Aksaray Haber - Aksaray Haberleri -
$ DOLAR → Alış: 3,45 / Satış: 3,46
€ EURO → Alış: 3,66 / Satış: 3,68

Sempozyum Tarih ve Kültürümüze Katkı Sağlayacaktır

Mustafa Fırat GÜL
Mustafa Fırat GÜL - mustafafiratgul@hotmail.com
  • 05.05.2016
  • 822 kez okundu

Somuncu Baba Tarih ve Kültür Araştırma ve Uygulamaları Merkezi, Aksaray Üniversitesinin ev sahipliğinde 27-29 Ekim 2016 tarihleri arasında “I. Uluslararası Aksaray Sempozyumu  -Kültür,  Tarih, Din, Medeniyet-”i düzenleyecektir. Merkezin sempozyum düzenlemekteki amacını şu şekilde açıklanmaktadır:

“Anadolu’nun eşsiz tarihini barındıran bir bölgesi olan Aksaray ve çevresinin birikimlerinin ortaya çıkarılması, bu noktadaki bilimsel alt yapının tespit edilip uluslararası ilim dünyasına sunulması; tarihi, coğrafi ve sanatsal güzelliklerinin tanıtılması ile dünya, ülkemiz ve bölge insanında bütün bu özelliklere karşı bir farkındalık kazandırılmasıdır”.

Sempozyumda hangi konu başlıkları altında tebliğ olacak derseniz,

Tarih Öncesi Dönemlerde Aksaray, Arkeolojik Veri ve Buluntular Işığında Aksaray, Aksaray Çevresindeki Höyükler ve Kazı Çalışmaları, Şehir ve Kültürün Gelişiminde Roma ve Hristiyanlık Dönemi, Bir Anadolu Selçuklu Şehri Karakteristiği Olarak Aksaray, Anadolu Selçukluları Dönemi Siyasi ve Askeri Tarihiyle Aksaray, Aksaray Çevresindeki Hanlar, Saraylar ve Diğer Sanat Eserleri, Osmanlı Egemenliği Boyunca Aksaray, Coğrafi ve Beşeri Bir Havza Olarak İmkânlarının Gelişim ve Dönüşümü, Kültürel ve Entelektüel Birikimin Tasnif, Tahlil ve Tenkidi, Aksaray’da İskân ve Göç Hareketleri, Aksaray’ın Yetiştirdiği Önemli İlim Adamları, Edebiyatçı, Sanatçılar ve Eserleri, Aksaray’da Bulunan Medreseler ve Tarihi Etkileri, Şehirleşme ve Şehircilik Bakımından Aksaray, Aksaray’ın Kent ve Kentli Kimliği, “Marka Kent” Olarak Aksaray, Aksaray’ın Yeşil Alan Problemi, Aksaray’da Tasavvuf /Tarikat Ekolleri ve Etkileri, Aksaray’da Alevî-Bektâşî Kültürü, Somuncu Baba’nın Tarihi ve Güncel Önemi, Aksaray’da Gündelik Yaşam, İlçeden Kente Olan Dönüşüm ve Gelişim, Güncel Bir Mesele Olarak Aksaray’ın Yurt Dışı Varlığı ve Sosyal, Kültürel, Psikolojik Yansımaları, Aksaray’da Kutlama ve Merasim Kültürü, Aksaray’ın İmaj Değerinin Gerçek Değerine Erişme İmkânları Üzerine Tespit, Kritik Ve Öneriler, Aksaray’da Dini Grup, Cemaat ve Eğilimler, Tarihten Bugüne Aksaray’da Toplumun Dindarlık ve Dini Davranış Biçimleri, Geçmişten Bugüne Aksaray’ın İlim, Fikir, Sanat ve Edebiyat Dünyasının Öncüleri.

Görüleceği üzere sosyal bilimler başta olmak üzere pek çok cepheden konu başlığı altında tebliğlerin beklendiği bilgi şöleni şehrimizin tarihî ve harsî zenginliğinin ortaya konulabilmesi açısından oldukça önemli. Her konuda birer tebliğ bile gelse çok güzel bir sempozyum olur kanaatindeyim. İnşallah hem şehirli müstefid olur hem de bilim adamları. Başarılı bir organizasyon da en az tebliğler kadar önemli olduğu için emek verenlerin muvaffakiyetleri temennimizdir. Umarım bu ve gelecek sempozyumlar Türkiye’de hatta dünyada ses getirir.

***

Efendim, malumunuz son birkaç haftadır Kûtü’l-Amâre Zaferi gündemde (idi). Fakat sizin de dikkatinizi çekmiştir ki, sanki siyasî bir konuymuş gibi ele alındı. Kimi “nereden çıktı bu zafer meselesi?” derken, kimileri de “şimdiye kadar öğrenmediğimiz için utanıyoruz” demeyi tercih etti. Bence ikisi de yanlış. Şimdiye kadar öğretilmediyse, anlatılmadıysa suçlu işin ehli geçinenlerdir. Yani ben bu eleştiri ilacından ilk kaşığı almak zorunda hissediyorum kendimi. “Başımıza bir de Kut Zaferi icadı çıkarmayın” diyenlere gelince kısa ve öz şunu derim ki: “ayıp ediyorsunuz!”. Şöyle ki, düşünün bir askerimiz var. Cephede öldü sanılıyor ve yıllar sonra çıkıp geliyor. Ama askerin eşi yeniden evlenmiş, küçük çocukları başkasını baba bilmiş, kardeşleri ara sıra da olsa boş bir mezara diktikleri taşın başında okuyorlar. Ama çok uzun bir aradan sonra asker “ben ölmedim” diyerek geliyor ve kimse bu durumu kabullenmek istemiyor. Film gibi değil mi? Bana göre Kut’un başına gelen de bu. Bir türlü kabullenmek istemeyenler var. Mesele “Kut sonrası her şey tersine döndü, bunun neresi zafer?” midir yoksa orada “vatan uğruna canından bile geçenlerin fedakarlık destanı” mıdır? Yahu bu tarih falan partinin, filan ideolojinin değil; acısıyla-tatlısıyla hepimizindir. Aradan bu kadar zaman geçmiş ve kimse bir şey dememiş olabilir ama bu durum Kut’ta binlerce şehidimizin suçu mudur Allah aşkına! Siyasî gözlükleri bırakalım ve tarih şuurunu yıllardır kuru yediğimiz ekmeğimize katık edelim.  Ne dersiniz, haksız mıyım?

ZİYARETÇİ YORUMLARI
  1. selçuk peker dedi ki:

    Fırat hocam,
    Öncelikle böyle ciddi ve güzel bir konuya verdiğiniz emekten dolayı bütün ekibi sizin şahsınızda kutluyorum. Yıllar önce uluslar arası yunus emre sempozyumuna katılmıştım, inşallah buna da Aksaray halkbilimi konulu bir çalışmayla katılırım. Ancak belki şahsımın belki de bütün akademisyenlerin karşılaştığı bir sıkıntıyı buradan dile getireyim belki bu aşamada çözüm bulunur. Benim üniversitem makale dışında hiçbir yayını görev uzatımlarında puanlamaya katmıyor. Sempozyum bildirileri de puansız kalıyor. İsteyen arkadaşların bildirileri bildiri kitabında basılmak yerine uluslar arası indekslerde taranan dergilerde makale formatında yayınlanabilir mi? Böyle bir çalışma yapabilir misiniz? Teşekkürlerimle.

YORUM YAZ