| |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| Anasayfa |
Site Defteri |
İletişim |
Reklam |
Haber Ara |
Foto Galeri |
Videolar |
Anketler |
Sitene Ekle |
RSS Kaynağı |
Yazar Girişi | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
HABER ARAAKSARAY'a ÖZEL
HAVA DURUMU
EN ÇOK OKUNANLARSON YORUMLANANLAR
|
ÖĞRENMENİN YAŞI YOKTUR
Şu msn midir nedir, face book? Teknoloji sen nelere kadirsin! Bana bundan on yıl önce; “ otuz yıllık arkadaşlarını, hatta ilkokul arkadaşlarını bulacak, onların şimdi nerelerde ne yaptığını öğrenecek, hiç bilmediğin akrabalarını tanıyacak, tanımadığın belki de hiç tanışamayacağın yüzlerce arkadaşın olacak” deseler , ”hadi canım” der , güler geçerdim. Ama şimdi elimden bırakamadığım bir note book veya cep telefonundan sürekli takip ettiğim sayfam, grubum adreslerim vs. var. Çoğunu yanlış telaffuz ettiğim terimlerim, paylaşımlarım… Nerden çıktı şimdi bu derseniz ; uzun süredir şehir dışında olduğumdan yazılarımın geciktiği şu günlerde maillerime bakmak ve yazımı yazmak için, bilgisayarımı açar açmaz ilkokul arkadaşımın bana mesaj attığını, faceden çok sevdiğim öğretmen okulu arkadaşımın beni bulduğunu gördüm. Biraz evvel de Manisa’dan hiç tanımadığım bir tarih öğretmeniyle “yazılarımı okuyup beğendiği için beni eklediği “ sohbetini yaptım. Emekli olduğum yıllarda büyük bir boşluğa düşeceğimi zannettiğim için bilgisayar kursuna başladım. Kurs arkadaşlarım benim çocuklarımın yaşındaydı. Önce beni çözmeye neden orada olduğumu anlamaya, biraz da uzak durmaya çalıştılar. Teneffüslerde sormaya başladılar daha sonra. Siz neden geliyorsunuz? Haklılardı. Şimdiki gibi yaygın değildi ve ben onlara göre ununu elemiş, eleğini asmış bir kişiydim. Dedim ki ; çocuklarımla yazışmak istiyorum, bu sanal ortamı tanımak, bu aleti korkmadan kullanabilmek. Hala da çok iyi kullandığım söylenemez ama iyi ki de gitmişim… En azından açmayı kapamayı öğrenerek ve paintten resim yaparak mezun oldum. Bir cesaret geldi. Bizim kuşağımız elektroniği pek sevmez ve beceremez. Televizyonun kumandasını çözebilmiş değiliz… İnsanların at gözlüğünü çıkarıp, yarın ya da şu dakika yeni bir şeyler yapmasından yanayım. Hemen resim yapmaya, ya da bir müzik aleti çalmaya başlayabilirler mesela. Bu insan beyninin yaşlanmasını önleyen, hücre yenilenmesini sağlayan bilimsel bir olay. Bu kış kesinlikle İngilizcemi ilerleteceğim. Bakalım oradaki gençler arasında da kabul görecek miyim? Bunu düşünmek bile heyecan verici. Belki kurs beni İngiltere’ye gönderir. Neden olmasın? :) Tek dakikamızı boşa geçirmeden dolu dolu yaşamalıyız dünyayı. Değil mi sevgili okurlarım? Yeter ki bu kısa ömrümüze fesatlığı, dedikoduyu, başkalarının hayatıyla ilgilenmeyi, çok yemeyi, AZ OKUMAYI sokmayalım. Herkese yeni uğraşlarında başarılar!
Facebook'da Paylaş |
SAAT-TAKVİM
KÖŞE YAZARLARI
DÖVİZ KURLARI
| |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||