Hayasızca Hareket Suçu
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun yedinci bölümünde, “Genel Ahlaka Karşı Suçlar” başlığı altında yer alan 225. madde, hayasızca hareket suçunu düzenlemektedir. Bu suç kapsamında yürütülen soruşturma veya kovuşturma süreçlerinde mağdur veya fail statüsündeki kişilerin haklarının etkin şekilde savunulabilmesi için uzman bir hukuk bürosundan hukuki yardım alınması önerilmektedir.
Hayasızca Hareket Suçu
Hayasızca hareket, toplumun genel ahlak, edep ve ar duygularına aykırı davranışlarda bulunmak, toplumun genel ahlak anlayışına zarar verecek şekilde utanç verici davranışlarda bulunmak anlamına gelmektedir.
Hayasızca Hareketler
Madde 225 (1) kapsamında, alenen cinsel ilişki gerçekleştiren veya alenen teşhircilik yapan kişiler, altı ay ile bir yıl arasında hapis cezasına çarptırılmaktadır. Hayasızca hareket suçu, zararın gerçekleşmesini veya somut bir tehlikenin ortaya çıkmasını gerektirmeyen, soyut bir tehlike suçu olarak tanımlanmaktadır. Bu suç, cinsel ilişki veya teşhircilik gibi seçimlik hareketleri içerdiğinden, seçimlik suç kategorisine girer. Bu suçla beraber ayrıca cinsel taciz suçunun da meydana gelmesi kuvvetle muhtemeldir.
Soruşturma ve Kovuşturma Usulü
Bu suçun takibi, şikayete bağlı olmayıp, re’sen kovuşturma imkanı bulunmaktadır. Savcılığa veya kolluk kuvvetlerine istediğiniz zaman ihbarda bulunabilirsiniz.
Uzlaştırma
Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 253. maddesinde yer alan uzlaştırma mekanizması, tarafların mahkemeye gitmeden anlaşarak uyuşmazlığı sonlandırmalarını sağlar. Ancak, hayasızca hareket suçu şikayete bağlı olmadığı ve kanunda belirtilen durumlar arasında sayılmadığı için, bu suçla ilgili uzlaşma yoluna başvurulamaz.
Korunan Hukuki Değer
Hayasızca hareket suçu, toplumun ahlak, iffet, edep, ar duyguları ve cinsel utanma duygularını korumayı amaçlar. Bu duygular, suçun hukuki konusunu oluşturur ve kanun, bu duyguların saldırıya uğramasını önlemeyi hedefler.
Suçun Unsurları
- Maddi Unsur
Fail: Hukuki sonuç doğuracak suçu işleyen kişidir. Hayasızca hareket suçunun faili için ceza kanununda özel bir nitelik belirtilmemiştir ve herkes bu suçun faili olabilir.
Mağdur: Failin işlediği suçtan dolayı zarar gören kişidir. Bu suçun mağduru, suçun korunan hukuki değeri göz önünde bulundurulduğunda, toplumu oluşturan tüm bireylerdir.
Hareket: Hayasızca hareket suçu, belirli hareketlerle işlenebilir. Kanunda, bu suç için alenen cinsel ilişkide bulunma veya alenen teşhircilik yapma şeklinde iki hareket belirlenmiştir.
- Alenen cinsel ilişkide bulunma, cinsel ilişkinin gerçekleşmesi ve bunun aleni olması gerektiğini ifade eder. Alenilik, fiilin birden fazla kişi tarafından görülebilir nitelikte olmasıyla sağlanır.
- Alenen teşhircilik yapma, bir kişinin cinsel organını veya cinsel nitelikteki vücut bölgelerini aleni olarak sergilemesidir. Alenilik, fiilin belirsiz sayıda birden fazla kişi tarafından görülebilir olmasını gerektirir.
- Manevi Unsur
Hayasızca hareket suçu, kasten işlenebilen bir suçtur ve taksirle işlenemez. Fail, fiilini öngörerek ve isteyerek gerçekleştirmelidir. Soyut tehlike suçları, zararın veya somut tehlikenin gerçekleşmesini gerektirmez.
Suçun Özel Görünüş Halleri
Teşebbüs: Suça teşebbüs, failin suçun icra hareketlerine başlamasına rağmen, kontrolü dışında nedenlerle suçu tamamlayamamasıdır. Hayasızca hareket suçunda, alenen cinsel ilişkide bulunma veya alenen teşhircilik yapma hareketleri için teşebbüs mümkündür.
