| |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| Anasayfa |
Site Defteri |
İletişim |
Reklam |
Haber Ara |
Foto Galeri |
Videolar |
Anketler |
Sitene Ekle |
RSS Kaynağı |
Yazar Girişi | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
HABER ARAAKSARAY'a ÖZEL
HAVA DURUMU
EN ÇOK OKUNANLARSON YORUMLANANLAR
|
BİR HAYAT HİKAYESİ
O yıl okula başlamıştı… Öğretim yılı sonunda karnesini aldı ve akşamı zor etti. Babasına karnesini göstermek için acele ediyordu. Babası ile tüm iletişimi; akşamları babasının O’nu gördüğünde “n’aber lan?” diye sormasıydı. O akşam da işten eve dönen babası ; başını okşar gibi elleriyle sağa sola salladıktan sonra “n’aber lan?” dedi ve “yarın seni bir yere götüreceğim” diye ekledi. Çocuk algılayamadı. Babası bu akşam O’nun la UZUN konuşmuştu! Üstelik daha önce hiç duymadığı bir şey söylemişti; ”seni bir yere götüreceğim”… Sabahı zor etti. Babası bu iyi karneye ödül olarak O’nu luna parka mı götürecekti? Yoksa oyuncaklar, elbiseler mi alacaktı? Babasının elinden tuttu. Gittikleri yer bir elektrikçi dükkanıydı. Ustayla selamlaşan babası, çok önceden söylediği halde başka çırak alan elektrikçiyle biraz kırgın biraz kızgın bir şeyler daha söyledi ve Yine el ele tutuşarak geri dönüş yolunda ilerlediler. Bir berberin camında “ çırak aranıyor” yazısını okuyunca aniden döndü, çocuğu da içeri çekiştirerek ; “işte size çırak” dedi. O günden sonra her gün o berbere gitti çocuk… Babasıyla gezmeye veya alışverişe gittiğini zannederek, babası “ yarın seni bir yere götüreceğim” deyip de çok sevinerek evden çıktığı o günden sonra her gün aksatmadan o berber e gitti. Yerleri temizledi, havluları taşıdı, çay söyledi ve bahşiş aldı. Babası bahşişlerini elinden aldı. “Ama onları ben kazandım, neden alıyorsun ?” diye sordu çocuk. “Çünkü “ dedi babası, “oturduğun bu evin kirasını ben veriyorum, yediğin yemekleri ben alıyorum, giydiklerini de… Hastalandığın zaman doktor, ilaç paralarını ben ödüyorum. Elbette alacağım.” Çocuk düşündü ve babasının söyledikleri çok mantıklıydı. Bahşişlerini bu harcamalar dolayısıyla hep babasına verdi. Okullar açıldı. Çocuk sınıftaki diğer çocuklara sordu; “sen ne iş yapıyorsun?” Sorduğu her çocuk bu soruyu anlamadı. “Babamım mı?” diye yanıtlayanlar oldu. “Bir iş yapmıyorum” diyenler … Ya da alay ettiğini sananlar… Oysa O çok ciddi olarak soruyordu. Ama gördü ki arkadaşlarının bir işi yoktu. Tüm çocukların çalıştığını sandığı için çok şaşırdı. Eve gelince babasına sordu. “Baba benim arkadaşlarımın işi yok!” Babası “tabi ki olmaz. İş bulmak kolay mı oğlum?” Çocuk sevindi. Evet benim işim var. Ben buldum. Okuldan çıkar çıkmaz berbere gitmeye devam etti. İlk okul beşe kadar da olayın farkına varamadan işi olmasından dolayı memnun çalışmaya devam etti. Okul hayatı bu İŞ nedeniyle beşinci sınıftan sonra sona erdi. O ne iş bulsa çalıştı. Pazarcılık asıl işi, berberlik yan işi iken askere gitti. Askerde “ne iş yaparsın?” diye soruldu. “Ben berberim” dedi. “iyi o zaman burada da berbersin” dediler. Doğunun soğuğunda , sıcak bir yerde askerlik yapmış oldu. Çocuk kafasıyla babasına borçlu olduğunu düşündüğüne, her çocuğun bir İŞİ olduğuna inandığına, babasının O’nu gezmeye götürdüğünü zannettiği o karne ertesi gününe gülümseyerek ŞANSLI MI ŞANSSIZ MI olduğuna karar veremedi. “Evlenirsem çocuğuma ben nasıl bir baba olurum?” diye daldı uzaklara…
Facebook'da Paylaş Bu habere toplam 1 yorum yazılmıştır. Mustafa
[ 28 Haziran 2011, 02:24 ]
Tarihin büyük,üstün olarak kaydettiği insanların hayatı araştırıldıgında küçük yaşlardan itibaren hayata atıldıkları mücadele verdikleri görülür.Koruma altında büyüyenlerde hep bir eksiklik vardır.
|
SAAT-TAKVİM
KÖŞE YAZARLARI
DÖVİZ KURLARI
| |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||