Aksaray Canlı    Aksaray Tanıtım    Aksaray Tarihi    Künye  
Aksaray ~ Aksaray Haberleri ~ Aksaray Haber
Anasayfa | Site Defteri | İletişim | Reklam | Haber Ara | Foto Galeri | Videolar | Anketler | Sitene Ekle | RSS Kaynağı | Yazar Girişi

HABER ARA


Gelişmiş Arama

NÖBETÇİ ECZANELER

Aksaray Nöbetçi Eczaneler

AKSARAY'a ÖZEL

Şehitlerimiz

Aksaray'lı Şehitlerin listesi..

Belediye Başkanları 2009 Aksaray Belediye Başkanları listesi..

Telefon Rehberi

Aksaray ili telefon rehberi..

Köy Muhtarları 2009 Aksaray Köy muhtarları listesi..
Aksaray Tanıtım Filmi İlimizle ilgili tanıtım filmi..

Aksaray il Haritası

Ayrıntılı görebileceğiniz harita..

Mahalle Muhtarları 2009 Aksaray Mahalle muhtarları listesi..

HAVA DURUMU

EN ÇOK OKUNANLAR

Eğitime Bakış

Gündoğdu YILDIRIM
Okunma  Yazar : Gündoğdu YILDIRIM
Mail  E-Mail : 72gun@mynet.com
Yorumlar  Yorum Sayısı : 0
Okunma  Okunma : 1764
Tarih  Tarih : 26 Kasım 2011, 23:41

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto


Öğretmenin önemi devlet büyükleri tarafından bir kez daha dillendirildi. Televizyon kanallarında günün anlamıyla ilgili haberler, programlar yapıldı.

 

Her şey öğretmenlik mesleğinin kutsallığı üzerineydi.

 

Ekonomik, sosyolojik ve de psikolojik yönden kimse ciddi anlamda öğretmenlik mesleğini konuşmadı.

 

“Anne gibi, baba gibi”,”Öğretmenin kölesi olurum”, “Öğretmenler, yeni nesil sizlerin eseri olacaktır”, “Fedakâr, cefakâr”,”En zor koşullarda emeğini esirgemeyen öğretmenler” gibi sözlerle öğretmenlerin gönülleri alınmaya çalışıldı.

 

Her zaman dile getirdiğim gibi; önemli işler yapanlar her anlamda değer verilen kişilerdir. Bugün doktorlar, ekonomik ve sosyal doyumun en yükseğini yaşamaktadır. Avukatlar, Mühendisiler de öyledir. Toplumdaki avukatlık algısı bile, avukatlık mesleğine verilen değerin ne kadar yüksek olduğunu gösterir bize.

 

Avrupa’da öğretmenin aldığı maaş, mesleğin tercih edilme oranı, Eğitim Fakültelerinin kalitesi, öğretmenliğin değerini göstermesi açısından önemlidir. Ülkemizle kıyaslandığında ise öğretmenliğin, Avrupa ülkelerinde ne kadar değerli, ülkemizde ise ne kadar değersiz olduğu görülmektedir.

 

Ülkenin en ücra köşelerinde, en zor koşullarda görev yapan öğretmenlerin hem ekonomik hem de sosyal anlamda ne kadar gerilerde oldukları görülecektir. Bu zor koşullar nedeniyle, Öğretmenlik mesleğini tercih edenlerin çoğunun, başka bir iş yapamadığından bu mesleği tercih ettikleri anlaşılacaktır.

 

Şehirlerde ise; çalışma standartlarının çok üstünde çalışmak zorunda kalan, daha çok daha çok başarı isteyen sistemin çarklarında ayakta durmaya çalışan öğretmenler, adeta yarış atına dönmüş durumdadırlar.

 

Tüm bu zor çalışma koşullarına rağmen alınan ücret ortadır. Hiçbir eğitimciyi memnun etmemektedir. Yüzde doksanı yoksulluk sınırında yaşamaktadır.

 

Nasıl doktor, avukat ve mühendis için ciddi paralar ödeniyorsa bu ülkede; eğitim için de ciddi kaynaklar ayrılıp, eğitimcilere ciddi paralar ödenmelidir.

 

Eğitim fakültelerinin, eğitim kalitesi artırılmalıdır.

 

Liseyi bitirip, üniversiteye girecek öğrencilerin ilk tercihlerine öğretmenlik mesleğini koymaları için meslek cazip hale getirilmelidir.

 

“Eşit işe, eşit ücret” adı altında yapılan düzenlemede eğitimcilere en küçük bir iyileştirme bile çok görülmüş, adeta üvey evlat muamelesi yapılmıştır.

 

Hani derler ya halk arasında, “aç ayı oynamaz” diye.

 

Öğretmenlerden ciddi işler bekleniyorsa ilk önce ekonomisi iyileştirilmelidir. Sosyal hakları en üst sınırlara çıkartılmalıdır.

 

Örneğin, öğretmenevi imkânlarından, sosyal tesislerden ücretsiz yararlandırılmalıdır. Ek ödemeler tatmin edici düzeyde olmalıdır.

 

Diğer meslek gurupları kendi kurumlarının tüm olanaklarından en iyi şekilde yararlanırken, öğretmenler; kendi kurumlarının sosyal olanaklarından yararlanamıyor.

 

Ülkede öğretmenlerin büyük çoğunluğu ikinci bir iş yapıyor.

 

Düşünün, bir doktorun mesaiden sonra bakkal dükkânı işlettiğini; o doktorun, doktorluğundan şüphe edilir; o doktorun bir tane hastası kalmaz değil mi? Yine bir avukatın, duruşmalardan sonra oto galericilik yaptığını varsayın; sanırım avukatın müvekkilleri hemen o avukattan davalarını geri çeker, o avukatın elinde bir tane davası kalmazdı.

 

Neden bir öğretmenin taksici, bakkal, manav, emlak, bilgisayar alım satımı, cafe işletmeciliği, araba alım satımı vb işler yapması yadırganmıyor bu ülkede.

 

Ülke olarak öğretmenliğe verdiğimiz değer ve de toplum olarak öğretmenliğe bakış açımız ortada.

 

Devletin, öğretmenlere bakışı değişmedikçe, Eğitim Fakültelerinde kalite artmadıkça, öğretmenlik mesleğinin sorunları çözülmedikçe, iyi bir eğitim beklentisi, ülkemiz için hayal olacaktır.

 

Eğitimi iyi olmayan bir ülkenin hiçbir şeyi iyi olamaz.

 

Değil mi?


Facebook'da Paylaş


Yazdırılabilir Sayfa Word'e Aktar Tavsiye Et Yorum Yaz

Bu Yazarın Önceki Yazıları

Son Haberler

SAAT-TAKVİM

KÖŞE YAZARLARI

ACİZLİK Mİ TAVİZ Mİ?23 Mayıs 2012

ANKET

Nevzat Palta Belediye Başkanlığı için tekrar aday olursa




Tüm Anketler


DÖVİZ KURLARI

  Döviz Alış Satış
  Dolar 1.8387 1.8476
  Euro 2.3264 2.3376

GAZETE BAŞLIKLARI

Hürriyet Sabah Milliyet
Star Cumhuriyet Radikal
Yeni Şafak Türkiye Gözcü
Akşam Zaman Posta
   

Anasayfa  Künye  Arşiv Reklam  İletişim  Sitemap  RSS

Hosting : agt Bilişim Yazılım : Mydesign
Yönetim : Gökhan TURGUT - 0.506 878 12 16