|
|
EĞİTİMSİZ ÖĞRETİM OLMAMALI
Yazar |
: Saliha TOPRAK |
E-Mail |
: saliha-toprak@hotmail.com |
Yorum Sayısı |
: 0 |
Okunma |
: 2289 |
Tarih |
: 01 Ekim 2011, 22:58 |
O zamanlar harika ilköğretim müfettişleri vardı. Gerçekten baba insanlardı. Asla yıkıcı olmayan, yapıcı ve yol gösteren, örnek dersler vererek meslek hayatınıza ışık tutan rehber insanlardı. İlk öğretmen olduğum sene böyle bir müfettiş dersime girdi, sorular sordu. Eleştirilerini, övgülerini söyledi. O zamanlar uygulanan bir teknik olan “küme çalışmasını” yapıp yapmadığımı sordu. Ben tüm bilmişliğimle ; “yararına inanmadığımı, çalışan çocuğun diğerleri arasında sömürüldüğünü, bir kişinin emeği ile diğerlerinin değerlendirildiğini, vs…” anlattım. Beni sabırla dinledi. Sözümü kesmedi, eleştirmedi. “Bitti mi”dedi. “evet” dedim. “Hocanım” dedi. “Bu çocuklara akşam ödev veriyor musun?” “Evet” dedim. “Haaa… sırtlarına bir torba yük veriyorsun. Bu torbanın altı da yırtık. Eve giderken verdiklerin, öğrettiklerin döküle döküle gidiyor. Evlerine vardıklarında; tek lamba ve soba yanan odada bütün ailesiyle birlikte akşam sofrası, aile kavgası, bir çok telaş içinde torbada kalanların hepsi dökülüp kayboluyor. Ertesi gün bu torba boş olarak karşına çıkıyor. Sen bu çocuğu tahtaya kaldırıyorsun. En az elli çift bu çocuğa pür dikkat bakmakta iken, dersi anlatmasını istiyorsun. Ama daha okuldan eve kadar döküp gittiği bilgilerle, evdeki yaşadıklarının iyice yok ettiklerinden geriye kalan hiçbir şeyi söylemesini bekliyorsun. Çocuk bu ezilmişlikle yerine oturuyor. Oysa küme olara tahtaya kalksalar, o elli çift bir çocuk yerine altı çocuğa yönelse, başarısızlık ve ezilmişlik paylaşılsa, Ahmet de bilmiyor Ayşe de deyip rahatlasa onlarla daha kolay iletişim kurarsın” dedi. Bir de örnek ders verdi. Yaparak yaşayarak ders nasıl yapılır gösterdi. O yıllarda okullarda malzeme yokken, ders araç ve gereçleri eksikken, bir çok bahanemiz varken “ ders, derste nasıl öğrenilir?” gösterdi. Derslerin, okuma-yazmanın nasıl olsa ÖĞRENİLDİĞİNİ, insan olmanın erdemlerinin, eğitimin ağırlıklı olarak verilmesi gerekliliğini kavrattı. Oynar eklemin nerede olduğunu çocuğun kendi bedeninde, bir birinin koluna dokundurup buldurarak, oynamaz eklemin kafatası olduğunu, kafalarını tokuşturarak verilebileceğini gösterdi. Ders hem çok keyifli, hem de verimli oluverdi. Sene sonunda sazlı sözlü etkinliklere, yirmi üç nisanlarda piyeslere parodilere ağırlık vermemi önerdi, Kağıtlardan prenses elbiseleri yaptık. Naylon ayakkabıları soba boyasıyla boyayıp elbiselerinin altında gümüş gibi parlattık. Hep beraber mutlu ve başarılı bir yıla imza attık. Hep beraber diyorum çünkü ben de kendime güvenen, başarılı bir meslek hayatına adım attım. Şimdi nereden çıktı bu müfettişlik , öğretmenlik … konuları diyeceksiniz? Okula yeni başlayan miniklerimiz, onların aileleri, en az yirmi yılınızı alacak bu uzun maratonda, sadece derslerinizle hayatı ıskalamayınız, ıskalatmayınız. Artık okullarda “öğretim yılı” başlatılıyor. “eğitim” kısmı kaldırılmış. Bu kısmı tamamlamak da ailelere ve öğrencilerin kendilerini iyi