Aksaray Canlı    Aksaray Tanıtım    Aksaray Tarihi    Künye  
Aksaray ~ Aksaray Haberleri ~ Aksaray Haber
Anasayfa | Site Defteri | İletişim | Reklam | Haber Ara | Foto Galeri | Videolar | Anketler | Sitene Ekle | RSS Kaynağı | Yazar Girişi

HABER ARA


Gelişmiş Arama

NÖBETÇİ ECZANELER

Aksaray Nöbetçi Eczaneler

AKSARAY'a ÖZEL

Şehitlerimiz

Aksaray'lı Şehitlerin listesi..

Belediye Başkanları 2009 Aksaray Belediye Başkanları listesi..

Telefon Rehberi

Aksaray ili telefon rehberi..

Köy Muhtarları 2009 Aksaray Köy muhtarları listesi..
Aksaray Tanıtım Filmi İlimizle ilgili tanıtım filmi..

Aksaray il Haritası

Ayrıntılı görebileceğiniz harita..

Mahalle Muhtarları 2009 Aksaray Mahalle muhtarları listesi..

HAVA DURUMU

EN ÇOK OKUNANLAR

Aradığım bAŞKa bir şey...

Rıza SAĞLAMTAŞ
Okunma  Yazar : Rıza SAĞLAMTAŞ
Mail  E-Mail :
Yorumlar  Yorum Sayısı : 0
Okunma  Okunma : 37277
Tarih  Tarih : 28 Kasım 2010, 13:17

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto


Bugün size birkaç yıl önce yazdığım bir yazıyı sunuyorum. Ama korkmayın konusu bayatlamadı aradan geçen bunca zamana rağmen. Nerden mi biliyorum? Biliyorum çünkü konusu aşk. Aşk bayatlar mı hiç?

 

“Bir insanın muhakkak bir di­ğer yarısı var. Her erkeğin ya­şamında mükemmel birlikteli­ğe ulaşabileceği tek bir kadın var. Aynı şeylerin, aynı anda düşünüldüğü, kelimelerin konu­şurken birbirinin ağzından çalındığı beraberliklerin kadınla­rı...

Herkes bunda hemfikir, ama böylesi bir buluşmayı kaç kişi başarabilir. Olur, belki fakat milyonda bir olur.

İyi de toplumu oluşturan onca evli çift, mutlu beraberlikler... Peki ya onlar? On­lar, çöpçatanlıktır, tensel hoşlanmadır ve­sairedir; gelip geçicidir. Fiziksel ya da sos­yal konuların benzerliği yüzünden yapıl­mıştır.

Kimine göreyse "O"nun ne zaman kar­şına çıkacağı bellidir. Vakti saati bir yerler­de yazılıdır. Ne diyor Melih Cevdet

Düşmek için denizi arıyor yıldızlar,

ölümü inanılmaz kılan denizi,

masal biçen denizi... ("Yıldızlar")

Aşk vahşidir sonra. Düzen dışıdır. Ayakları yere basmaz. Sıradanlık, statüko, uygunluk, durgunluk... aşkın lügatinde rastlayamayacağınız keli­melerdendir. Kızıl kadifelerin sükûnetini, lavanta kokan çarşafları huzurunu aşkta aramayın, bulamazsınız.

Biz aşktan başı dönmüş; iki çocuk

Bütün bir bahar

O çiçek, ben yaprak

Ya rabbi ne güzel sevişiyorduk

Dünyayı aşktan ibaret sanarak... (Cahit Sıtkı "Kuş Gibi"))

Toplum aşkı da cinselliği de sürekli ola­rak evcilleştiriyor. Aşkı bir tarife sığdıra­mazsın. Determinist bir denklem değil ki, aritmetik bir işlem değil ki… Aşk huzur ve­ren bir şey değil. Huzuru, sükûnu, lezzeti mutlaka onda bulacağını umma. Zaten aş­ka ulaştığında da bunu anlama şansın yok. Yok dedim de…

Sen yoksun

Deniz yok

Yıldızlar arkadaşım.

