Aksaray Canlı    Aksaray Tanıtım    Aksaray Tarihi    Künye  
Aksaray ~ Aksaray Haberleri ~ Aksaray Haber
Anasayfa | Site Defteri | İletişim | Reklam | Haber Ara | Foto Galeri | Videolar | Anketler | Sitene Ekle | RSS Kaynağı | Yazar Girişi

HABER ARA


Gelişmiş Arama

NÖBETÇİ ECZANELER

Aksaray Nöbetçi Eczaneler

AKSARAY'a ÖZEL

Şehitlerimiz

Aksaray'lı Şehitlerin listesi..

Belediye Başkanları 2009 Aksaray Belediye Başkanları listesi..

Telefon Rehberi

Aksaray ili telefon rehberi..

Köy Muhtarları 2009 Aksaray Köy muhtarları listesi..
Aksaray Tanıtım Filmi İlimizle ilgili tanıtım filmi..

Aksaray il Haritası

Ayrıntılı görebileceğiniz harita..

Mahalle Muhtarları 2009 Aksaray Mahalle muhtarları listesi..

HAVA DURUMU

EN ÇOK OKUNANLAR

Bir bedelli askerin anıları...

Konuk Yazar
Okunma  Yazar : Konuk Yazar
Mail  E-Mail : bilgi@haberaksaray.com
Yorumlar  Yorum Sayısı : 1
Okunma  Okunma : 3304
Tarih  Tarih : 13 Aralık 2011, 21:21

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto


    Paralı askerlik çıktı böyle oldu!

    Oysa askerlik eskiden böyle miydi?

    Tıpkı tüfeğin icat olup, mertliğin bozulduğu gibi…

    İşte zamanımızın askerlik hizmeti!

    İşte zamanımızın askerlik hizmeti ile ilgili, ilginç bir askerlik hikâyesi:

    Zamanımızın askeri Mehmet; sabah 07.30’da kalkar. (bu askerlik çekilir iş değil sabahın bu saatinde kalkılır mı yaa? Diye içten homurdanır!)

    Annesini, askere gidişini görmek ister diye, uyandırır:

    Anne: Hııı, tamam oğlum, güle güle, çıkınca kapıyı çekersin, der… (Nerde o davullu zurnalı, kına yakılarak uğurlanan askerlik!)

    Evden çıkarken apartman görevlisi Ahmet Efendi ile karşılaşır:

    Ahmet Efendi: Sabah sabah hayırdır?

    Mehmet: Askere gidiyorum der.

    Ahmet Efendinin gözleri dolu dolu olur. Çünkü aklına Hakkâri’de askerlik yapan oğlu gelmiştir. Oğlunu nasıl da askere uğurlamışlardı…

    Ahmet Efendi: Benim oğlum da Hakkâri’de, 6 ayı kaldı, nereye düştün?

    Mehmet:  Aksaray’a...

    Ahmet Efendi, eski Konya’ya bağlı ilçe, yine il Aksaray sanır...

    Ahmet Efendi: Allah’a emanet ol, derken sesi titrer!

    Sabah trafiğinde Aksaray askerlik şubesine gitmek, Mehmet’in epey zamanını alır...

    Yolda çok sıkılır, bu saatte uyanık arkadaşı olmadığı için telefonla da konuşamaz.Aklından, her giden söylüyordu telefon yasak diye, demek böyle oluyormuş...

    Uzun bir zaman geçer ve Mehmet Askerlik şubesine gelir...

    Kapıdaki üniformalı askere müracaatı nereye yapacağını sorar.

    Asker, eliyle bir yeri gösterir...

    Mehmet gibi 3 - 5 kişi bekliyordur, Mehmet de arkalarına takılır.

    Aradan 25-30 dakika geçer, Mehmet hâlâ bekliyordur.

    Aklından anlatılanlar doğruymuş... Askerlikte zaman hakikaten geçmiyormuş diye geçirir…

    Geçmeyen zaman diliminde saat 12.00’ye gelirken, görevliler Mehmet’in evraklarını verirler.
    Ve parayı yatırdıktan sonra, banka dekontunu kendilerine getirmesini söylerler.

    Mehmet bankaya gelir. Orada da bir kuyruk! İçinden, bu askerlik ne kadar zor diye geçirirken, birden aklına telefonunu kullanmak gelir. Telefonuna baktığında, yasağın kalktığını(!) görür ve yasağı kaldıranlara, kısaca bir dua kondurur!

    Sonra açar telefonu ve sıra beklerken, sevgilisiyle görüşür...

    Mehmet sevgilisi ile görüşünce biraz olsun rahatlar ve yaptığı görevin zorluğundan, stresinden sıyrılır!..

    Sevgilisi ile konuşurken, onu çok özlediğini söyleyip, askerlikteki zorlu koşullardan(!) bahseder.
    Sevgilisi telefonda esneyerek “Sonra konuşalım” der.

