| |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| Anasayfa |
Site Defteri |
İletişim |
Reklam |
Haber Ara |
Foto Galeri |
Videolar |
Anketler |
Sitene Ekle |
RSS Kaynağı |
Yazar Girişi | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
HABER ARAAKSARAY'a ÖZEL
HAVA DURUMU
EN ÇOK OKUNANLARSON YORUMLANANLAR
|
ÖNCE İNSAN
Ben “ÇERKES MAHALLESİ’NDE” büyüdüm. Mahallemizde bir çok aile çerkesdi… Hatta bir Hocanım Teyze vardı. Emekli bir öğretmen olan Hocanım Teyze’nin adını hiç kimse bilmedi, bilmeye gerek duymadı. O bizim Hocanım Teyzemizdi. Biz tüm mahalle olarak çok sever ve saygı gösterirdik. Çok güzel akordeon çalar ve yemekler yapardı. Düğünlerde mutlaka akordeonuyla çerkes parçaları çalar ve tüm bu oyunları bilenler piste çıkıp marifetlerini ortaya koyardı. Ayrıca Aksaray’da Gavurlar Mahallesi vardı. Bizim sınıfta da bir çok arkadaşım bu mahallede otururdu. Hiç birimizin aklına “neden bu mahalleye böyle deniyor, neden bu çocukların adı Türkçe değil?” gibi bir soru gelmediği gibi ailelerimizden veya öğretmenlerimizden de böyle bir soru gelirse diye herhangi bir açıklama gelmezdi. Yumurtalar boyanmış olarak sınıfa getirilir biz de bayıla bayıla yerdik. Akşam gezmelerine gidilirdi. Herkes kendi adetlerine göre ikramlarda bulunur bu çok renklilik de hayatımıza neşe getirirdi. Aksaray’da nüfusumuzun azımsanmayacak bir bölümü Kürttür. Alevidir. Lazdır… Biz tüm bu farklılıklarla; farkı, fark etmeden , komşularımızla, hemşerilerimizle her yerde ve her zaman çok güzel yaşadık. Bayramlarımızı birlikte kutladık. Yılbaşlarımızı berber geçirdik. Ramazanlarımızı, iftarlarımızı, sevinçlerimizi, üzüntülerimizi diz dize yaşadık. KIZ ALDIK VERDİK. Aile olduk. Öncesine gidersek; CUMHURİYETİMİZİ birlikte kurduk… Kimse “neden başın kapalı, neden oruç değilsin, nerden geliyorsun” gibi sorular sormazdı. Böyle sorular ÖZELE giriyor diye AYIP sayılırdı. Şimdiki gibi ; “falanca görüştekinin dükkanına girmem bizden değil, falanca partinin adamı işe almayalım” düşüncelerinin hiç yaşanmadığı, herkesin sabahları “hayırlı sabahlar efendim, bu gün de afiyettesiniz inşallah” , akşamları; “İyi akşamlar, Allah rahatlık versin komşucuğum” , “Size de efendim, bilmukabele”… konuşmalarına şahit olurdum hep. Yıllardır duymadığım bir diyalog. Ne yazık ki çocuklarımı böyle güzel insanlarla , benim çocukluğum gibi ortamlarda büyütemedim. Torunlarım için ise daha vahim günler geldiğinden şüphem var. İnsanlar farklı kökenlerden olduğunu saklayan, saklamazsa dışlandığını düşünen; bırakın etnik farklılığı görüş veya yaşam tarzı farkının bile biz, siz durumu yarattığı KÖTÜ GÜNLER yaşamaktayız… İnsanı sevmekle başlamalıyız yeniden. Bunca düşmanlık neden?
Facebook'da Paylaş Bu habere toplam 4 yorum yazılmıştır. Erhan DOLGUNCA
[ 09 Haziran 2011, 10:28 ]
tek aklıma gelen ve çözümüm demekki birileri bizi ötekileştiriyo
merve aktaş
[ 07 Haziran 2011, 14:14 ]
bence en büyük problem güvensizlikten doğmakta.insanlar birbirine hiç güvenmiyor nitekim güven olmayan bi yerde sevgiyi beklemek çok zor.sosyal,kültürel,ekonomik..v.s birçok olgu genişleyip güzelleşirken bu gibi manevi değerlerin yok olması gerçektende çok acı.kaleminize sağlık saliha teyzecim...
ADEM
[ 07 Haziran 2011, 11:15 ]
Saliha Hanım söylediklerinize katılıyorum, fakat bu ötekileştirmenin tarihi arka planından da biraz bahsederseniz çok daha iyi olur.
ne zaman başladı? ne zaman doruk noktaya ulaştı? ne zaman son bulur? ÇÖZÜMÜ nedir?? Mustafa Okşar
[ 07 Haziran 2011, 01:48 ]
İnsan yeryüzüne en üstün varlık olarak gönderildi.Onun eğitilmesi yüksek bir karektere sahip hoş görülü içi insan sevgisiyle dolu bireyler olarak yetiştirememişsek bunda aile ortamının ki karekter aile içinde teşekkül eder.Okula gönderdiğimiz çocuklarımız sadece yüksek not için şartlandırılır canlı sevgisi hoşgörü,saygı gibi meziyetleri kazandıramıyan eğitmenlerimizin eksikliğidir.Eğitmen çocuğu olarak saygılarımla efendim.
|
SAAT-TAKVİM
KÖŞE YAZARLARI
DÖVİZ KURLARI
| |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||