| |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
Anasayfa |
Site Defteri |
İletişim |
Reklam |
Haber Ara |
Foto Galeri |
Videolar |
Anketler |
Sitene Ekle |
RSS Kaynağı |
Yazar Girişi
| |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
HABER ARAAKSARAY'a ÖZEL
HAVA DURUMU
EN ÇOK OKUNANLARSON YORUMLANANLAR
|
Asgari Ücret Komisyonuna açık mektup
Allah'ın bir pulunu bekleye dursun on kul, Bir kişiye dokuz, dokuz kişiye bir pul, Bu taksimi kurt yapmaz kuzulara şah olsa, Yaşasın kefenimin kefili kara borsa... Böyle tarif etmiş yıllar öncesinden Üstad Necip Fazıl yaşanan adaletsizliği. Bugün durum farklı mı? Maalesef daha acımasız. Acımasız sözü bile kifayet etmez bu rezaleti anlatmak için. Neden mi? Çünkü açlık sınırı 869 TL, yoksulluk sınırı ise 2533 TL şu an itibariyle ülkemizde. Zamlar geldikçe bu rakamlar elbette fırlayacaktır. Pekâlâ, bu zamlar karşısında, bu hayat pahalılığı karşısında asgari ücretlinin maaşı ne olacak? Artacak mı? Evet! Senede 15 TL artacak. Asgari ücretlinin eline geçen net olarak 600 TL. Hafızanıza güvenemiyorsanız lütfen üst satırları tekrar okuyunuz: Yoksulluk sınırı 2533 TL. Ama hiçbir asgari ücretli yoksulluk sınırı 2533 TL ise neden bizim maaşımız 600 TL demez. Bilir çünkü memleketin durumlarını. Hayal ile gerçeğin ne olduğunu gayet iyi bilir. Ama nedense komisyondakiler başta olmak üzere karizmatik (!) ve de sempatik (!) büyüklerimiz, idarecilerimiz 600 liraya yaşanamayacağını, bu asgari ücretlinin maaşının harçlıktan farkı olmadığını bilmez. Basit bir hesapla, dört (4) kişilik bir ailenin sadece zeytin, peynir, ekmek ve çay ile kahvaltı, patatesle öğle yemeği, kuru ile pilavla da akşamını geçirse bu maaşın yine de yetmeyeceğini bilir. Yine bilir ki; 2 bin lira civarında alan biri de aynı metabolizmaya sahiptir; asgari ücretli de… 2 bin lira alan da çocuk okutuyor, asgari ücretli de… Yani uzatmaya gerek yok. 600 lira alan ile 1600 lira alan ve 2600 lira alan ve hatta 3600 lira alan insanlar aynı memleketin insanları. Emin olunuz ki; hepsinde de aynı nefs var. Hepsinde de iki göz, iki kulak var. Hepsinin de ısınma ihtiyacı, giyinme ihtiyacı var. Aralarındaki fark şudur sadece: Birileri KPSS’de matematik netini fazla yapıp iyi puanla memur olmuş, diğeri de kendi alanında kendini yetiştirmiş ama matematik yapamamıştır. İşte bu sebepten dolayı asgari ücretli olmuştur. Ya değilse asgari ücretli parya da değildir uzaylı da… Hele köle hiç değildir. Şimdi asgari ücret komisyonu on beş kişi ile toplandığında yine 15 TL artırma kararı alsa… Bu kararı öğrenen asgari ücretlinin birisi bir çılgınlık yapsa… On beş adet zarf alsa… Her bir zarfa bir (1) TL koyup bunu on beş (15) büyüğümüze yollasa… Her bir zarfın içine de “bu yapılan zam bizi fena halde dumura uğrattı, aklımız başımızdan gitti, memlekette bu ekonomik sıkıntı varken yapılan bu on beş liralık zammı biz nasıl değerlendiririz, nasıl tüketeceğiz? Biz ne yapacağımızı şaşırdık bu kadar çok parayla, en iyisi siz kullanın bu paraları. Lütfen kabul buyurunuz gönderdiğimiz bir TL’yi…” ibaresini eklese nasıl olurdu? Haberin afilisi olurdu değil mi? Ama asgari ücretlinin derdi şov yapmak değil. İstiyor ki; asgari ücretlinin de bir insan olduğu hatırlanılsın. İstiyor ki; devekuşu sendromunu bırakıp gerçekten bir maaş düzenlensin. Yaşanabilir bir maaş. Ev, daire, araba edecek bir maaş değil, yalnızca namerde muhtaç olmayacak bir maaş. Hepsi bu. Sadece bu. Yalnızca bu!.. “Rabbim hiç kimseyi yoklukla, yoksullukla imtihan etmesin” diyerek dua eder bu hakkı verilmeyenler. Yöneticilerden hakkını elbette ister ama Rabbine şükreder. Pekala, adaletsizliğinin, vicdansızlığının, zulmünün farkında olmayan, haklıların seslerine kulak tıkayanlar ne yapacak huzur-ı mahşerde?..!... Mustafa Fırat GÜL / Aksaray
Facebook'da Paylaş Bu habere toplam 1 yorum yazılmıştır. MUSTAFA AŞÇI
[ 20 Eylül 2010, 22:20 ]
YÜREĞİNE SAĞLIK ABİ
YAZILARINI BİRER BİRER OKUDUKÇA BÖYLE GÜÇLÜ BİR ABİM VAR YA ŞÜKRETTİM ALLAH'IMA YOLUN AÇIK OLSUN ABİ... |
SAAT-TAKVİM
KÖŞE YAZARLARI
DÖVİZ KURLARI
| |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||