotmail.com
  • 02.02.2018
  • 639 kez okundu

19 Ocak 2018 günü uzun zamandır merak ettiğim ama ziyareti elde olmayan sebeplerle geciktirdiğim Ulucanlar Cezaevi’ni dolaştım. Bildiğim kadarıyla Türkiye’de müze olan tek cezaevi Ulucanlar’dır.

Gidenlerin anlattıklarından, okuduğunuz yorumlardan sonra mekana biraz da olsa aşina oldum sanabilirsiniz ama insan gezince durum çok değişiyor. Girişte camekan içinde iki asker heykeli ile sıradan bir müzede olmadığınızı anlıyorsunuz. Ama asıl şaşırtan boyası dökülmüş uzun bir koridordan geçiştir. Seyrettiğiniz filmlerden mahkumların geçişi gözünüzün önüne geliyorsa artık cezaevinin/müzenin etkisine girmişsiniz demektir.

Cezaevinin tarihçesine göre yapılış tarihi, cumhuriyetin ilk yıllarına dayanıyor. 1925 yılında inşa edilen cezaevinin geçmişi, Türk siyasi hayatından safhalar ihtiva ediyor.

1925 yılında “Umumi Hapishane” olarak inşa edilen Ulucanlar Cezaevi’nin ilk adı Cebeci Tevkifhanesi imiş. Açık kaldığı 81 yıl boyunca 18 infaz gerçekleştirildiğini tarihçesinden okuyoruz. Fethi Gürcan, Talat Aydemir, Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan, Hüseyin İnan, Necdet Adalı, Mustafa Pehlivanoğlu, Erdal Eren, Fikri Arıkan, Ali Bülent Orkan bunlardan bazıları…

Sol taraf kadınların, sağ ise erkeklerin koğuşları. Ortada ve sonda yer alan koğuş ise “Hilton” diye adlandırılıyor. Ünlüler yattığı için verilmiş bu isim tahmin edeceğiniz gibi…

Düşündükleri, söyledikleri ve yazdıkları farklı olsa da, kaderleri onları Ulucanlar’da buluşturdu…

Ulucanlar Cezaevi sadece infazların değil, tanınmış mahkumları ile de tarihe ismini yazdırdı. Çok gazeteci girdi kapısından, çok şair… Birçok yazarın, politikacının hatta sinemacının yolu geçti Ulucanlar’dan. Şairler hiç eksik olmadı… Necip Fazıl Kısakürek de girdi, Nazım Hikmet de, Ahmet Arif de kaldı burada, Hasan Hüseyin Kormazgil de… Ulucanlar’da hapis yatan gazeteci ve edebiyatçıları sıralayacak olursak, Necip Fazıl Kısakürek, Nazım Hikmet Ran, Sami Cebeci, Yılmaz Güney, Ahmet Arif, Hasan Hüseyin Korkmazgil, Metin Peker, Oral Çalışlar, İpek Çalışlar, Beyhan Cenkçi Adnan Cemgil, Cüneyt Arcayürek, Fakir Baykurt, Hasan Hüseyin Korkmazgil, Metin Toker bunlardan bazıları… Siyasi suçluların yolu da Ulucanlar Cezaevi’nden geçti. Bülent Ecevit, Muhsin Yazıcıoğlu, Osman Yüksel Serdengeçti, Talat Aydemir, Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan, Hüseyin İnan, Mustafa Pehlivanoğlu, Fikri Arıkan, Ali Bülent Orkan, Muharrem Şimsek bunlardan bazıları…

2011 Haziran’ında hizmete giren bu müzeyi muhakkak gezmek lazım. Hatta ailecek gezmek iyi olur. Hele de hücrelerin olduğu bölüme özellikle bayanların, çocukların tek başına girmesi korkutucu olabilir. İşkence ve inleme sesleriyle irkildiğiniz koridorda hücrelerin küçük penceresinden bakanları “küçük” sürprizler bekliyor!

Tanınmış mahkumların kişisel eşyaları da müzede sergileniyor

6’ncı koğuş, Ulucanlar’da kalmış tanınmış isimlere ait bilgi, belge ve eşyaların bulunduğu koğuş olarak düzenlendi. Her ranzanın başında o kişilere ait fotoğraf ve biyografileri bulunuyor. Aynı koğuşta farklı zamanlarda Ulucanlar Cezaevinde kalan gazeteci, yazar, şair, siyasetçi, sanatçılara ilişkin eşyalar da sergileniyor. Bülent Ecevit’in şapkası ve kravatı, Deniz Gezmiş’in kendi el yazısı ile Roma hukuku ders notları, sigarası ve üzerinden çıkan paraları, Yusuf Aslan’ın kaşkolu, Hüseyin İnan’ın fanilası, Muhsin Yazıcıoğlu’nun namaz takkesi ve seccadesi, Mustafa Pehlivanoğlu’nun kardeşine yazdığı mektup, Fikri Arıkan’ın elbisesi gibi kişisel eşyalar da bu koğuşta yer alıyor.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