Aksaray’ın Tarihçesi
Aksaray, tarihi zenginliğiyle dikkat çeken bir Anadolu şehridir. Antik dönemlere kadar uzanan köklü bir geçmişe sahiptir. Şehir, Hititler döneminde Garsaura adıyla bilinmekteydi. Ancak, son Kapadokya kralı Archelaos tarafından yeniden inşa edilerek kente Archaleis adı verilmiştir. Roma döneminde ise yerleşim, Klavdiyus döneminde bir Roma kolonisi olarak Colonia Archelais olarak anılmıştır.
1078 yılından sonra, Bizans İmparatorluğu’nun idaresine geçen Aksaray, Selçuklu hakimiyetine girmiştir. Sultan II. Kılıç Arslan tarafından 1170 yılında şehir yeniden imar edilmiş ve Aksaray adını almıştır. Sultanın burada yaşaması ve askeri tesislerin inşa edilmesi nedeniyle şehre Dârüzzafer, Dârürribât ve Dârülcihâd unvanları verilmiştir.
Anadolu Selçuklu Devleti’nin zayıflamasıyla Aksaray, Karamanoğulları Beyliği’nin egemenliğine geçmiştir. Osmanlı İmparatorluğu’nun 1399’da idaresine girmiş olsa da, 1402 Ankara Muharebesi sonrasında tekrar Karamanoğulları topraklarına katılmıştır. Ancak, Osmanlı-Karamanoğlu mücadelesi sonucunda 1468’de kesin olarak Osmanlı hakimiyetine geçmiştir.
Osmanlı döneminde, Aksaray önemli bir yerleşim merkezi olmuştur. Ancak, Osmanlı-Karamanoğlu mücadelesi sırasında şehir büyük tahribata uğramış ve nüfusun önemli bir kısmı İstanbul’a göç etmiştir. Bu göç dalgasıyla günümüzdeki Aksaray semti İstanbul’da kurulmuştur.
1530 yılında Osmanlı kayıtlarında Karaman Eyaleti’nin Niğde Sancağı’na bağlı bir liva olarak belirtilen Aksaray’da 37 mahalle bulunmaktaydı ve yaklaşık 5000-6000 arası bir nüfusa sahipti. Cumhuriyet dönemiyle birlikte Aksaray, Niğde iline bağlı bir ilçe haline geldi. Ancak, 1989’da çıkarılan bir kanunla Aksaray ili yeniden kurulmuş ve şehir bu kez merkez ilçe konumuna yükselmiştir. Bugün, Aksaray hem tarihi mirasıyla hem de gelişen yapılanmasıyla Türkiye’nin önemli şehirlerinden biridir. Aksaray’ın tarihi ve kültürel zenginlikleri, hem yerel halkın hem de ziyaretçilerin ilgisini çekmekte, şehrin turistik çekiciliğini artırmaktadır.
