Şair, araştırmacı ve yazar Murat Sukuti Karaca’nın, Konya Mecmuası,Yıl: X, S. 91-92., Konya, 1946, s. 28-29.’daki “Aksaray’daki Tarihi Eserler” isimli makalesinin devamını yayınlayacağıma dair söz vermiştim. Yürekli, mahir kalem sahibi Karaca’nın Aksaray sevgisi ile sizleri başbaşa bırakıyorum.
“Daha bir çok kıymetli anıtların acı akıbetlerini bir bir anlatmağa dilimiz varmıyor. Bedir Muhtar Mezarlığı’nda bulunan ve Karamanoğulları’nın adamlarından olan Hacı Mukbil ve kardeşi Abdullah’a ait iki mezar taşı Cumhuriyet Okulu bahçesinde muhafaza edilmekte idi. Bu taşlar bir vakit, Aksaray’da müze kurulmasını uygun görmeyen bazı şahısların teşvikleriyle Niğde Müzesi’ne naklettirilmek istenilmişti. Bu haber üzerine ‘Babalık” gazetesinde yaptığımız yayın neticesinde taşlar yerlerinde bırakılmıştı.Geçen yıl Aksaray’a uğradığım zaman bu taşları da ziyaret etmek istemiştim. Taşları yerlerinde bulamayınca, okul hademelerine onların nereye kaldırıldıklarını sordum. Hademeler de taşların okulun bodrumunda muhafaza edilmekte olduğunu söylediler.
Aksaray’ın bugün ayakta bulunan tarihsel eserlerinin iyi bir şekilde onarılmadıklarını da görüyoruz. Karamanoğlu Mehmet Bey’in eseri olan Ulu Cami’nin mimari üslubu ile mütenasip bir tarzda tamir edilmemiştir. Bu eser bilmem hangi kör düşünce ile badana olunarak, güzelliğinin üzerine beyaz bir perde çekilmiştir.
Kızıl Minare’nin üstü yıkıldığından yerli ustalar tarafından çirkin bir şekilde onarılmıştır. Küçük Bölcek Mahallesi’ndeki tarihi minarenin üzeri tahtalarla tamir ettirilmiştir.Sultanhanı ve Ağzıkarahan harap çehreleriyle arz-ı didar ediyorlar. Geçen sene Aksaray’ı ziyaretimde Zinciriye Medresesi’ni kömür deposu halinde, Kızıl Minare’nin çevresini, bulunduğu mahallenin süprüntülüğü vaziyetinde görerek yüreğim parçalandı.
Henüz, Aksaray’daki tarihi eserleri, kitabeleri ve mezar taşlarını toplu halde tanıtan bir eser de yayınlanmış değildir. Bugüne kadar Aksaray eserleri hakkında neşrolunan tetkik yazıları, bu ata yadigarlarının yüce varlıkları karşısında pek fani kalırlar. Bu etütlerin çoğu, tetkik yapmış denilsin düşüncesiyle alelacele yanlış ve noksan bir şekilde hazırlanmıştır.Gönül ister ki, Konya’da kurulan Eeski Eserleri Koruma Kurumu’nun kolu Aksaray’a kadar da uzansın. Orada da bir şube açsın. Zinciriye Medresesi’ni kömür depoluğundan kurtarsın. Şurada burada perişan bir halde bulunan mezar taşlarını, kitabeleri bir araya toplasın. Cumhuriyet Okulu’nun bodrum katında mahpus bulunan iki mezar taşını ortaya çıkarsın.
Kızıl Minare’nin çevresini süprüntülükten çıkarıp, onu tel ögrüler arasına alarak korusun. Dördüncü Kılıç Arslan’ın meşhedini, Darphane Binası’nı, Aksaray Darü’şifasının, Yılancık ve Beramuniyye Medreseleri’nin yıkık duvarlarını yerlerinde muhafaza altında alsın.Hiç olmazsa onları, bugünkü halleriyle olsun koruyalım.”