Dolar 17,9684
Euro 18,3258
Altın 1.029,23
BİST 2.790,28
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Aksaray 33°C
Açık
Aksaray
33°C
Açık
Sal 33°C
Çar 33°C
Per 34°C
Cum 33°C

Un fabrikasından müzeye bir hikâye

Un fabrikasından müzeye bir hikâye
A+
A-
31.07.2022
ABONE OL

1924 yılında Aksaraylılar tarafından kurulan Azm-i Millî T.A.Ş. Un Fabrikası, 73 yılın ardından artık müze olarak hizmet veriyor. 2018 yılında müze kuruluşundan itibaren Azmi Milli Sanayi ve Bilim Müzesi müdürlüğünü üstlenen Mustafa Fırat Gül’le müzeyi gezdik.

1924 yılında Aksaraylılar tarafından kurulan Azm-i Millî T.A.Ş. Un Fabrikası, 73 yılın ardından müze olarak hizmet vermeye devam ediyor. Dr. Mustafa Fırat Gül, 2018 yılında müze kuruluşundan itibaren Azmi Milli Sanayi ve Bilim Müzesi müdürlüğünü üstleniyor. Gül, doğup büyüdüğü topraklara karşı vefasıyla örnek isimlerden biri olarak Aksaray tarihi üzerine çalışmalar yapıyor. 2010 yılında “Aksaray’ın Tarih Çizgisi” isimli sergiye imza atan Gül, 2012 yılında yayımlanan “Kırk Bir Kere Aksaray” isimli derginin genel yayın yönetmenliğini üstlenmiş. Bir Zamanlar Aksaray’da Ticaret, Aksaray Azm-i Millî T.A.Ş., Nostalji Bahçesinde Aksaray Gezintisi, Meşrutiyetten Cumhuriyete Aksaray, Aksaray’ın İlk Valisi Abdullah Sabri Bey gibi kitapların yazarı Gül, Aksaray’ın tarihine dair belgeler ışığında yazılar kaleme almaya devam ediyor. Gül ile Aksaray Azm-i Millî T.A.Ş. Un Fabrikası’nı konuştuk.

KENDİ ELEKTRİĞİNİ ÜRETTİ

– Azm-i Millî T.A.Ş. Un Fabrikası, Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk fabrikalarından biri. Kısaca hikâyesinden bahsedebilir misiniz?

Cumhuriyetin ilk yıllarında ekonomik yönden önemli adımlar atılmış. Zira Gazi Mustafa Kemal Paşa, iktisadi özgürlüğün siyasi özgürlük kadar önemli olduğunun altını sıklıkla çiziyor ve fabrikalaşmanın önemini vurguluyordu. Bilindiği gibi “Her fabrika bir kaledir” o günlerin en meşhur sloganlarından birisiydi. Aksaray’da kurulmuş olan Un Fabrikası da bu bilincin ve azmin eseri. Cumhuriyet Türkiyesi’nin hidroelektrik santraliyle birlikte ilk un fabrikalarından birini hizmete sokan Aksaray Azm-i Millî T.A.Ş. 1924 yılında Aksaraylılar tarafından kurulmuş. Şirketin sermayesi 250 bin Türk Lirası tamamen Aksaraylılara ait. Bu önemli teşebbüsteki en mühim imza sahibi “Kara Vehbi” olarak da bilinen dönemin mebusu Vehbi Bey’dir. Hem elektrik santrali hem de un fabrikası 1926 yılının sonlarında faaliyete başlamış. Azm-i Milli T.A.Ş.’nin ürettiği kaliteli unlar ülke genelinde meşhur olmuş. Aynı zamanda şirket, bölgesinde kepek ve kırık buğday satarak hayvancılığı teşvik etmiş.

– Fabrikanın kendi elektrik enerjisini kendisinin üretebildiği doğru mu?

Evet, doğrudur. Ülkemizde elektrikle tanışan ilk şehir tahmin edileceği gibi Osmanlı Devleti’nin başkenti İstanbul’dur. Fakat ilk hidroelektrik santrali İstanbul’dan çok uzakta, 1902 yılında Tarsus’ta kurulmuş. Azm-i Millî T.A.Ş. HES’in özelliği ise Cumhuriyet Türkiye’sinin ilki olmasıdır. İç Anadolu Bölgesi dahil olmak üzere pek çok şehir hâlâ gaz lambası, mum vs. kullanmak zorunda kalırken bahsi geçen şirket sayesinde Aksaraylılar elektrik teknolojisi ile tanışmışlar. Un fabrikasını harekete geçiren elektrik enerjisi önce Aksaray’ın sokaklarını, kamu binalarını sonra da evlerini aydınlatmış.

AKSARAY VİTRİN ŞEHİRLERDEN BİRİYDİ

– Fabrika şehrin iktisadi kalkınmasında da önemli bir rol üstleniyor değil mi?