İştirak: Suçun birden fazla kişi tarafından işlenmesidir. Hayasızca hareket suçunda, alenen cinsel ilişkide bulunma fiili birden fazla fail gerektirirken, alenen teşhircilik tek bir fail tarafından gerçekleştirilebilir.
İçtima: Birden fazla suçun işlenmesi durumunda, tek bir cezanın verilmesidir. Örneğin, nitelikli cinsel saldırının alenen işlenmesi durumunda, hem cinsel saldırı hem de hayasızca hareket suçları oluşur ve fikri içtima uygulanır.
Görevli ve Yetkili Mahkeme
Hayasızca hareket suçu için görevli mahkeme, 5235 sayılı kanunun 11. maddesi uyarınca asliye ceza mahkemeleridir. Yetkili mahkeme, suçun işlendiği yer mahkemesidir.
Hayasızca Hareket Suçunun Yaptırımı
Bu suç için yaptırım, Türk Ceza Kanunu’nun 225. maddesinde belirtilen altı aydan bir yıla kadar hapis cezasıdır.
Dava Zamanaşımı
Hayasızca hareket suçu için şikayet süresi olmamakla birlikte, suçun zamanaşımı süresi 8 yıldır.
Hayasızca Hareket Suçu Yargıtay Kararları
- YARGITAY 9.Ceza Dairesi Esas: 2023/ 7475 Karar: 2023 / 5346 Karar Tarihi: 06.06.2022
“Sanığın olay günü pantolonunu indirmiş vaziyette cinsel organını yoldan geçmekte olan reşit mağdureye göstererek peşinden gitmesi şeklinde sübuta eren eyleminin 5237 Sayılı TCK’nın 225. maddesinde düzenlenen hayasızca hareketlerde bulunma ve aynı Kanunun 105/1. maddesinde yer alan cinsel taciz suçlarını oluşturup, tek eylemle birden fazla suçun işlenmesi nedeniyle sanık hakkında TCK’nın 44. maddesinde yer alan fikri içtima kuralı gereğince sadece cinsel taciz suçundan mahkumiyet kararı verilmesi gerektiği ve mahkemece bu suçla ilgili ceza tayin edildiği gözetilerek alenen hayasızca hareketlerde bulunma suçundan hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde bu suçtan da mahkumiyet kararı verilmesi…
Kanuna aykırı, O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 Sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gözetilerek 1412 Sayılı CMUK’nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 06.06.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.”
- YARGITAY 4.Ceza Dairesi Esas: 2020/ 19463 Karar: 2023 / 781 Karar Tarihi: 13.01.2021
“1- TCK’nın 225. maddesinde düzenlenen “Hayasızca Hareketler” suçunda; “alenen cinsel ilişkide bulunmak” veya “teşhircilik” suçun unsurları olarak tanımlanmaktadır. Toplum kültürünün önemli bir kısmını oluşturan edep, iffet, ar ve haya duyguları ile edep törelerini korumayı amaçlayan ve bu değerlere saldırı niteliği taşıyan hareketleri yasaklayan söz konusu Kanun maddesindeki teşhircilik; kişinin cinsel tatmine ulaşabilmek için cinsel organı veya madde metniyle korunması hedeflenen değerleri incitecek şekilde vücut bölgelerini alenen göstermesidir.
Somut olayda; sanık tarafından atılı suçlamanın kabul edilmemesi karşısında, sanığın, temyiz dışı sanıklar Z.A. ve Y.Y. ile parkta oturduğu, Z.A., Y.Y.’ın cinsel organıyla uğraşır vaziyette olduğu, sanığın da gözcülük yaptığının belirtildiği olay tutanağında, isimleri bulunan mümzilerin tanık sıfatıyla dinlenilmesi ve sonucuna göre eylemin gerçekleşip gerçekleşmediğinin, sanığın bu eyleme ne şekilde iştirak ettiğinin belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, eksik incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesi,
2- Kabule göre de;
Sanığın atılı suça, gözcülük yaparak iştirak ettiğinin kabul edilmesi karşısında, sanık hakkında TCK’nın 39. maddesinin uygulanmaması,
Kanuna aykırı, sanık …’in temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, tebliğnameye uygun olarak HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 13/01/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.”
