| |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
Anasayfa |
Site Defteri |
İletişim |
Reklam |
Haber Ara |
Foto Galeri |
Videolar |
Anketler |
Sitene Ekle |
RSS Kaynağı |
Yazar Girişi
| |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
HABER ARAAKSARAY'a ÖZEL
HAVA DURUMU
EN ÇOK OKUNANLARSON YORUMLANANLAR
|
'ASIN' ARTIK BU HAİNİ NEFES ALMASIN
''Abdullah Öcalan madem sizin elinizde alırsınız dersiniz ki, bir ay içerisinde Türkiye'de bir tane yaprak kıpırdamayacak şekilde bu terörü bitirmezsen seni öldürürüm, seni idam ederim, seni asarım.....'' Bu sözler Akademisyen Sayın Ö. Aytaç'a ait. PKK sorunun barış yolu ile çözülmesinden yana olan Aytaç'tan bu cümlelerin çıkması tabii ki bizim için önemli bir ayrıntıdır. Artık birçok ılımlı ismin de sabrı tükenmek üzere. Sayın akademisyenin bu tespitleri bence daha fazla bekletilmeden bir an önce faaliyeti geçirilmeli bölücü başı hain asılmalıdır. AKP vereceği kadar taviz vermiştir. Kürtçe kursla başlayan süreç; Kürtçe kanal (özel Kürtçe kanal da açılıyor), Meydanlar da Kürtçe propaganda, Türkiye'nin dört bir tarafında gösterilen apo posterlerine ses çıkarılmaması, Sayın kelimesinden tutunda, İmralı muhatap alınmalıdır denilmesine, Habur skandalından, KCK'nın Osman B.'ye hesap sormasına, Polis'in taşlanmasından, Baydemir ve APO'nun ferman vermesine kadar.... .... Tüm bu tavizlere rağmen son dönemde gelen şehit sayısı 43. Öldürülen PKK'lı ise 130... Tam bir skandal, tam bir rezalet, tam bir acziyet. Kendi toprağınızda, kendi coğrafyanızda ve hüküm sürdüğünüz bütün birimlere rağmen 43 şehit. Merak ediyorum APO'yu astığınız zaman daha ne kadar kaos çıkaracaktır bu PKK'lı köpekler. Sokaklara dökülecek, ortalığı kan gölüne mi çevirecekler? Ekonomik kriz mi çıkaracaklar, yoksa Avrupa'da kan lobisi mi yapacaklar? Hala daha PKK'nın birçok kanadının her zaman var olacağı, tam olarak tasfiye edilse de belli bir kısmının kalacağı ortadadır. Yapılacak olan da bellidir, zamanı da gelmiştir. Ancak burada en büyük sıkıntı nedir biliyor musunuz? 25 yıldır savaşan bir ordunun ''morali bozuk'' olduğundan dolayı savaşıyor olduğu bahanesi. YUH... YUH... YUH... Şimdi burada destansı bir tavra girmeye gerek yok. Milliyetçilerinde artık sabrının kalmadığı açıktır. Sorun teçhizat mı, teknik yetersizlik mi veya adam eksikliğimidir? 700 küsür bin kişilik ordu, tank, top, tüfek, füze...Bakın yerin altından fışkıracak çok sayıda mühimmatta mevcut. PKK'lı köpekler diyor ki; Bu ordu mu Malazgirt'te, Çaldıran da, Ridaniye de, Mercidabık da, Preveze de, Rodos'ta, İstanbul'da, Çanakkale'de savaştı.... Bizi bu hale getirenlere yazıklar olsun. Bizi böyle utanç duruma düşürenlere yazıklar olsun. Bu savaşların yüzde 70'inde asker sayımız düşman askerinden az olmasına rağmen yine kazanıyor, yine toprağımıza toprak katıyorduk. Biz bunu deyince, ABD tandanslı ulusalcı ekip o savaşlar meydan muhaberesiydi, şimdikiler gerilla savaşı diyerek bahane üretiyorlar. Uzatmayalım. Aslında mesele nedir biliyor musunuz? Mesele ne teçhizat ne asker ne ABD, nede AB... Mesele şunlarda saklı; ''Yarabbi! Yarabbi! Hz Peygamberin hatırı için, Kerbela’da dökülen kanlar için, senin yolunda sürünen yüzler, ağlayan gözler için bize yardımcı ol. Bizden lütfunu esirgeme yarabbi! Düşmanın bize uzanan elini başka tarafa çevir Yarabbi! Bakma rabbim günahımıza. Nazar et can-ü dilden ahımıza. Senin için, senin ismini yüceltmek için savaşan gazilere yardım et. Onları telef etme. Onları düşmanın kılıcından, okundan sen koru Yarabbi! Savaşlar ve savaşçılar içinde yahşi olan adımıza leke sürdürme. Din yolunda ben feda olayım. Askerlerimin yerine ben şehit olayım. Tek mülkü İslami payimal edip kâfirlere çiğnetme Yarabbi!” ... Sultan Hüdavendigar bu dua'yı yaptıktan sonra sabah savaşı kazanıyor ve şehit düşüyordu... Yavuz'un Allah'a olan kurbiyyeti, Fatih'in fetih'ten önceki secde hali, Akşemsettin'in fetih için inzivaya çekilişi... Osmanlı komutanları koro halinde Ayasofya'da Cuma'ya dururken Bağdat'ta, Şam'da, Afrika'da Osmanlı ordusuna hutbeler okunuyor, dualar ediliyor ordu peygamber ocağı gibi veli yetiştiriyordu.. Soruyorum; Geceleri alnı secdeye giden ve Türk-İslam dünyasının şuan ki hali için ağlayan kaç komutan, kaç general, kaç asker vardır? Vatan hizmetine giden askeri kendine