| |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
Anasayfa |
Site Defteri |
İletişim |
Reklam |
Haber Ara |
Foto Galeri |
Videolar |
Anketler |
Sitene Ekle |
RSS Kaynağı |
Yazar Girişi
| |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
HABER ARAAKSARAY'a ÖZEL
HAVA DURUMU
EN ÇOK OKUNANLARSON YORUMLANANLAR
|
HAYALLERİ SORGULAMAK
HAYALLER…Her yaş döneminin bir hayali vardır.Yaş ilerledikçe basitleşen,somutlaşan. Örneğin;küçük yaşlardaki kız çocuklarının hayali ; “büyüyünce kiminle evleneceği’’üzerine yoğunlaşır.Genelde babasını eş olarak seçer.Biraz daha aklı erdiğinde; “ babası gibi’’ olanı hayal eder.Model babadır çünkü… Çocuklarına isim düşünür. Çalışan annenin kızıysa kesinlikle ev hanımı olmayı planlar.Çocuklarını bırakıp gitmeyen,bakıcı tutmayan,kreşe vermeyen “ komşu teyze’’ gibi olan…O büyüyüp anne olunca; çocuklarını parka götürmeyi,hamburger almayı,onları süsleyip gezdirmeyi planlar.Altı yaşlarında bir kız ,asla büyüyünce meslek sahibi olacağını söylemez. “ Ne olacaksın ?’’sorusuna;” “gelin olacağım ‘’yanıtını alırsınız. Zaten en çok evcilik oynamayı,komşuya gitmeyi,bebek giydirmeyi veya ayağında sallamayı sever.Düşündüğümüzde; “ bu kız çocuklarının neden hayalleri bu kadar dar’’ diye onları suçladığımızda,neden her buldukları tülün ucunu büzdürüp kafalarına duvak diye takıp gezdiklerinde,yanıtını da kendimizde bulacağız. Çünkü onlara biz bu oyuncakları verdik. Oturup onlara böyle oynamayı öğrettik. Evliliklerimiz,yaşantımız da model oldu.Her masal anlattığımızda “kül kedisi Sindirella’nın nasıl iyi temizlik yaptığını ,sonunda da nasıl prensin evlenmek için O’nu seçtiğini ‘’beynine kazıdık. Kızlar hep temizlik yapan, ev temizleyen,ödül olarak da prensle evlenmeyi hak eden varlıklar olarak öğretildi onlara.Bir kızın erişebileceği en son noktanın sadece iyi bir evlilik olduğunu bilerek veya bilmeyerek hepimiz dinledik,işlendik ve çocuklarımıza da öyle öğrettik.Masalın sonu daima kızın evlenmesiyle bitti.Veeee çok mutlu olmuşlaaar…dedik. Noktaladık.Hiç bir çocuk ve veli de sorgulamadı bu oyunları,masalları,oyuncakları. Erkek çocukları en iyi arabaları size küçücükten motor özelliklerine kadar sayar. Yatakları bile Ferrari modeli alınmıştır.En kalaşinkof modeli silahlar ve askerlerle donatılmıştır hayatı.Babası küçükken ne yapamadıysa çocuğa onu almış gelmiştir eve gelirken,bu da yetmez her pazar el kadar çocuk ya kucakta ya da doğrudan direksiyona oturtularak araba öğretilir. “Ben beş yaşında arabayı kullanıyordum.’’gibi saçma bir övünmeyi marifet sanarak büyümüştür o erkek çocukları. “Benim babam senin babanı döver.’’cümlesini kurmadan büyüyen bir erkek var mıdır bilmiyorum? Ergen olduklarında da hayallerinde bu durum “nasıl kız tavlarım’’ cümlesiyle başlarken, “arabam şu marka olmalı, giysilerim falanca pop sanatçısı,tavırlarım bilmem ne dizisindeki başrol oyuncusuna benzemeli ‘’şekline dönüşür.Okumak,kültürel zenginliğin önemi,güncel olaylardan haberdar olmak gibi,meslek edinmenin başarıya götürdüğü gibi bir hayali olamaz,çünkü ailesinde dinlediği müzikten,anne babasının bırakın kitap okuduğunu görmek,gazete bile okumamasından yüzde yüz etkilenmiştir. Çocuklarımız, bizim kuşağın döneminde artist olmak ,futbolcu olmak,müzisyen veya sanatçı olmak gibi bir hayal kursa ve bunu dile getirse anne babalar çok karşı çıkardı.Bu işler en boş işlerdi, meslek olarak düşünülmezdi. Atasözü söylenerek " sakın haaa'' demek istenirdi; “mesleklerin en kötüsü davulculuk,onu da öğren ve unut.’’ “kızını boş bırakırsan,ya davulcuya varır,ya zurnacıya’’…Okulda piyeste rol alınacaksa, okul idaresi babadan izin alırdı, "baba da yoo benim kızım sahneye mi çıkacakmış,olmaazz.''diye genellikle bilinen bir yanıt verirdi.Erkek çocuklarına da erkekçe rollere izin verilirdi,kral olmak gibi... Peki ne oldu da şimdi çocuklarımızı artist yapacağız diye ; daha bir aylık bebeğimizi alıp reklamcıların kapısını aşındırıyoruz? Neden dansöz elbiseleriyle yarışmalara sokuyor, futbolcu olsun diye uğraşıyoruz? Sanırım bunlar da bizim ,yani yetişkinlerin günümüze uygun HAYALLERİ…Çocuk kısa yoldan para kazansa da biz de yan gelip yatsak.Çocuğumuzun okuması ,meslek edinmesi uzun iş.Para ve emek gerektiriyor.Kısa yoldan atalım sahalara,sahnelere…Ekranlara… Sözü uzattık ;bence hayallerimiz de bencilce.Bırakalım ufukları açık olsun.Büyük düşünsünler.Zoru başarsınlar.Ya da tam tersi;bizim istediğimizi değil,kendi kapasitesine göre ne yapabiliyorlarsa onu yapsınlar.Onlardan büyük beklentilerimiz olduğunu ,sayısalcıolacak,sözelci olacak,baskılarını,yeteneksiz de olsa,sevmese de,zorlayarak bir şeyler yapmasını istediğimizi vurgulayıp durmayı bırakabilmeliyiz.Müzisyen de sanatçı da olabilmeliler.Bu meslekleri de okulunu okuyarak,diplomasını alarak yapabilmeliler.Biz istiyoruz veya istemiyoruz diye değil.Hayallerimizi sorgulamalıyız. “Yaşlandığımda bana baksın’’ diye sonralardan çocuk dünyaya getirmeden,onlara oyuncak silah ,hikaye kitapları alırken,tv programlarında neleri izleyebileceklerine, nelere sınır koyulması gerektiği konularında iki kez düşünmeliyiz. Hayallerimize ulaşmak güzel de,her hayalimiz güzel mi bunu hayal etmeliyiz.
Facebook'da Paylaş |
SAAT-TAKVİM
KÖŞE YAZARLARI
DÖVİZ KURLARI
| |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||