Aksaray Haber - Aksaray Haberleri -
$ DOLAR → Alış: 8,50 / Satış: 8,54
€ EURO → Alış: 10,04 / Satış: 10,08

Hastayız Hem de Çok!

Mazlum YILMAZ
Mazlum YILMAZ - mazlumyilmaz@hotmail.com
  • 09 Mayıs 2021 - 16:58

Gözümüzün önündeki olaylara tepki vermiyoruz. Veremiyoruz değil vermiyoruz. Veremiyor ile vermiyor arasındaki o tek harf farkı var ya aslında az buz bir fark değildir ha!.. Epeyce farktır o. Düşünün düne kadar canımızı sıkan bir durum olduğunda tepki verirdik. Gerekirse ağzımızı bozardık. Halbuki son zamanlarda hiçbir şeye tepki vermiyoruz.

Daha yakın bir tarihe kadar haksızlık görülünce, fahiş zam olunca, kazıklandığımızı anladığımızda kızardık, küserdik, darılırdık vs vs. Eğer bunu açıktan belli edemiyorsak da dost meclisinde, ailede, arkadaşlar arasında gerçek duygularımızı açık ederek öyle ya da böyle çekindiğimizi anlatırdık. Yani bu bile şimdiki durumumuzdan daha erdemliydi. Şimdi en önemli meselelerde bile tepki vermiyoruz. İşte bu çok kötü bir hastalıktır. Eczanelerde ilacı yoktur.

Herakleitos’un bir sözü son zamanlarda epeyce dillendirilir oldu bilirsiniz. “Uyuyan bir insanı uyandırmak kolaydır; ancak uyuma numarası yapan bir insanı uyandırmak çok zordur” diye bir çok insanın kullandığı bu söz üzerine de düşünen çok az insan var kanaatimce.

Uyanalım bir an önce zira yakında uyanmazsak birçok şeyi yerinde bulamayacağız. Telafi etmemiz zor olacak birçok kaybı hatta pek çok kaybı!

Hastalığımız sadece kanıksamamız mıdır? Yalnızca her şeyi normal görüyor oluşumuz mudur? Sanmıyorum. Düne göre çok korkağız. Haklı ya da haksız sebeplerimiz var korkmak için ama hakikaten çok korkağız. Normal bir tepkiyi bile “acaba amirim, acaba patronum, acaba falan, acaba filan” diye diye, nokta kadar menfaat için virgül kadar eğile eğile, basit hesapları yapa yapa korkaklıkta kulvar değiştirdik.

Cesur olalım bir an önce zira bu korkaklık devam ettiği sürece ne haysiyet kalacak ne de başka bir şey!..

Hastalığımız çeşit çeşit. Hangisini yazayım ki?

Zarf-mazruf ilişkisinden bîhaberiz. Lafız ile mefhumun kıyasından uzağız. İfrat ile tefrit arasında kafamız sağlıklı çalışmıyor. Aklıselim düşüneni de dinlemiyoruz. Elmayla armudu karıştırıyoruz. Eleştirdiğimiz her şeyi neredeyse kendimiz yapıyoruz. Hafızamız balık hafızasıyla inatlaşıyor adeta. Dün yediğimiz kazıklardan ders çıkarmak yerine “ya bu doğru diyorsa; ya bu eskisi gibi olmayacaksa” diyerek kendi tuzağımızı kazıyoruz. Bubi tuzaklarını güncelliyoruz. Titanik filmini yeniden değil bin kere de izlesek sonunda o gemi batıyor arkadaş. Neden geçmişten ders almıyoruz?

Aklımızı kullanalım bir an önce zira yakında bu delilik yüzünden çok zor günler geçireceğiz.

Hastalığımız çok demiştim. Bugün Kadir Gecesi. Gecenin bir yarısında sizlerle dertleşiyorum. İsrail domuzu Filistinlilere yapmış yine bir domuzluk. Pekâlâ onlarca yıldır nasıl yapar bunu? Filistin’in etrafında ABD mi var Fransa mı yoksa İngiltere mi Almanya mı? İsrail’i çepeçevre saran Müslüman ülkeler değil mi? Nasıl oluyor da bu kadar cani olabiliyor İsrail teröristi? Filistin için ağlarken dünyanın diğer yerlerindeki Müslümanları hele de Türkleri görmezden gelmek de başlı başına bir hastalıktır. Bunu ayrıca değerlendirmek icap eder.

İslamda tek kutsal gece olan Kadir Gecesi mi bu gece midir başka bir gece midir bilinmez ama bugün niyetiyle açılan eller önemli. Eller kadar diller, gönüller de açılmalıdır. Gerekirse cepler de tokatlar da yumruklar da hele hele de gözler de açılmalıdır.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