yetiştirmesine bırakılmış. Yeteneklerinizi keşfederek, kendinize sosyal yaşama hazırlanma ve ders dışı etkinliklere katılma saatleri ayarlayınız. Resim , beden eğitimi, müzik,dans gibi bir etkinlikte yer alarak, okullarda olmayan spor salonları, müzik ve resim atölyeleri verilmeyen sosyal ve yetenek dersleri eğitimlerini alarak kendinizi yetiştiriniz. Artık küme çalışmalarının yapılmadığı, etkinliklerin, müsamerelerin hiç olmadığı, okullarda, kendiniz kümeler kurunuz. Başarıyı da , yenilgiyi de kendinizin seçip içinde yer aldığınız gruplar içinde yaşayınız. Hayatta her şey fizik, coğrafya değildir. Eğer öyle olsaydı, ,İlkokuldan sonra okumayıp evlenip hayata ayılmış bir çok insan, dışarıdan açık liselere, üniversitelere giderek okullar bitiremezdi. Böyle bir çok okul bitiren yetişkine rastlarsınız ama bir müzik dehasının , ressamın, çocukken eğitilmeden resitaller verdiğine, resim starı olduğuna tanık olamazsınız. Büyüdükten sonra sahip olduğunuz ama eğitilemediğiniz yetenekleriniz körelip gitmekte belki de siz ve aileniz hiç fark edememektesiniz. Büyüdüğünüzde keşke şu yeteneğimi de çocukken geliştirseydim” veya benim de bir yeteneğim var mıydı, acaba iyi bir dansçı, sporcu veya gitarist olabilir miydim” diyebilirsiniz. Bu dallarda kendimizi eğitmek derslerimize engel değildir. Bir çok müzisyen doktor, bir çok piyanist avukat, sporcu polis olduğu gibi… Edineceğimiz mesleğe hobilerimizi, sevdiğimiz etkinlikleri ekleyebiliriz. Hepimiz sırtımızdaki yırtık torbalarla okullardan evlere gelirken döktüğümüz bilgilerle yarım yamalak sınıf atlıyoruz. Hiç kimse ilk öğretimde yıllarca öğrendiği İngilizceyi hayatta kullanamıyor, cebirle geometriyle mutlu olamıyor. Yeteneklerinizi geliştirerek büyüyen çocuklar olmanız dileğiyle, güzel bir “öğretim yılı” yanı sıra; “İYİ BİR EĞİTİM YILI” diliyorum.
Facebook'da Paylaş
 |
Bu Yazarın Önceki Yazıları |
Son Haberler |
 |
|
|
|
|
KÖŞE YAZARLARI
            .jpg)               |
ACİZLİK Mİ TAVİZ Mİ?İLAHİ YA RABB'İ!KABUL GÜNÜSosyal Güvenlik İle İlgili Genel Sorular-12Yeni ve Sivil Anayasa ŞartKoyun'laştırılan Aslan'ın Aslına İrcasıBU GAZETECİLERE SAYGISIZLIKTIR (1)AKSARAY'DA BİR HAÇLI DÜK'ÜPAHA BİÇİLMEZ ŞEFKAT ANNE ŞEFKATİDünya'nın En Güzel Kadını "Annem"EĞİTİMİN TEMEL SORUNUAKSARAY TANITIMINDA YENİ BİR FIRSATBir Garip RüyaMucize Dualar..28 ŞUBAT GÜNLERİ'NDE İZMİR'DEAğaç, Yaş İken EğilirTurizm Sektöründeki değişim ve stratejilerİNSAN TÜKETEN ŞEHİRLERHAYATHEMŞEHRİLERİME SAYGILARIMLARomantik Aşk ve ŞirkAlaboyun'dan maaş sitemiÇünkü ilk defa seviyorumAtatürk'ü Anlamak...Türkiye'nin en başarılı gençleri için son virajAradığım bAŞKa bir şey...Bazen...23 Mayıs 201223 Mayıs 201222 Mayıs 201221 Mayıs 201218 Mayıs 201218 Mayıs 201215 Mayıs 201215 Mayıs 201214 Mayıs 201213 Mayıs 201207 Mayıs 201230 Nisan 201224 Nisan 201222 Nisan 201221 Nisan 201203 Nisan 201202 Nisan 201202 Mart 201229 Şubat 201219 Ocak 201212 Ocak 201210 Ocak 201230 Kasım 201111 Kasım 201123 Ekim 201128 Kasım 201026 Temmuz 2010 |
|
DÖVİZ KURLARI
|
Döviz |
Alış |
Satış |
| Dolar |
1.8387 |
1.8476 |
| Euro |
2.3264 |
2.3376 |
|