Son dakika haberi bulunmamaktadır.   Aksaray Canlı    Aksaray Tanıtım    Aksaray Tarihi    Künye  
Aksaray ~ Aksaray Haberleri ~ Aksaray Haber
Anasayfa | Site Defteri | İletişim | Reklam | Haber Ara | Foto Galeri | Videolar | Anketler | Sitene Ekle | RSS Kaynağı | Yazar Girişi

HABER ARA


Gelişmiş Arama

NÖBETÇİ ECZANELER

Aksaray Nöbetçi Eczaneler

AKSARAY'a ÖZEL

Şehitlerimiz

Aksaray'lı Şehitlerin listesi..

Belediye Başkanları 2009 Aksaray Belediye Başkanları listesi..

Telefon Rehberi

Aksaray ili telefon rehberi..

Köy Muhtarları 2009 Aksaray Köy muhtarları listesi..
Aksaray Tanıtım Filmi İlimizle ilgili tanıtım filmi..

Aksaray il Haritası

Ayrıntılı görebileceğiniz harita..

Mahalle Muhtarları 2009 Aksaray Mahalle muhtarları listesi..

HAVA DURUMU

Baykal'ın istifası ve Türkiye

Konuk Yazar
Okunma  Yazar : Konuk Yazar
Mail  E-Mail : bilgi@haberaksaray.com
Yorumlar  Yorum Sayısı : 0
Okunma  Okunma : 1852
Tarih  Tarih : 12 Mayıs 2010, 06:18

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto


Türkiye en sancılı ve tartışmalı günlerini yaşıyor. Ülkede milli olan bütün kurum ve güç odakları etkisizleştirilmiş durumdadır. Sermaye, medya, bürokrasi ve sivil toplum kuruluşları tamamen iktidar yanlısı bir içine girmiştir. İktidar tek başına adeta dayatarak Anayasa’da kritik ve tehlikeli sayılacak değişiklikler yapmıştır. Anayasa değişikliğini iktidar referanduma, ana muhalefet te Anayasa Mahkemesine götürme hazırlıkları yapıyor. İşte tam bu sırada Ana Muhalefet lideri talihsiz bir olay sonrası istifa etmek zorunda bırakılıyor. 

Olan bitenler normal değil!
Erzurum-Erzincan hattında daha doğrusu hukuk cenahında yaşananlar, Silivri tutukluları, suikast iddiaları, gömülmüş silahlar, karakol baskınları, Anayasa değişiklikleri, referandum hazırlıkları ve telekulak iddiaları toplumsal belleğin alt üst olmasına neden olmuştur. Hafiyelik, jurnalleme, takip ve sürekli dinlenme endişesi toplumu sersemletmiştir. Serseme çevrilmiş toplumun irkilmesini sağlayacak, titretip kendisine döndürtecek siyasi sesler de bir biçimde siyaset dışı bırakılmıştır. Ülkenin muhalefete ve ana muhalefet liderine en fazla ihtiyaç duyduğu bir zamanda Deniz Baykal’ın -nedeni ne olursa olsun- bir biçimde istifa etmek zorunda bırakılması doğal ve normal değildir.

Kimin değil niçin yapıldığı önemlidir!
Malum komployu kim yaptı? Nasıl servis etti? vb. sorularının cevabı bu noktadan sonra önemsizdir.  Önemli olan bütün bunların niçin yapılmış olduğu ve kime yaradığıdır? Türkiye yapısal anlamda dönüştürülürken iktidarın önündeki engeller birer birer ortadan kaldırılmak istenmiş olması güçlü bir ihtimaldir. CHP’nin kurultayı öncesi Baykal’dan kurtulma operasyonu olarak da olanı biteni okumak mümkündür? Ancak Önder Sav’ın telefonun dinlenme vakasıyla kasetlerin servis merkezinin benzerliği düşünüldüğünde bu ihtimal zayıflıyor. İçeriden ve dışarıdan her iki tarafın işbirliği etmiş olması sonucu değiştirmiyor.

Dokunulmazlığı olanlar istifa ediyor!
Şu soruları kendi kendimize sorunca yaşananları anlamak imkânına kavuşmuş oluruz: Suçlu suçsuz demeden bir çok asker ve sivil iktidara karşı komplo kurmakla iddiasıyla suçlanıp tutuklanmadı mı? Sonuçtu bu iktidara karşı muhalif duruşu olanlar sindirilmesi sonucunu doğurmadı mı? AB ve ABD’nin Türkiye çıkarı aleyhine olan faaliyetlerini dile getiren onlarca etkili insan bir bahane ile içeri tıkılmadı mı? Millici yayın yapan ART, Kanal B, Kanal Biz, Ulusal Kanal gibi televizyonların sahipleri bugün hala tutuklu değil midir? Böylece AB ve ABD’nin talepleri doğrultusunda iktidarın getirdiği açılım ve düzenlemeleri eleştirecek ve deşifre edecek kimsenin kalmadığı bir gerçek değil midir? Yargı mensupları “gizli tanık”, tele kulak ve türlü çeşit Gestapovari yöntemlerle baskı altına alınmadı mı? Dokunulmazlığı olmayan muhaliflere dokunuluyor. Dokunulmazlığı olan siyasi muhalifler ise istifa etmek zorunda bırakılıyor. Sonuçta bir anlamda Baykalsız siyaset, iktidar için dikensiz gül bahçesi anlamına geliyor. Bu durum da yaşananların ne anlama geldiğini açıklar niteliktedir.

 “Kansız iç savaş”
Diğer yandan bütün yaşananlar “Yeni Türkiye Cumhuriyeti” ne -ki bu tabir Graham Fuller’e aittir- giden yolda muhalefet engelini aşmaya yönelik olduğu görülüyor. Bu aşamada muhalefetin iki kanadından birisi kırılmış en azından büyük yara almıştır.
ABD’nin The Wall Street Journal gazetesi, “Avrupa’nın dibindeki Müslüman ülke” Türkiye’de ’kansız bir iç savaş’ın yaşandığını yazdı. Aynı yazıda HSYK Başkanvekili Kadir Özbek’in “hükümet yalnızca Avrupa’yı kullanıyor. Türkiye’de her şey bölündü” sözleri de yer aldı. Olanı biteni gördükten sonra Türkiye’de yaşanları dışarıdan birileri “kansız iç savaş” olarak nitelemesinin hiç de nedensiz olmadığı anlaşılıyor.


Facebook'da Paylaş


Yazdırılabilir Sayfa Word'e Aktar Tavsiye Et Yorum Yaz

Bu Yazarın Önceki Yazıları

Son Haberler

SAAT-TAKVİM

KÖŞE YAZARLARI

14 ŞUBAT BAHANE ALIŞVERİŞ ŞAHANE11 Şubat 2012

ANKET

Nevzat Palta Belediye Başkanlığı için tekrar aday olursa




Tüm Anketler


DÖVİZ KURLARI

  Döviz Alış Satış
  Dolar 1.7541 1.7626
  Euro 2.3216 2.3328

GAZETE BAŞLIKLARI

Hürriyet Sabah Milliyet
Star Cumhuriyet Radikal
Yeni Şafak Türkiye Gözcü
Akşam Zaman Posta

   

Anasayfa  Künye  Arşiv Reklam  İletişim  Sitemap  RSS

Hosting : agt Bilişim Yazılım : Mydesign
Yönetim : Gökhan TURGUT - 0.506 878 12 16