hizmet için değil, Allah'a, vatana hizmet için çalıştıran kaç G.Kurmay başkanı, kaç Kurmay, kaç Albay vardır? Ayasofya'nın şuan ki haline ağlayan, geceleri seccadesini göz yaşı ile ıslatan kaç Müslüman-Türk, kaç inanmış gönül vardır? Elin Yahudileri, Filistinlileri öldürmeye giderken tank üzerinde Tevrat okuyor, Çin'liler Türkistan katliamından önce inançsızlık duruşuna geçiyor, ABD'li Hıristiyanlar Irak'a gitmeden önce Papa'nın yanına giderek vaftizi yiyor ve Müslüman katline gidiyorlardı. Bizim karşımızda ise devletine isyan etmiş Avrupa'nın kafir ve zalimlerinin dinsiz çocukları, Zerdüşt haysiyetsiz köpekleri var.... 700 bin kişilik Müslüman Türk ordusu, 10 bin kişilik PKK'yı bitiremiyor. PKK'ya ABD, AB, RUSYA yardım ediyor bahanelerine sığınılıyorsa; Bu işi yapanlar o karargahları terk etsin-etsin ki, onların vazifesini hakkı ile yapacak Müslüman -Türk gençleri karargah yolunu tutsun... 25 yıldır ordu yıpranmasın diye diye ajanların cirit attığı bir kurum haline geldiği, PKK dostu Perinçek gibilerinin elinde TSK'nın gizli sırlarının dolaştığı bir mekanda Terör ile mücadele nasıl yapılacaktır? * Tabii ki sebepler dairesinde her şey yerine getirilmelidir. Siyasi, taktik ve strateji için ne gerekiyorsa yapılmalıdır. Zatan fiilidua İslam'ın şartı'dır. Ancak unutulmamalıdır ki, Yavuz'u da, Fatih'i de yaratan Allah'tır, savaşı kazandıran da Allah'tır. Allah yolunda secde hali ile ona koşanda o komutanlardır. Onlar gittikleri davanın aşkına tutulmuş o aşk ile inliyor onun ızdırabı ile yanıp tutuşuyorlardı. Her an onu düşünüyor ve her onu müşahade ediyor onunla bütünleşiyorlardı. Evet, PKK belasını verende Allah'tır. Temizleyecek olan da, ona gönülmüş vermiş onun yolcusu olmuş kutsi yolculardır. Fiil'den sonra kavli dua'ya geçmeyen ve bunu bir bütünlük içinde yaşamayan mekanda ne dava kazanılır ne de şehit sayısı düşer. Ortaya çıkan belge de olduğu gibi , paşa çocukları İZMİR, İSTANBUL,BURSA ANKARA...Anadolu'nun vatan sevdalısı Müslüman Türk çocukları da, HAKKARİ, ŞIRNAK, TUNCELİ'ye...
Ardından gelsin şehitler, saygu duruşu ve cenaze namazları... YA SONRA....
***
TAHLİYE GÜNÜ..
Günün birinde bir devletin başına bir başkan seçilmiş. 7 yıldan fazla iktidar olmuş. Etrafındaki birileri de onu gönderilmiş insan olarak düşünmeye başlamış, o da gerçek sanmış. Devletin gerçek sahipleri de demiş ki, yahu bu adam iyi bir şeyler yapma çalışıyor biraz destek olalım bakalım belki ülke için işe yarar. Neyse günler gelmiş, geçmiş bu adamı ortadan kaldırmak isteyen kimseler planlar yapmaya başlamış. Devletin hakiki sahipleri de bu planları bir bir deşifre etmeye, ortaya çıkarmaya başlamış. Bu başkan kimseyle ters düşmek istemediği için ilk başlarda inanmak istemiyormuş, mecbur kalınca da izin vermek zorunda kalmış. İşler biraz yoluna girince bir planda daha, bir plan daha çıkınca başkan sıkışmış... Tabii kavgadan korkan bu başkan, bu karanlıkları ortaya çıkaran vatan evlatlarına karşı gizliden gizliye küfreder, dışarı da iyi geçinirmiş...(O zannediyormuş ki, bunları devletin sahipleri bilmiyormuş) Hatta öyle bir boyuta gelmiş ki, yahu bu vatan evlatlarının lideri fazla önemli değil, o olsa da bunların tabanının yüzde 60'ı bana oy verir. Bunları fazla takmaya gerek gibi ifadeler bile kullanır boyuta ulaşmış. O yetmemiş ülkücüleri, şucuları, bucuları yukarılara çıkarmayın emri de vermiş. Karanlık odaklarla kavga etmekten korkan bu başkan, bir koltuk daha yukarı çıkmak için gözü hiçbir şey görecek pozisyonda olmayacak hale gelmiş ve bazı şeylere müdahale etmemeye başlamış. Aylardan Haziran olmuş, dadaşlar diyarında biri, Yeditepe'den de biri dışarı çıkmış. Sırada da, KÜÇÜK- ÇİÇEKLER, SEYFOLAR- VARMIŞ... Tüm bunlardan sonra da bizim şair demiş ki; Ey gaflete dalmış doğan görünümlü kanarya, madem bu kadar korkaktın ipi göze alacak cesaretin yoktu neden girdin bu yola? O ki koltuk sevdan vardı, küheylan gibi çatlayarak ölemeyecek kadar yüreksizdin ve dertsizdin niçin sırtındaki küfenin kıymetini bilmedin? Belki de bu sana son şanstır... Bakarsın küfedeki yumurta kırılmaz, sende çakallara yem olmazsın...Unutma senden önceki Ayasofya'yı açmadı kedere düştü... Sende...
Facebook'da Paylaş |
SAAT-TAKVİM
KÖŞE YAZARLARI
DÖVİZ KURLARI
| |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||