| |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
Anasayfa |
Site Defteri |
İletişim |
Reklam |
Haber Ara |
Foto Galeri |
Videolar |
Anketler |
Sitene Ekle |
RSS Kaynağı |
Yazar Girişi
| |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
HABER ARAAKSARAY'a ÖZEL
HAVA DURUMU
EN ÇOK OKUNANLARSON YORUMLANANLAR
|
Açılalım..!
Kadınlar Diyarbakır’da barışın beyaz güvercinleri gibiydi. Şehit anneleri ile öldürülen terörist annelerinin bir araya geldiği Diyarbakır, tarihi bir görüntüye sahne oldu. “Barış için acıları unutmaya hazırız” sözü ise söylenebilecek en barışçıl ve en olgun sözdü. Hele bir şehit annesinin, öldürülen teröristlerden birinin annesine sarılarak “bundan sonra gözyaşı olmayacak. Hep birlikte el ele vererek bu kanı durduracağız” demesi, ne büyük bir olgunluğun resmidir. Yıllardır süregelen bu kavgada en çok acı çeken taraf olan anneler böyle bir olgunluk gösterebiliyorsa, artık kangren olan bu sorunun çözümünde hepimiz elimizi taşın altına koymalıyız. Üniversitelerde Hitit Dili ve Edebiyatı, Sümer Dili ve Edebiyatı gibi binlerce yıldır kullanılmayan dillerin kürsüleri varken, neden Kürt Dili ve Edebiyatı kürsüsünün kurulmadığını sorgulamalıyız. 40 yıl önce Kürt Dili ve Edebiyatı kürsüsü kurulmuş olsaydı bu sorunları yaşıyor olur muyduk acaba, bunu da sorgulamak lazım. Şimdi hemen bu hakların Kürtlere zaten verildiğini söyleyecek olanlara, geçen sene TRT 6 açılırken yapılan “ülke bölünecek” tartışmalarını hatırlatmak istiyorum. TRT 6 açıldı ama ülke bölünmedi. Türkiye öyle kolay kolay bölünecek bir ülke değil. Altyapısı bu kadar sağlam bir ülkenin bazı vatandaşlarına bir kısım haklar verdi diye bölüneceğini düşünmek, kendi gölgesinden korkmaktır. Tarihi, değerleri, gelenekleri ve kültürü bu kadar güçlü bir ülkeyi, bir kaç açılım bölemez. Hele ki bu açılım insanların kendilerini bu ülkenin topraklarında daha özgür, daha mutlu ve daha güvende hissetmelerini sağlayacaksa, bu bir tehlike değil bilakis barış içinde ve huzurlu yaşamanın anahtarıdır. Bu ülke, bu güne kadar dünyanın hemen hemen hiç bir yerinde başarılamamış bir şeyi başardı. Bir çok farklı kültürden ve inançtan insana aynı topraklarda kardeşçe yaşamayı öğretti. Anadolu toprakları tarih boyunca farklı kültürlerin, geleneklerin ve inançların bir arada yaşandığı bir medeniyet beşiği olmuştur. Bu çok kültürlülük bizim genlerimizde var. Hal böyleyken bu açılımlara karşı çıkanlar aslında bu ülke insanlarının bölünmesine hizmet ediyorlar. Bir ülke, vatandaşlarına özgürce yaşam koşulları sağladığında zayıflamaz, aksine güçlenir. Çatışma ise, sadece bir takım politik çıkarların sonucudur. İnsanların din, dil, kültür ve benzeri farklılıklarına saygı duyduğunuzda sizinle ne için çatışabilirler ki? Ve onlar size saygı duyduğunda siz onlarla ne için çatışabilirsiniz? Ve şuna inanıyorum; bu barış sağlandığı taktirde bunu koruyacak olanlar ve bozulmaması için gayret gösterecek olanlar en başta Kürtler olacaktır. Otuz yıldır bu ülkede kan durmuyor. Artık dursun istiyoruz ama bu teröre ve cezaevindeki bebek katiline taviz vermek anlamına gelmiyor. Bu ülkenin hiç bir vatandaşı terörü ve terörün sebep olduğu yıkımı hiç bir zaman affetmeyecektir. Terör her zaman, dünyanın neresinde ve kime karşı olursa olsun lanetlenmelidir. Türkiye’de terörü durduracak olan ise, teröre karşı duran ve artık kan akmasını istemeyen Türklerle Kürtlerin işbirliğidir. Bu işbirlik sağlandığında, bir takım hakları elde etmek bahanesi arkasında saklanan terörün maskesi düşecektir..! Türkiye'nin laik, demokratik ve üniter yapısı esas bilinmek ve korunmak koşuluyla, insan hakları temelli bu ve benzeri açılımları, Atatürk Türkiyesinde yaşayan, ülkesini ve insanlarını seven ve ülkesinde hiç bir sebeple kan akmasını istemeyen laik bir Türk vatandaşı olarak destekliyorum.
Facebook'da Paylaş Bu habere toplam 1 yorum yazılmıştır. Vatandaş
[ 12 Ağustos 2009, 09:59 ]
Açılalım açılalımda nereye kadar. Bu ülkede bizlerin kürtleri sevdiği kadar kürtlerde bizleri sevseydi bu gün hiç bir sorun olmazdı. kürt açılım denilen şu günlerde Emine AYNA denilen bir şahıs çıkıp diyor ki; Bu açılımda kimse ...... ÖCALAN'ı devre dışı bırakamaz, biz bu oyuna gelmeyiz diyor. Bu açılımda bizim muhatabımız kim acaba? Bilen varsa beri gelsin. Bu arada bir hikayeyi anlatmadan da geçemeyeceğim. Vaktiyle köyün birinde bir ihtiyar adam varmış. İhtiyar kendi halinde biriymiş. Çokta kanaatkarmiş. Bu ihityarın evinin içinde bir küçük delik varmış. bu delikten bir yılan her gün 1 altın getirirmiş. İhtiyarda bu altınla geçimini sağlarmış. Bir gün ihtiyar hastalanmış yataklara düşmüş. Ölüm anında oğlunu yanına çağırıp durumu anlatmış. İhtiyar öldükten sonra oğlan bir müddet bu altınlarla geçimine devam etmiş. Bir gün oğlana şeytan dürtmüş. Deliğ açıp altınalrın hepsini almak ve çok zengin olmak istemiş. Duvarı yıkarken yılanın kuyruğunu kazma isabet etmiş ve kuyruğunu koparmış. Yılanda can acısıyla adamın oğlunu sokmuş. Oğlan oracıkta ölmüş. Gel zaman git zaman adam tembelliğe alışmış ya çalışamamış. Yılanı bulayım tekrar bana altın getirsin demiş. Yılanı bulmuş. Gel seninle anlaşalım demiş. Ben oğlumun kinini sende kuyruğunun kinin gütme. Bana eskisi gibi 1 altın getir demiş. Yılan getireyim getirmesinede " BENDE BU KUYRUK ACISI SENDEDE EVLAT ACISI OLDUĞU SÜRECE BİZ DOST OLAMAYIZ DEMİŞ. " Hoşçakalın, dostça kalın.
|
SAAT-TAKVİM
KÖŞE YAZARLARI
DÖVİZ KURLARI
| |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||