| |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
Anasayfa |
Site Defteri |
İletişim |
Reklam |
Haber Ara |
Foto Galeri |
Videolar |
Anketler |
Sitene Ekle |
RSS Kaynağı |
Yazar Girişi
| |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
HABER ARAAKSARAY'a ÖZEL
HAVA DURUMU
EN ÇOK OKUNANLARSON YORUMLANANLAR
|
CHP'NİN ÇÖKÜŞ SÜRECİ ve KOZMİK ABD...
Açıkçası CHP'nin bu kadar kolay çöküşe geçeceğini beklemiyordum. Gönül isterdi ki biraz daha iktidar olma düşüncesiyle var olmaya çalışsınlar ama olmadı, yapamadılar. Gerçi şuan için geçen aylarda ABD'den gelen NEO-CONİ'nin malum BARON ile yaptığı toplantıdan çıkan sonuçları yazmamız gerekir ama tıpkı Balyoz'da beklediğimiz gibi biraz daha bekleyip sonra yazma düşüncesindeyim. Açıkça söylemek gerekirse Kılıçdaroğlu'nun CHP'nin başına geçmeyeceğini Ankara'daki birçok kişi biliyordu. Hatta Önder Sav'ın Kılıçdaroğlu'nun adaylığını açıklayacağı günün bir öncesindeki gece kimin aday olacağı dahi belliydi ama son anda o karardan vazgeçildi. Bana Kılıçdaroğlu ile CHP ne olur sorusu soranlara PM listesini bekleyelim diyordum. Sebebi malum Başkan olarak düşünülen şahsın listeye girip-girmeyeceğini görmekti. Peki o listeye girdimi derseniz? HAYIR. S.Batum CHP için düşünülen isim olarak geçiyordu ama asıl isim o değildi. Düşünülen bir diğer isim de Kılıçdaroğlu'nun adaylığından hemen önce alelacele yapılan bazı anketler içindeki isimlerden biriydi. D-tipi öyle bir isim koymuştu ki, o kişinin ismini ne fazla duyan vardı ne de bir rüzgarı. Anketler yüzde 60'ı gösterince o gece yapılan toplantıda Kemal beyi gösterelim kararı çıktı ve süreç başladı. ABD'den besleme çakma baron ile Almanya'dan gelen kozmik iş adamı bu süreci iyi işlettiklerini düşünerek hem içeride hem dışarıda atağa geçtiler. Okey verilmesinin bir diğer sebebi de İran'la yapılan anlaşmaydı. ABD, İngiltere ve İsrail yapılan takas anlaşması karşısında İran ile yapılacak savaş şansını düşürdükleri için geçen hafta'dan beri Türkiye'ye karşı müthiş öfke ile yatıp kalkıyorlar. ABD'den gelen haberlere göre Beyaz Saray'daki Yahudiler Türkiye'ye öfke kusuyormuş. (Burada küçük bir not paylaşalım; Eğer İran'la anlaşma olmasaydı Temmuz'da İsrail'in savaş hareketi yapabileceği konuşuluyordu.(WP ile NYT'nin Yahudi yazarları da ilk işaretleri vermişti) Hem İran meselesinin hem de Kuzey Irak'ta gelinen son nokta ABD-ALMAN-İSRAİL şeytan üçgeninde büyük tedirginlik oluşturmuş durumda. Bunların hepsi birbiri üzerine binince alınan karar gereği; ''CHP, AKP'nin politikalarını elinden almaya çalışacak. -MHP köşeye sıkıştırılacak ve elinden oylar alınacak. -Ergenekon meselesine fazla girilmeyecek. -Laiklik, Atatürkçülük kelimeleri fazla konuşulmayacak. -Dindarlara gitmek için derin imamları parti meclisine alınacak. -Dışarıdan medyada ön planda olan akademisyen, yazar çizer takımı vitrine koyulacak. -Lider olarak da anketlere bakılacak ve sizin sözünüzü dinleyecek bir figüran koyulacak....'' ...Denilerek, gerektiğinde biz istediğimiz zaman yeniden Ulusalcı bir kimliğe bürünürsünüz emriyle, malum 1 numaranın da mecburen onayıyla sürece geçilmiş oldu.