Ya bu gece harikalı bir şeyler olsun

Yahut bir bomba gibi infilak edecek

Başım... (Attilâ İlhan, “Sen Yoksun”)

Aşk, asosyal ve anti sosyaldir. Aşkı sev­giyle karıştırmayın. Aşkın yakasını sev­giden kurtarın. Sevgi aslında bir mecbu­riyetin, yakınlıklara katlanmanın çok hoş bir yolu… Bu yüzden sevgi sosyaldir. Hani şu şiirde olduğu gibi…

Hani bir sevgilin vardı,

Yedi sekiz sene önce.

Dün yolda rastladım,

Sevindi beni görünce.

Sokakta, ayaküstü

Konuştuk ordan burdan.

Evlenmiş çocuklan olmuş,

Bir kız, bir oğlan. (Behçet Necatigil "Gizli Sevda")

Aşk ya topluma karşıdır, ya ona karşı ta­vır alır. Aşkı överiz ama âşık çiftleri ayıpla­rız. Seven, alışkın çiftleri ve âşık çiftleri yan yana getirin, sonra bakın bakalım.

Aradığın eğer mutluluk, huzur, sağlam ilişkiyse arkadaş, o zaman aradığın aşk değil. Aşk aranmaz zaten, hep ordadır. Ve herkes de bunu bilir. Ve pek az insan ona uzanmaya cesaret eder.

Aslında çoğunun aradığı şey aşk değil, aradığı­ güvenli bir beraberlik.

Aşk mantık dışı heyecan... Bu, gençler­de hala var. Ama toplum, bırakınız aşkı; sevgiyi bile unutmuş. Ve aşk biraz, biraz da acı belki de. tıpkı Cevat çapan’ın şu şiirde ifade ettiği gibi bir hal olur aşk acısını çekerken adamda…

Ayrılık rengini aldı kanım

nasıl oldu bilmiyorum

kara,

durgun,

akmıyor. (Cevat Çapan, "Bozkır")

Aşk aslında mutluluğun en yüce derece­si, o kadar yüce ki, erişilmeye korkuluyor çoğu zaman mutluluk ile mutsuzluğun, acı ile hazzın birbirine çok yakın olduğu karmaşık bir duygu. Bazen evet, bazen hayır… Bazen de keyfinden bağır ha bağır.

Hayır, güzelim, hayır ceylan bakışlım

Hayır, başımın ateşi...

Hayır... (Dostum Ömer Solak’ın bir şiiri: "Dağ Başında")

Aşk durağan bir şey değil, aşk durağan­lığı hiç sevmez ki.

Aşk biraz da köle efendi ilişkisi gibi... Gönüllü tutsaklık. Çok seven, hep tut­sak…

 

Mesela ben âşık olduğum zaman karnımda bir kıpırtı oluyor. Vücudumun kim­yası değişiyor. Sonra içimi engin bir yaşama sevinci kaplıyor. Ağaçları da, kuşları da daha bir çok seviyorum. Etrafımdaki, hayatın farkına varıyorum.  

Düşünüyorum da aşk belki de var olmayan bir şey, yok­luğun şarkısı. Belki bir söz ve sadece biz ondan söz ettiğimiz sürece var.”


Facebook'da Paylaş


Yazdırılabilir Sayfa Word'e Aktar Tavsiye Et Yorum Yaz

Bu Yazarın Önceki Yazıları

Son Haberler

SAAT-TAKVİM

KÖŞE YAZARLARI

ACİZLİK Mİ TAVİZ Mİ?23 Mayıs 2012

ANKET

Nevzat Palta Belediye Başkanlığı için tekrar aday olursa




Tüm Anketler


DÖVİZ KURLARI

  Döviz Alış Satış
  Dolar 1.817 1.8258
  Euro 2.3205 2.3317

GAZETE BAŞLIKLARI

Hürriyet Sabah Milliyet
Star Cumhuriyet Radikal
Yeni Şafak Türkiye Gözcü
Akşam Zaman Posta
   

Anasayfa  Künye  Arşiv Reklam  İletişim  Sitemap  RSS

Hosting : agt Bilişim Yazılım : Mydesign
Yönetim : Gökhan TURGUT - 0.506 878 12 16