Aksaray Belediyesi Azm-i Millî T.A.Ş. benim yüksek lisans tezimin konusu olduğundan mütevellit naçizane bazı bilgilere ulaşabildim. Cumhuriyetin ilk yıllarında Aksaray, adeta vitrin şehirlerden birisi olmuş. Bu konuda özellikle Azm-i Millî’nin hem un fabrikası hem de HES’i dikkat çekmekte. Azm-i Millî T.A.Ş., uzun yıllar Teşvik-i Sanayi Kanunu’ndan faydalanabilen tek kuruluştur. Bu durum şehrin kısa sürede çehresini, ekonomik durumunu değiştirmiş.

– Müzenin oldukça geniş bir arşivi var. Burada ne tür belgeler var?

Ah bu arşiv. Beni hastalandıran arşiv… Her gün yeni belgeye, bilgiye tesadüf edilebilecek zengin arşiv… Şehrin en eski ve tek arşivi, Azm-i Millî T.A.Ş.’nin arşividir. “Bir un fabrikasının arşivinde ne olabilir ki” diye düşünülebilir ama işin aslı öyle değil. Evvela şunu söylemek gerekir ki bu arşiv Aksaray’ın yakın dönem geçmişinin âdeta hafızası gibidir. Şehrin kozmopolit yapısını koruduğu yılların belki de en mühim kaynakları burada. Bunun en önemli nedeni de az önce bahsetmeye çalıştığım gibi hidroelektrik santrali (HES) sayesinde Aksaraylıların elektrik kullanması ve mezkur şirketin elektrik abone defteri tutmasıdır. Ermeni vatandaşlarımızın da kayıtları burada. Yakınlarda yayımladığım kitabım “Yeni Belgeler Işığında Azm-i Millî T.A.Ş.” bu konuda meraklıların pek çok sorusuna cevap veriyor.

KADINLARIN İŞ HAYATINDAKİ VARLIĞI KAYITLI

– Burada aynı zamanda belgeleri tasnif ediyorsunuz. Şu ana kadar karşılaştığınız en ilgi çekici belge sizce neydi?

Belgeler zamanında maalesef ki bilinçsizce ve rastgele farklı ve uygun olmayan depolara kaldırılmış. Bu da hâliyle belgelerin yıpranmasına, kaybolmasına neden olmuş. Müzenin hemen yanındaki eski buğday deposunu 2014 yılında arşiv olarak düzenlemeye başlamıştık. Tasnif çalışmaları devam ediyor. Belgeler arasında insanı hüzünlendiren belgeler de çıkıyor şehir adına hatta ülke adına gururlandıran da. Kadınların iş hayatında erken tarihlerde varlığını da bu şirket arşivinden öğreniyoruz bugün çok büyük firmalara zamanında Azm-i Millî’nin un sattığını da. O günlerdeki kâtipler belgeleri ama özellikle defterleri çok düzenli kullanmışlar. Yazılarına çok dikkat etmişler. Bazı defterler adeta kaligrafi çalışması gibi.

Azm-i Millî T.A.Ş.’nin hem un fabrikasının hem de hidroelektrik santralinin kurulmasında, korunmasında daha sonraki dönemde müze olarak hizmet etmesinde kısacası tüm emektarlara teşekkür etmek elzemdir. Vefat edenlerin ki başta dönemin mebusu ve şirketin yönetim kurulu başkanı Vehbi Bey gelir, Allah hepsinden razı olsun. Mekanları cennet olsun. Bir asırlık bu şirketin ve tarihî un fabrikasının yani müzemizin ilanihaye hizmette olması en büyük temennimdir.

Fabrika hâlâ çalışır durumda

– Azm-i Millî T.A.Ş. Un Fabrikası, o dönem için hem Türkiye’nin hem de Aksaray’ın gurur simgelerinden biri. Neden kapanıyor?

Bu şirketin kurduğu un fabrikası dönemine göre oldukça asri olmasına rağmen zaman içerisinde teknolojisi eskimişti. Bazı düzenlemeler yapılsa da 1990’lı yıllara gelindiğinden sıradan bir un fabrikası bile günlük 700 tona yakın un imal edebiliyordu. Azm-i Millî T.A.Ş. Un Fabrikası ise en fazla 45 ton üretiyordu. Maliyette kâr-zarar dengesi bozulduğu için üretim mecburen durdu ve 1997 yılında un fabrikası kapanmak zorunda kaldı. Fabrikanın ardında da yağışların azlığı sebebiyle de mezkur şirketin HES’i kapanmıştır. Fakat fabrika binası bugün hâlâ ayakta ve tüm ekipmanlarıyla birlikte çalışır durumda. 2000’li yıllarda Aksaray Belediyesi’ne geçen bu tarihî bina, haftanın altı günü, müze karta dahi gerek duyulmadan ücretsiz gezilebilen bir müze olarak hizmet vermeye devam ediyor. (Latife Beyza Turgut/Yeni Şafak)

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.