Ben,
köpeğim,
balıklarım,
yaban sarmaşığım,
yediveren güllerim,
mor menekşelerim ve
ortancalarım…
Kitaplarım,
cd’lerim,
vanilya kokulu mumlarım…
Odalarımı mesken tutmuş kaçak kelebeklerim,
Yasak kelimelerim,
cümlelerim…
Duvarlarıma çaktığım çivilerim;
hüzünlerim,
ayrılıklarım,
geçici heveslerim…
kalıcı baharlarım,
en önemlisi Yaz’ım…
Tanrı’nın yazdığı kaderim,
“O” ne derse öyle dediğim,
başımı bir tek O’na eğdiğim,
hiç sesimi çıkarmadığım.
Yoluma çıkan acıya bile,
sırf bu sebepten gülümsediğim,
kabullendiğim...
Sessizce kınıma çekildiğim zamanlar.
içime attığım çığlıklar,
kara defterim…
Kim ne derse desin başı dik kalbim,
korkusuz yüreğim;
şahlanma zamanıdır!
Şimdi yediverenle, dost olma zamanıdır.
Acıya inat..!