    Mehmet içinden, bu kız beni unutmaya mı başlamıştı ne diye geçirir.

    O sırada veznedar:
    -Buyurun işlem nedir, diye sorar...

    Mehmet: Hesabımdan vatan borcu ödeyeceğimde der.

    Veznedar gerekli işlemi yapar, dekontu Mehmet’e verir. Mehmet vatan hizmetini yapmanın rahatlığı ile “Vatan sağ olsun” diyerek, küçük bir sevinç çığlığı atar. Vatan hizmetine duyarsız veznedar, Mehmet’e cevap bile vermez.

    Mehmet için yine uzun bir yolculuk başlamıştır. Bu dönüş yolculuğudur. Çünkü Mehmet bedeli bankadan ödemiş ve tezkere almak için yeniden şubeye doğru yollanmıştır!

    Mehmet tekrar şubeye gider.

    Öylesine yorulmuştur ki; ayaklarına kara sular inmiştir.

    Evet, Mehmet 5 saattir askerliğin kralını yapmaktadır!

    Mehmet, askerlik hizmetinin ne kadar zor olduğunu, oradan oraya koştururken, yemeyi, içmeyi unutur, aç kalır. Terhis olduktan sonra, aç kalınca neyle beslendiğini anlatacak birçok anısı olmuştur. Bu açlığın üzerine bir de soğuk hava eklenince, askerlik anıları birden çoğalır...

    Mehmet Askerlik şubesine zor da olsa ulaşır ve bankodaki askere dekontu verir.

    Asker: Lütfen 5 dakika bekleyin, şimdi tezkereni vereceğiz der…

    Mehmet askerliği bitirmenin keyfi ile, şafak 5 der ve askere gülümser.., Ancak asker cebinde 30 bin lirası olmadığı ve askerlik görevini elbise, postal giyerek yaptığı için gülmez.

    Mehmet içinden; bu askerlik ne kadar zormuş, her fırsatta adamı eziyorlar diye geçirir.
    Mehmet derin düşüncelere dalıp, tezkere beklerken, nihayet komutanın odasına çağırırlar…

    Komutan: Mehmet al bakalım tezkereni der.

    Komutan, Mehmet’le dalga geçer gibi yarım ağızla “Vatan size minnettar yavrum” diye söyler.

    Mehmet, tam da vatan sağ olsun, diye bağıracağı sırada, komutan çıkabilirsin der.

    Mehmet, Askerlik şubesinden çıkarken son bir kez dönüp arkasına bakar.

    Ve aklından, ne anılarım vardı bu koca nizamiyede diye geçirir.

    Ve sonunda Mehmet hürgeneral olmuştur.

    Tezkereyi alınca ve askerliğin zor koşullarından kurtulunca, koşa koşa evine döner.

    Mehmet, apartmana girerken yine Ahmet Efendi ile karşılaşır...

    Ahmet Efendi: Ne o bey askere gitmedin mi, der...

    Mehmet: Gittik geldik Ahmet Efendi, diyerek, askerliğin ne kadar zor olduğundan bahseder, yedik askerliği diye söylenir ve ekler: Darısı senin oğlanın başına...

    Sonra Ahmet Efendiye doğru, ne zorluklarla aldığı elindeki kapı gibi tezkereyi sallar...

    Dedik ya zamanımızda askerlik böyle bir şey!

    Belli bir yaşa kadar askere gitme, yoklama kaçağı, bakaya gibi suçları işle… Sonra da bastır parayı postal bile giyme!

      Mesut KARİP


Facebook'da Paylaş


Yazdırılabilir Sayfa Word'e Aktar Tavsiye Et Yorum Yaz

Bu habere toplam 1 yorum yazılmıştır.

Yrd. Doç. Dr. İbrahim Baykan [ 14 Aralık 2011, 12:50 ]
Askerliği bu hale getirenler katmerli haram ve katmerli kul hakkı kazandılar bu ayıp ve günah onlara yerter der artar bile.

- TÜM YORUMLAR -

Bu Yazarın Önceki Yazıları

Son Haberler

SAAT-TAKVİM

KÖŞE YAZARLARI

ACİZLİK Mİ TAVİZ Mİ?23 Mayıs 2012

ANKET

Nevzat Palta Belediye Başkanlığı için tekrar aday olursa




Tüm Anketler


DÖVİZ KURLARI

  Döviz Alış Satış
  Dolar 1.8387 1.8476
  Euro 2.3264 2.3376

GAZETE BAŞLIKLARI

Hürriyet Sabah Milliyet
Star Cumhuriyet Radikal
Yeni Şafak Türkiye Gözcü
Akşam Zaman Posta
   

Anasayfa  Künye  Arşiv Reklam  İletişim  Sitemap  RSS

Hosting : agt Bilişim Yazılım : Mydesign
Yönetim : Gökhan TURGUT - 0.506 878 12 16