Aksaray Haber

Dolar 48,4354
Euro 56,2404
Altın 6.898,85
BİST 14.012,42
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Aksaray 30°C
Parçalı Bulutlu
Aksaray
30°C
Parçalı Bulutlu
Paz 30°C
Pts 27°C
Sal 26°C
Çar 28°C

Ses Kaydı Almak Suç Mu?

Ses Kaydı Almak Suç Mu?
27 Haziran 2024 17:41

İzinsiz ses kaydı yapmanın yasal sonuçları,

  • Haberleşmenin gizliliğinin bozulması (TCK 132)
  • Bireyler arası diyalogların izinsiz dinlenmesi ve kayıt altına alınması (TCK 133)
  • Özel hayatın gizliliğini ihlal suçu (TCK 134)

gibi durumları tetikleyebilir.

Özel Hayatın Gizliliğini İhlal Suçu (TCK 134)

Genellikle, izinsiz olarak ses ve video kaydı gerçekleştirildiğinde özel hayatın gizliliğini ihlal suçunun işlendiği kabul edilir. TCK’nın 134. maddesine göre, bireyin özel yaşamının gizliliğinin, ses ya da görüntülerin izinsiz kaydedilmesi yoluyla ihlal edilmesi suç teşkil eder.

Özel hayatın gizliliğinin ihlal edilmesi için, kişinin özel yaşamının mahrem bölümlerine başkası tarafından izinsiz müdahale edilmesi gerekmektedir.

Haberleşmenin Gizliliğini İhlal Suçu (TCK 132)

Bireyler arası haberleşmenin içeriğinin kayıt altına alınarak, haberleşmenin gizliliğinin bozulması durumunda “haberleşmenin gizliliğini ihlal” suçu meydana gelir. TCK’nın 132. maddesine göre, haberleşme içeriklerinin izinsiz kaydedilmesiyle gizlilik ihlali gerçekleşirse suç oluşur.

Haberleşmenin gizliliğinin ihlal edilmesi için iki temel koşul bulunmaktadır:

  • Haberleşme, belirli kişiler arasında olmalı ve sınırlı sayıda kişi tarafından bilinmelidir.
  • Haberleşme içinde yer alan taraflar, hem haberleşmenin hem de içeriğinin gizli kalmasını talep etmelidir.

İzinsiz ses kaydı yoluyla haberleşmenin gizliliğinin ihlal edilmesi, haberleşme taraflarından biri ya da üçüncü bir şahıs tarafından yapılabileceği gibi bir durumdur.

Haberleşmenin bir tarafının kayda alınması, kendi başına haberleşmenin gizliliğini ihlal suçunu oluşturmaz. Ancak, kaydedilen haberleşme içeriğinin ifşa edilmesi durumunda, TCK’nın 133/2 maddesinde belirtilen suç meydana gelir.

Kişiler Arasındaki Konuşmaların Dinlenmesi Ve Kayda Alınması Suçu (TCK 133)

Bireyler arasındaki özel konuşmaların, taraflardan birinin rızası olmaksızın üçüncü bir kişi tarafından dinlenmesi veya kayda alınması suç oluşturur.

TCK’nın 133. maddesinde yer alan suçun gerçekleşebilmesi için, suçu işleyenin konuşmanın bir tarafı olmaması şarttır.

Ses dinleme, gizli dinleme ya da ortam dinleme cihazları kullanılarak, aleni olmayan diyalogların izinsiz dinlenmesi TCK’nın 133. maddesinde tanımlanan suçu oluşturur.

Ses Kaydı Almanın Cezası Nedir?

İzinsiz ses kaydı yapmanın cezası, işlenen suç tipine bağlı olarak değişkenlik gösterir.

  • Özel hayatın gizliliğini ihlal suçuna 2 yıldan 6 yıla kadar hapis cezası uygulanır.
  • Haberleşmenin gizliliğini ihlal suçuna 2 yıldan 6 yıla kadar hapis cezası verilir.
  • Kişiler arası konuşmaların izinsiz dinlenmesi ve kaydedilmesi suçuna 2 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası uygulanır.

Ses Kaydı Almanın Cezası Paraya Çevrilir Mi?

Hapis cezasının adli para cezasına alternatif olarak uygulanabilmesi, kısa süreli hapis cezaları için mümkündür. Kısa süreli hapis cezaları, 1 yıldan kısa süreli mahkumiyetleri ifade eder.

İzinsiz ses kaydı yapan kişilere verilen hapis cezalarının alt sınırı 1 yıldan fazla olduğundan, bu cezaların para cezasına çevrilmesi olası değildir.

Ses Kaydı Nasıl Yasal Olur?

Zorunlu durumlarda, kişilerin ses, görüntü ve video kaydı yapmaları hukuka uygun olarak kabul edilir. Hukuka uygun eylemler, suç teşkil etmez ve bu eylemleri gerçekleştiren bireyler cezai yaptırımla karşılaşmazlar.

