| |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
Anasayfa |
Site Defteri |
İletişim |
Reklam |
Haber Ara |
Foto Galeri |
Videolar |
Anketler |
Sitene Ekle |
RSS Kaynağı |
Yazar Girişi
| |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
HABER ARAAKSARAY'a ÖZEL
HAVA DURUMU
EN ÇOK OKUNANLARSON YORUMLANANLAR
|
Neden EVET?
12 Eylül'de ‘Evet' oyu kullanacağım. 1982'de askeri rejimin dayattığı anayasaya ‘Hayır' demiştim. O gün bugündür Türkiye'nin 12 Eylül Anayasası'ndan kurtulacağı günü hayal ediyorum. Anayasa değişiklik paketi, seçmen çoğunluğu tarafından kabul edildiği takdirde darbe anayasasından kurtulmuş olmayacağız ama kurtulma yolunda önemli bir dönemeci dönmüş olacağız.
Mevcut anayasa, Türkiye'nin önünü tıkayan ideolojik ve yargısal kontrol rejimi oluşturuyor. Geçmişte yapılan tüm iyileştirmelere rağmen anayasanın bu özelliği giderilemedi. Bu ideolojik ve yargısal kontrol rejimine kısaca ‘Vesayet Rejimi' diyoruz. Vesayetin fiili sonuçları artık tahammül edilemez noktalara geldi. Mevcut anayasanın ideolojik ve yargısal kısıtlarıyla ne Kürt sorunu barışçıl ve demokratik zemine çekilebilir ne de bireysel hak ve özgürlüklere dayanan Avrupa standartlarında bir demokrasiye sahip olabiliriz. Türkiye Cumhuriyeti'nin otoriter, zaman zaman da faşizan özellikler göstermiş geçmişiyle hesaplaşmadan bu topraklarda gerçek demokrasinin kurulamayacağını anlamayanların ‘hayır'ını gayet iyi anlıyorum. Onları ikna etmeye çalışacak değilim. Buna karşılık demokrasinin anlamını bilen ‘hayır'cılarla tartışmak şart. Bu ikinci tür hayırcılar arasında pek çok dostumun ve meslektaşımın varlığı, bu tartışmayı özel olarak da zorunlu kılıyor. 2002 hariç hep sola oy verdim. 2002'de Türkiye'yi AB üyeliğine yaklaştırma konusunda gösterdiği büyük çaba nedeniyle Mesut Yılmaz'a bir jest yapmak amacıyla oyumu ANAP'a atmıştım. Ayrıca 2002'de ‘sol' etiketini hak eden bir sol parti de yoktu. 2007'de bağımsız sol aday Ufuk Uras'ı destekledim. 2011'de kime oy vereceğime henüz karar vermiş değilim. AKP'ye oy vermeme gibi bir kompleksim yok. Ama bazı konularda AKP'ye kızgınım. Örneğin 12 Eylül yapımı seçim sistemini ve partiler yasasını olduğu gibi muhafaza etmesine fena halde içerliyorum. Bununla birlikte vesayet rejiminde gedik açan her atılımı yararlı buluyorum. Pakette hak ve özgürlükleri genişletici değişiklikleri, özellikle de 12 Eylül darbesinin yargılanır hale gelmesini son derece önemli buluyorum. Demokrasiye inananların bu atılımları "Tatlandırıcılar" diyerek küçümsemelerini yadırgıyorum. Ama değişikliğin bu boyutunu da geçelim ve esas konuya gelelim: Yüksek yargının kendi kendini atayan bir kast olmaktan çıkartılarak daha çoğulcu bir yapıya kavuşturulması konusuna gelelim. Demokrasilerde yargının, özellikle de Anayasa Mahkemesi, Hâkimler ve Savcılar Kurulu gibi kurumların bağımsız değil tarafsız olması esastır. Adalet meleğinin göz bağı, bağımsızlığın değil tarafsızlığın simgesidir. Yüksek yargının bağımsızlığı muğlak bir kavramdır. Merkez Bankası, BDDK gibi kritik ekonomi kurumlarında olduğu gibi yüksek yargı kurumlarında da bağımsızlıktan çok özerklik ve bu özerkliğin sağlaması umulan tarafsızlık önemlidir. Mevcut durumda yüksek yargı ‘bağımsız' kabul edilebilir ama bana göre tarafsız olmadığı kesindir. Sorun, yüksek yargı nasıl oluşturulursa tarafsızlığın sağlanabileceğidir. Referanduma sunulan pakette tarafsızlık AYM ve HSYK'yi daha çoğulcu bir yapıya kavuşturarak sağlanmaya çalışılmaktadır. Teknik ayrıntıya girmek istemiyorum. Ama şu kadarını belirteyim ki çoğulculuk daha etkili bir şekilde güvence altına alınabilirdi. Cumhurbaşkanı'na verilen yetkileri abartılı buluyorum. Ama son tahlilde öngörülen değişikliklerin mevcut duruma kıyasla yüksek yargıyı tarafsızlığa daha fazla yaklaştıracağına ve bu sayede vesayet rejiminde önemli bir gedik açılacağına inanıyorum. Daha iyisini yeni anayasada yapabiliriz. Gerçekçi olalım. Yeni anayasa AKP ile CHP'nin mutabakatı ile yapılmak zorunda. Bu mutabakatın yolu da her şeyden önce CHP'nin temel ilkeleri itibariyle anayasa projesini ortaya koymasından geçiyor. Bu vesileyle yüksek yargıyı nasıl yeniden düzenlemeyi düşündüğünü de ana hatlarıyla açıklayabilir. CHP'nin anayasa projesi beni ikna ederse 12 Eylül'de evet oyundan vazgeçmem ama 2011'de CHP'ye oy verebilirim.. Seyfettin GÜRSEL
Facebook'da Paylaş Bu habere toplam 1 yorum yazılmıştır. Yrd.Doç.Dr.İbrahim baykan
[ 05 Ağustos 2010, 09:34 ]
AL BENDEN DE BİR EVET.EVET DİYORUM DARBE ANAYASASI YÖK KRALLĞINI YARATTI.SUÇU SABİT DEFOLU BİR PROFESÖRE YILLARDIR SORUŞTURMA BİLE AÇTIRAMIYORUM.YÖK BAŞKANININ YETKİLERİNE BİR BAKIN CUMHURBAŞKANINDA YOK.ADAMLAR GELECEK ON YILIN KADROLARINI BİLE BELİRLEMİŞLER.KİM BUNLAR BİZİM KULÜPTEN,BALDIZ ,BACANAK,EVET EFENDİMCİLER,YAĞCILAR,YALAKALAR.SORUŞTURMA AÇILIP CEZA ALANLAR DAHİ SONRADAN TERFİ ETTRİLEREK ADETA ÖDÜLLENDİRİLDİ.SAHTE DOKTORA TEZİ İLE BU ÜLKEDE DOÇENT BİLE OLUNDU.BELGELERİ ELİMDE BUNLARI HER YERDE YAZIYORUM ÇİZİYORUM AMA DUYAN KİM.YAZIKLAR OLSUN BUNLARI KORUYANLARA.DOKUNULMAZLIK KONUSUNDA MİLLETVEKİLLERİNİN ADI ÇIKMIŞ ASIL KORUNAN BU DEFOLU PROFESÖRLER.SİZ HİÇ TUTUKLANAN BİR PROFESÖR DUYDUNUZ MU??????.
|
SAAT-TAKVİM
KÖŞE YAZARLARI
DÖVİZ KURLARI
| |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||