Aksaray Haber - Aksaray Haberleri -
$ DOLAR → Alış: 5,68 / Satış: 5,70
€ EURO → Alış: 6,56 / Satış: 6,59

Yahya Çavuş Piyesi Üzerine

Mustafa Fırat GÜL
Mustafa Fırat GÜL - mustafafiratgul@hotmail.com
  • 19.03.2018
  • 442 kez okundu

16 Mart Cuma akşamı Aksaray Kültür Merkezi’nde “Seddülbahir ve Yahya Çavuş” isimli piyes sahnelendi. Yaklaşık olarak 70 dakika süren bu piyesle alakalı birkaç düşüncemi ifade etmek isterim.

Öncelikle tarih bilincinin her kesimde pekişmesi için gayret eden, programlar organize eden Aksaray Belediyesi’ni tebrik etmek gerekiyor. Düzenlenen konferanslar, organize edilen tiyatral oyunlar özellikle gençlerimizin millî ve dinî duygularına katkı sağlasın isterim, her aklı başında vatandaş gibi.

“Seddülbahir ve Yahya Çavuş” isimli piyes de bu minvalde değerlendirilmelidir. Ki, genel olarak baktığımızda oyun güzeldi.

Erkay Yavuz’un yazıp-yönettiği piyeste oyuncular ise: Yılmaz Calayır, Kerem Tanık, Güner Elmas, Çağatay Dörtyıldız, Halis Genç, Erkay Yavuz, Yüksel Molla’dır.

Temiz elbise ile şehadet şerbeti içme emeli, kendi cenaze namazlarını kılan Mehmetçik gibi insanı derinden etkileyen olayların da anlatıldığı piyes tarih şuuru yönünden genel seyirciyi etkiler. Ama bir de artık çıtanın yükseldiğini, seyircinin daha ince işçilik isteyen senaryo beklediğini unutmamak gerekir. Dekor, kostüm, makyaj gibi konularda daha iyisini bekleyenler ne olacak? Yani en iyisini yapmaya gayret ettiklerini biliyoruz ve bunun için de eleştirilerin kıymetini bildiklerine eminim.

Kabalak ya da Enverî (ya da Enveriye) diye bilinen şapkaların formu birbirinden farklı görünüyordu. Ve göründüğü kadarıyla da naylondu. Halbuki gerçeğine uygun ve biraz da yıpranmış kabalaklar temin etmek zor olmasa gerek.

En çok takıldığım nokta ise, senaryoya göre düşmanın iyice yaklaştığını ifade eden oyuncuların heyecanını ve moralini pekiştirmek için efekt müzik tercihi çok yanlıştır. İskoç müziğini daha doğrusu Cesuryürek filminin müziğini işitince hiçbir anlam veremedim. Sadece ben mi? Elbette izleyenlerden bazılarıyla konuştuğumda da benzer tepkileri onlar da göstermiş. Diyelim ki, o müzikle düşmanın yani İngiliz’in iyice yaklaştığını belirtmekse gaye çok yanlış bir efekt tercihi olur. Nedeni çok basit. Cesuryürek filmi İskoçlar’ın İngilizlere karşı mücadelesini anlatan bir filmdir. 13. yüzyılda İngilizler, İskoçlar üzerinde egemenlik kurmuştur. Çocukken ailesini İskoçya uğruna kaybeden William Wallace’ın karısı da İngiliz birlikleri tarafından öldürüldüğü zaman, onun intikam arayışı kısa zamanda ülkesinin özgürlüğü için amansız bir savaşa dönüşür. Böyle bir filmin müziğini İngilizler’e aitmiş gibi kullanmak kanaatimce senaristin en son yapacağı iştir. Diyelim ki, bu müziği İngilizler’e karşı direnen İskoçlar’ın cesaretine atıfta bulunarak tercih ettiler. Bu defa da bizim yani Mehmetçik’in moralini yükseltecek hiç mi tınısı, terennümü, melodisi, marşı, müziği yok mu da İskoç müziğini yani gaydayı tercih ettiler suali akla gelir. Netice-i kelam bu müzik tercihi yanlıştır, anlamsızdır.

Bir de askerlerin atış yaparken patlama efekti vermek hiç zor olmasa gerek. Atışı yapanlar sadece tüfeğin geri tepmesini canlandırmayı tercih etti. Halbuki çoğu zaman teker teker atışlarını gördüğümüz sahnede efektle gayet güzel bir canlandırma olurdu.

Oyuncuların yaralanmasını hiç hissedemedik. Mesela Yahya Çavuş yaralanıyor ve dakikalar sonra sahneye askerin yardımıyla girebiliyor. Madem bu kadar ara var, neden kanlı bir sargıyı başında, kolunda, bacağında görmüyoruz Yahya Çavuş’un?

Bazı repliklerin hiç duyulmadığını, özellikle birkaç oyuncunun sesinin hiç duyulmadığını da belirtelim ki, bir dahaki sefere aynı oyunu seyredenler “ne dedi?”, “ne diyor anlamıyorum ki?” deyip yanındakinden yardım beklemesin.

YAZARIN SON YAZILARI
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