Ses, görüntü veya video kaydının hukuka uygun sayılabilmesi için zorunluluk hali koşullarının mevcut olması gereklidir. Bu koşullar şu şekildedir:

  • Eylemi gerçekleştiren kişi, kendşisine veya yakınlarına yönelik bir suçun varlığında ses kaydı yapmalıdır. Bu, kişinin kendisine veya yakınlarına karşı yapılan haksız bir saldırıyı önleme amacı taşımalıdır.
  • Kişiye veya yakınlarına yapılan saldırının beklenmedik bir şekilde ya da aniden ortaya çıkması gerekir.
  • Haksız saldırıya uğrayan kişinin, yetkili makamlara başvurma şansı olmamalıdır.
  • Haksız saldırı nedeniyle ortaya çıkan ve kaybolma riski bulunan delillerin korunması amacıyla kayıt yapılmalıdır.

Eşler Arasında Ses Kaydı Suç Mu?

Anayasada güvence altına alınan özel hayatın gizliliği hakkı, kişilik haklarına bağlı bir haktır. Bu hakkın sınırlanması, yalnızca Anayasa’da belirtilen durumlarda mümkündür. Kişilerin evlilik birliği içinde olmaları, bu hakkın tamamen ortadan kalktığı anlamına gelmez.

Evlilik içinde taraflardan birinin diğerinin özel hayatına izinsiz müdahalesi, “özel hayatın gizliliğini ihlal” suçunu oluşturabilir. Ancak, tarafların içinde bulunduğu şartlar, TCK’nın 25/2 maddesinde tanımlanan “zorunluluk hali”ni oluşturuyorsa, bu durum hukuka uygun bir eylem olarak kabul edilir ve suç teşkil etmez.

“Bireyin kişisel gelişimiyle ilişkili ve kendisine özgü olan özel hayatın gizliliği hakkı, evlilikle birlikte tamamen yok olmaz. Eşlerin evli olmaları ve aynı evi paylaşmaları, birbirlerinin kişisel eşyalarına ve özel yaşam alanına rahatça erişebilme imkanı tanısa da, bu durum eşlerin birbirlerini sürekli izleme ve denetleme hakkına sahip oldukları anlamına gelmez. Ancak, kanıt elde etme şansının bir daha olmayacağı ve yetkili makamlara başvurma imkanının bulunmadığı beklenmedik durumlarda, örneğin; kendisine karşı işlenmekte olan ( cinsel saldırı, hakaret, tehdit, iftira veya şantaj gibi) bir suçla karşı karşıya kaldığında veya kendisine veya aile birliğine yönelik, onurunu zedeleyen, haksız bir saldırıyı önlemek amacıyla, kaybolma ihtimali olan delilleri korumak ve yetkili makamlara sunmak için, saldırıyı gerçekleştiren kişinin bilgisi ve rızası olmaksızın, özel hayata ilişkin bilgileri okuma, konuşmaları ve haberleşmeyi dinleme, izleme ya da kaydetme, kişisel verileri kaydetme, ele geçirme ve yayma eylemlerinin hukuka aykırı olduğunu kabul etmek mümkün değildir. Bu durumlarda, kişinin hukuka aykırı bir niyetle hareket ettiği söylenemez.” (Yargıtay 12. CD, 2019/4369 E., 2019/8633 K.)

Başkasına Ait Sosyal Medya Hesabına Girilmesi

Başka bir kişinin sosyal medya hesabına izinsiz erişim sağlamak, TCK’nın 243. maddesinde tanımlanan “bilişim sistemine girme suçu”nu oluşturur.

Yargıtay’ın tanımına göre bilişim sistemi; otomatik işlem gören bilgileri içeren sistemler olarak anlaşılır.

Pratikte, uzaktan erişim ile bir bilişim sistemine giriş yapıldığında; IP adresi üzerinden kimliği belirlenen kişi, suçun faili olarak kabul edilebilir. Ancak, ceza hukukumuzda objektif sorumluluk ilkesi benimsenmediğinden, IP adresi üzerinden tespit edilen kişinin otomatik olarak suçlu kabul edilerek cezalandırılması, Anayasa’ya ve TCK’nın kusur sorumluluğu ilkesine aykırıdır.

Bilişim sistemine izinsiz giriş, bilişim sistemine hukuka aykırı olarak girme veya sistemde izinsiz olarak kalma eylemleriyle işlenebilen bir suçtur. Fail, sisteme hukuka aykırı bir şekilde girdiği anda suç işlemiş olur.

Bilişim sistemine izinsiz giriş suçunu işleyen birey hakkında, 1 yıla kadar hapis veya adli para cezası uygulanabilir.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.