Hala kullanılan, kimi zaman sakinken bile söylenen bir cümle bu, 'ZIMIN DİBİNE GİT'.. Eskiden daha çok sıklıkla kullanılan, zaman zaman anlamını şakaya karıştırsada ne kadar anlamlı ifade olduğunu hepimiz biliriz. Hep merak etmişimdir bu 'ZIMIN DİBİ' neresi diye, kimilerinin bildiği, kimilerinin bilmeden sevdiği, kimilerinin bildiği halde sevmediği bu iksirli yeri aslında ben buldum. Burası kara toprağın altı.. Şimdi bütün mesele bu bulduğum yere uygun olanları yerleştirmek. Yine uzun çabalarım sonucu 'ZIMIN DİBİ'ne yerleştireceğim uygun kişileride buldum. Hep güzel yerlerimi dolduracağız, hep mutlumu olacağız, hep diliyor hiç mutluluğu bulamıyoruz. Peki biz kimiz?
- 7 kıtada at koşturan
- Aman diyene kılıç kaldırmayan
- Çılgın olmakla atfedilen
- Herşeyden biraz olup hiç birşeyi tam olmayan
- Geçmişi ile övünebilen
- Yunus Emre, Fatih Sultan Mehmed Han ve Atatürk gibi büyük şahsiyetlerin torunu olan
- Arap olmadığı halde Kur-An'da adı geçen tek millet olan
YÜCE TÜRK MİLLETİYİZ..
Peki ama bu 'ZIMIN DİBİ'ne yerleştirmek için bulduğumuz bu uygun olanlar kim? hemen açıklayayım.
Yukarıda sıfatlarını saydığım Büyük ulusuma hain planlar kuran, ona silah çekenler..
Yani PKK, Yani destekçileri..
Başbakan, Cumhurbaşkanı, Bakan, Milletvekili, her türlü subay astsubay olabilen, her kamu kuruluşunda özgürce çalişebilen, Parti kurabilen, Yaşadığı ülkenin dilini bile BİLMEMEYİ becerebilen, bir ingiliz den bir fransızdan bile daha özgür olan bu PKK 'YAK' ları..
İşte sizler, bahsi geçen 'ZIMIN DİBİ'ne sizleri uygun gördüm.
'ZIMIN DİBİ'ne gidin...
Birdaha gelmeyin, sizi görmek istemiyoruz. 300 milyar $'a maal oldunuz, kim pofpofladı ise onla olup TÜRK'e kalleşçe arkadan saldırdınız.
Siz nasıl bir milletsiniz, nasıl bir ırksınız? Artık yettiniz..
ZIMIN DİBİ ne gidin..
Bir dahada gelmeyin.