| |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
Anasayfa |
Site Defteri |
İletişim |
Reklam |
Haber Ara |
Foto Galeri |
Videolar |
Anketler |
Sitene Ekle |
RSS Kaynağı |
Yazar Girişi
| |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
HABER ARAAKSARAY'a ÖZEL
HAVA DURUMU
EN ÇOK OKUNANLARSON YORUMLANANLAR
|
PAYLAŞILAN BİR ÖMRÜN VEDASI
Doğruymuş… Bazı söylentilere; “hurafe” deriz, “hadi canım sende” deyip güler geçeriz. Ama bu söylenen daha önce de yaşadığım halde inanamadığım olay gerçek oldu. Kedi köpek gibi hayvanlar sahibi ölümünü görmesin diye gerçekten UZAKLAŞIYOR, YOK OLUYORMUŞ. Çocukluğumda annemin bir kedisi vardı. Adı; Hokomoko… Bizimle bir kedi ömrü ne kadarsa o kadar yaşadı. Öğretmen okulundan yazdığım mektuplarda hep onu sorardım. Hokomoko ’yu tüm yatılı okul arkadaşlarım tanımış ,öğrenmişti. Sonra bir gün annem “ Hokomoko gitti ”dedi. “Nasıl yani, nereye neden? ” Çocuk kalbimle onun bizi terk ettiği gerçeğini reddetmiştim.Birlikte büyümüştük.O bizim evde her zaman vardı.Ve hiç unutulmadı. Sonra evlendim. Hep bahçede beslediğim kedilerim oldu. Hiç birisinin ölüsünü görmedim. Bir gün yok olup gidiyorlardı. Dost adındaki koyun köpeğim de gitmişti.Onların bu gidişini ; “ölüme gidiş” olarak hiç düşünmedim,belki de düşünmek istemedim. Emekli olunca bana yoldaş olsun diye kara bir kız aldım. Kıvırcık kaniş. Bin dokuz yüz doksan yediden beri yanımda hoplayan zıplayan sevimli bir kara gölgeyle dolaştım. Beni asla terk etmeyen, benim tüm yaşamımı paylaşan gerçek bir yoldaştı. Kımıldadığım anda kımıldar, yürüdüğüm anda yürür, oturmamla uyumamla her anı benim gibi yaşardı. Çocuklarım onunla büyüdü. O hep bizimle var olacaktı … Ve bir gün GİTTİ… Sessizce , yanımdayken, kalktı ve gitti. Kabullenemedim. “Olmaz ” dedim. “Hiç ayrılmadık ve hiç çekip gitmedi daha önce ” . Aldığımda dört haftalık bebekti. “ Bensiz yaşamayı bilmez. Sokakları bilmez. Hayır BIDIK GİTMEZ ” dedim. Ama o yanımdan kalkıp gitti. Aradım seslendim, gelmedi. Cevap vermedi . Tekrar ettiler. Hurafe sandığım o cümleyi yine söylediler: “Hayvanlar ölmek” için giderler. Annemin bana “ Hokomoko gitti ”dediği gibi ben de çocuklarıma; “ Bıdık gitti ”dedim. Onlar da benim sorduğum gibi; “nasıl yani, nereye” cümleleriyle isyan sorularını sıraladılar. Küçük oğlum inanmadı.Çıktı geldi gece yarısı.Tüm şehri aradı.Yürümekten bitap düşmüş bir şekilde vazgeçmeden tam iki gün her yeri gezdi,sordu,ilanlar hazırladı kendi elleriyle.Astı,dağıttı. Ve bugün bana ; “anne araştırdım. Hayvanlar öleceği zaman yuvalarından uzaklaşırmış. Çünkü içgüdüsel olarak sırtlan gibi bir hayvanın kokuya geleceğini ve ailesinin diğer fertlerine zarar vereceğini düşünürmüş. “Biz Bıdık’ın AİLESİYDİK.’’ Seni seviyoruz Bıdık . Bize verdiğin mutlu yaşantı için, bize ölümün soğuk yüzünü göstermek istemediğin, bize zarar gelmemesine, her zamanki gibi (ölürken bile) özen gösterdiğin için teşekkür ederiz. Epeyce ara verdiğim yazılarıma böyle hüzünlü bir konuyla dönmüş olmaktan ve ilk defa ağlayarak yazı yazdığım için üzgünüm. “Köpek için ağlanır mı veya köpek hakkında yazı yazılır mı” diye aklından geçirenlere de; bir hayvanla yaşamı paylaştıkları zaman onun birçok dost sandığı insandan çok daha iyi ve gerçek bir dost olduğunu göreceklerini garantileyerek hepinizin tüm sevdiği canlılara UZUN ÖMÜRLER diliyorum.
Facebook'da Paylaş Bu habere toplam 1 yorum yazılmıştır. nuh.s
[ 08 Eylül 2010, 16:36 ]
alenmaz degil aslinda aglanilir. dorusu onlarinda bir canlari bize omurleri boyunca ne kadarsa mudet boyunca dosluklari oluyor ..
|
SAAT-TAKVİM
KÖŞE YAZARLARI
DÖVİZ KURLARI
| |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||