*
Yanlış ''ata'' oynandı meselesine gelince... Yahut CHP'nin çöküşü neden beklenenden daha erken olacak düşüncemiz sorulunca; size onlarca madde sayabiliriz ama sadece küçük bir-iki önemli ayrıntı ile bitirelim; Dışarıdakilerin son 10 yıldır içerideki ulusalcı şahsiyeti Önder Sav son listede müthiş bir kıyım yaptı. Ulusalcı- Alevi-Çerkez bir yapıya dönüştü. Hemen hemen bütün Kürtleri tasfiye edildi. Kürt M. Karayalçın'ı listeye almazken Savcı Sayan ve bilumum alttaki Kürt kadroları boşalttı. Kürt Gürsel Tekin ile de liste kavgasına girerek onun listesindeki birçok Kürt ismi de listeye almadı. Şuan için KÜRT-TÜRK kavgası olmasa da tepe de müthiş bir ırksal ayrılık olduğu biliniyor. 27 yaşında bir kişi dışında 1000 küsür delegenin ve tepedeki birçok ismin yaş ortalaması 50'nin üzerinde. Unutulmamalı ki bütün devrimler, değişimler genç kadrolarla yapılmıştır. İstanbul'u fetheden komutan Fatih'te gençti, Ulubatlı'da gençti. Ama onlardaki o gençlik tohumunu filizlendiren Akşemset'tin de gençti. Cumhuriyet rejimini getiren M. Kemal'de 50'nin altında idi. (Buradaki gençlikten maksat; Ruhen ihtiyarlamama, genç kalma düşüncesidir ) Özellikle Türk tarihindeki bütün değişimler hep genç adamlarla olmuş ve bu kaide dışına hiç çıkılmamıştır. Geçmişin ve şimdinin fikir akımlarını ortaya koyan düşünürlerde girdikleri akımları hep genç olarak başlamış ve sonuca öyle ulaşmışlardı. Alman yazar Goethe'de, Kant'ta, Allah inancı olan Yahudi A. Einstein'da hep genç yaşta girdikleri yolda kıvılcımlarını atmışlardı. CHP kadrolarında böyle bir simaya veya düşünceye sahip isim görmek mümkün mü? HAYIR... CHP'nin kiminle rüzgar yakaladığına, kiminle değişim yaşatacağına baktığımız da bırakın değişimi yıkılmalarının giderek daha fazla yaklaştığını görmek mümkün. Giden lider 70 küsür, gelen lider 60 küsür, giden 52 delege 50 küsür, gelen yeni 52 delege de 50 küsür yaşında. Gidenler de, gelenler de ulusalcı-statükocu. Gidenlerde, gelenlerde belli oranda seküler bir yaşam sürüyor. Bilimsel olarak 40 yaşından sonra bir insanın değişmesi yüzde 5 ihtimal'dir. Siz bunu birde grup olarak alıp genele vurduğunuzda varın siz düşünün CHP'nin değişme ihtimalini. Soruyorum; Burjuva ulusalcısı S. Batum ile mi değişim yapacaksınız, İlker paşa'yı iki de bir iletişim kazası yaşatan N. Yıldız ile mi? Sürekli hakaret eden M. Faraç'la mı?(Bu ismin neden alındığına bakmanızı isterim) Diğer isimleri saymaya zaten gerek yok. * Gelen akademisyen veya yazarlardan veya siyasetçilerden hangisi bu yaşına kadar peşinden binlerce insanı sürükleyebilmiş? Kaçı bugüne kadar insanların düşüncesinde devrimler ortaya koyabilmiş? Kılıçdaroğlu'nun kendisi de seküler yaşıyor, onu destekleyenlerde. Ona medya desteği veren grubunda da din karşıtlığı var, Silivri'dekilerin de... Unutulmamalıdır ki, dönüşüm ancak çağı iyi okumakla ve evrensel değerlere sahip olmakla mümkündür. 