| |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| Anasayfa |
Site Defteri |
İletişim |
Reklam |
Haber Ara |
Foto Galeri |
Videolar |
Anketler |
Sitene Ekle |
RSS Kaynağı |
Yazar Girişi | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
HABER ARAAKSARAY'a ÖZEL
HAVA DURUMU
EN ÇOK OKUNANLARSON YORUMLANANLAR
|
GÜNEŞ BOZKIRDA DAHA GÜZEL BATAR
Harika bir akşam vakti… Güneş; Yunan Adalarının arkasına doğru inip giderken, kızılla turuncunun tüm muhteşemliğini gökyüzüne yaymakta… Baktığım yerden Bodrum’ un beyaz binalarını begonviller sarmış, tüm evlerin bahçelerinde açan güller, melisalar, akşamsefalarına karışan ağustos böceği vızıltıları şımarık bir sevimlilik katmakta… Duyup da bilmediğimiz tropik bitkiler, aloevera, papaz inciri dikeni meyveleri ve çiçekleri ile tezat, bodur bitkiler arasında dağları sarmış… Palmiyeler, padişahların arkasından sallanan büyük yelpazeler gibi Akdeniz sıcaklığını hafifleten bir edayla dalgalanırken şöyle düşünüyorum: GÜNEŞ BOZKIRDA DAHA GÜZEL BATAR!.. Evet… Aynen böyle düşünüyorum. “Bülbülü altın kafese koysanız…” örneği… Ankara’ya doğru giderken Koçhisar’ı geçince Tuz Gölü’nün üstünde bir gün batımına denk gelmediyseniz, mutlaka gidişinizi o saatlere ayarlayınız. Güneş burada nasıl hızla kayboluyorsa; orada gitmemek için ayak direyen konuk gibi ağırdan alır. Nasıl da nazlanır. Öyle bir kızıllık çöker ki ovaya, göle… Şavkı gök mavisine karışır. Daha önce hiçbir ressamın elde edemediği, kızıl-mavi karışımı nefis bir gökyüzüne bir de ay doğuverir. Henüz gitmeye hiç niyeti olmayan güneşe inat, erken gelmiş konuk mahcubiyetiyle yerleşiveren, çok güzel bir mehtaba gebe sevgili ay… Güneşle karşılıklı bakışırken, ikisi de birbirine “hayrola?” diye sormakta... Hele Konya’dan Aksaray’a gelirken, önünüzde uzanan sonsuzluk hissi veren dümdüz ovaya bakarsanız bir gün batımında; hiçbir kartpostalın, usta manzara ressamlarının veremediği bir güzellik serilir boylu boyunca… Sarı kızıla dönerken bozkırda güneş, uzansanız dokunabilirmişçesine ufukta tüm haşmetiyle ufukta yer almış, yere doğru yolculuğuna başlamak üzere. Güneşin yerle bütünleştiği tek coğrafyadır bozkır... Yerde, kızıl bir küre siz Aksaray’a yaklaşana dek yuvarlanır, şakalaşır sizinle. Sonra inmeye başlar. Yarım hale, çeyrek hale gelirken bir hüzün ve sevinç dalgalanması yaşatır ruhunuzda. Arza doğru, yeraltına doğru giden… ***Güneşin, ölen sevdiklerimizin gidişi gibi, bir daha gelmeyecekleri gibi hüzünle gömülüşünü düşünüp, uğurlamak isteği duymamıza sebep olarak gitmesini izlerken,bir yandan da yarın yine battığı yerden çıkacak sevincini, umudunu müjdelemesi, durup dururken bize “ölüm var ama doğum da var” hüzün ve sevincini yaşatır. Hasan dağı… Ey yüce dağım. Senin de eteklerinde serilen Helvadere gölünde; zirvenin aksine, ulaşılmazlığının aksine nasıl da alçakgönüllüsün. O yüce bağrında barındırdığın efsanelerinle Hasan Dedemizle, meşelerle çamlarla… bozkırdan ormana geçişin verdiği şaşkınlıkla sürprizler yaşadığımız, bizim güzel dağımız. Güneşin uğurlandığı bir saatte isen; ağustos sıcağına inat karlı zirvelerini yalayıp geçerek sana bir yudum serinlik sunarak göle doğru yok olup gidişini seyretmeye doyamazsınız. Muzipçe bir gülümseme yayılır yüzünüze; Ali baba’ya ziyarete gelirken mendiline kar sarıp getiren Hasan Dede’nin öyküsünü anımsarsınız. Hani; getirdiği kar saatlerce erimemiş de, tam o sırada kadınlar hamamdan çıkmış giderlerken görünce, mendildeki kar bir dakikada su oluvermiş. Ali Baba da “dağlarda evliyalık kolay” diye takılmış… Sözün özü sevgili okurlarım; Güneş Bozkırda , ay bozkırda, biz bozkırda daha güzeliz!
Facebook'da Paylaş |
SAAT-TAKVİM
KÖŞE YAZARLARI
DÖVİZ KURLARI
| |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||