'Dünya yaşlanıyor, Kuran gençleşiyor.' Yaşlı zihinler ancak ve ancak kendi zihniyetindekilere hitap edebilir. Özellikle çağa hükmedecek değerlerden uzaksa. Sahte fakir gerçek fakiri sadece taklit eder, onu yaşaması ve anlaması mümkün değildir. Dindarsan dindarı anlarsın, dindarı taklit ederek veya rol keserek dindarın derdine derman olamazsın. Milliyetçiliğin sahtesini yaptılar ve tutturamadılar. Neden? Çünkü aslı varken sahtesini oluşturmak mümkün değildir. Ayrıca ''kader adalet eder'' kaidesince Baykal'a arkadan vuranların bilmukabele aynı darbe ile karşılaşmaları kaçınılmaz bir gerçektir-ki, böyle bir sicile sahip ve bu acı ile karşı karşıya kalacak olanların partisinden ancak ve ancak huzursuzluk akar. Siyaseti, varlığın gerçek sahibinden ayrı düşünenler ve planlarını onsuz yapanlar bugüne kadar bir dönem ikbal görseler de sonradan kaybetmeye mahkum olmuşlardır. Bu gerçek yakında çökecek ABD-İsrail için de kaçınılmaz bir gerçektir. Behemehal Kılıçdaroğlu'nun bir şansı var mıdır? Evet vardır. Ama bu şans iktidar olma şansı değil, sadece Türkiye'nin önünü açma adına ve yine muhalefet olarak devam etme şansıdır. Yalnız bunu da yapabilmesi için Ecevit'e yapılan suikast planı gibi planlarla karşı karşıya kalabilme riskini göze almalıdır. Zira bu ihtimal dışında da başka da bir şansı yoktur. Şimdiye kadar hayatında siyaset adına herhangi bir yöneticilik vasfında bulunmamış Kemal Bey'in, Önder Sav ve ekibini tasfiye etmeden de başka bir şansı yoktur. Onu o koltuğu oturtanlar diyet ödetmeden o koltukta bırakmayacaklardır. Son olarak şunu da ifade edelim; Hem başkanı, hem partisi, hem medyası, hem de kitlesinin yüzde 90'ı seküler bir hayat tarzına sahip olan bir partiye ümit bağlamış zavallılara hatırlatmak isterim; Boşu boşuna enerjinizi o partiye harcamayın. Hem ülkeye zaman kaybettirmeyin hem de ülkenin siyasi dengeleri ile oynamayın. Unutmayın 21 yy. hakikat çağıdır. Bunu NEO-CONİ-Yahudiler dahi anlamış ve planlarını ona göre yapmışlardır. Sizin gibi aklı evveller ise hala daha bunun farkında değil. Biraz önünüze bakabilseniz göreceksiniz ki; Şuan da dünyayı yönetmeye talip olan ve o yolda hızla ilerleyen gücün ''referans aldığı kaynak hakikat kitabı olduğu için'' kazanma kuşağındadır. Sizler ise kazanma kuşağında kaybetme adına hızla ilerleyen bedbahtlarsınız. Ve kendinize yazık ediyorsunuz. Bence daha fazla geç olmadan bir an önce AB-Washington hattından çıkında kıblenizi Ankara'ya çevirin. Size garanti veriyorum kaybetmeyecek, kazanacaksınız.
***
D.A.S... Okuyanlar hatırlayacaktır. Ergenekon'un arkasındaki örgütten bir ara bahsetmiştik. Birkaç detay ve önemli bir kaç bilgi paylaşmıştık. Eğer bir problem çıkmaz ve bir engelle karşılaşmazsak yakında Ergenekon'un arkasındaki örgütü yazmaya başlayacağız. CIA ve Mossad veya Tapınakçı ekip bu işe ne der bilemiyorum. Ancak Silivri kadrosunun büyük rahatsızlık duyacağı kaçınılmaz bir gerçek. Şimdiden kolay gelsin.
Facebook'da Paylaş Bu habere toplam 1 yorum yazılmıştır. Yrd.Doç.Dr.İbrahim baykan
[ 29 Mayıs 2010, 19:38 ]
ERGENEKON DAVASI YARIM ÇEKİLMİŞ DİŞ GİBİ BIRAKILMAMALI.AKSİ HALDE SÜREKLİ SANCI YAPAR.
|
SAAT-TAKVİM
KÖŞE YAZARLARI
DÖVİZ KURLARI
| |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||