Aksaray Haber - Aksaray Haberleri -
$ DOLAR → Alış: 3,53 / Satış: 3,55
€ EURO → Alış: 3,76 / Satış: 3,77

Hasan Dağı İsmi Nereden Gelir?

Mustafa Fırat GÜL
Mustafa Fırat GÜL - mustafafiratgul@hotmail.com
  • 11.11.2015
  • 3.427 kez okundu

(3268) Erciyes Dağı’ndan (3916 m) sonra İç Anadolu bölgesinin ikinci büyük volkanik dağıdır.

Hasan Dağı adının kaynağı konusunda çeşitli rivayetler vardır. Bunlardan ilki, Anadolu Selçukluları zamanında Kutalmışoğlu Süleyman Şah tarafından Kapadokya valisi olarak görevlendirilen ve I. Kılıçarslan’ın yanında haçlı savaşlarını komuta eden Ebu’l-Kasım’ın kardeşi Ebu’l- Gazi (Pulkhasi) El-hasan namıyla anılan ve ünlü Danişmendname isimli eserde de Emir Turhasan olarak isimlendirilen komutanın ismine izafeten bu adlandırmanın yapıldığı şeklindedir. Sözü edilen komutan, Ereğli ovası civarında haçlı ordularına karşı kahramanca savaşmış (Temmuz 1096) çok şehit verilmesi üzerine kuzey doğudaki Hasan Dağı istikametine yönelmiş, bu esnada burada şehit olmuştur. Kahramanlığı nesiller boyu konu edilmiştir. Adına türbe yapıldığı da rivayet edilmektedir”. (İbrahim Kopar, Hasan Dağı Ve Yakın Çevresinin Fiziki Coğrafyası) Yine aynı eserden Hasan Dağı’nın Hititler döneminde Athar diye isimlendirildiğini öğreniyoruz.

mfgimage002

Sanat tarihçisi Yard. Doç. Dr. Zekâi Erdal’ın ikazıyla önemli bir bilgiyi, burada zikretmenin elzem olduğu kanaatindeyim. Hasan Dağı’nın tesmiyesi hakkında Anna Komnena’nın eseri en eski kaynaktır.

“Kappadokia’da egemenlik süren ve yerlilere sanki onlar kendisinin satın aldığı kölelermiş gibi davranan Hasan adlı Baş-Satrap, Türklerin üzerine yağan, az önce sözünü ettiğimiz felaketleri öğrendi….” …. Bohemond, Türklerin pek şiddetle savaştığını görünce, Kelt ordusu(nun arkadan gelen bölümü) yardıma gelsin diye haber yolladı. Ordu, hızla geldi; bunun üzerine azgın ve korkunç bir çatışma patlak verdi. Yengiyi kazanan, Rum ve Kelt ordusuoldu (1 Temmuz 1097). Buradan (savaş yeri olan Eskişehir Ovası’ndan) başlayrak taburlar, sıkı dizlerle ileri yürüyüşe yeniden koyuldular ve Ebraike’de (Eber Gölü yöresinde)Sultan Danişmend veHasan ile karşılaştılar; yalnız Hasan’ın komutası altında (bile) ağır donanımlı 80.000 yaya asker bulunmakta idi….” (Anna Komnena, Alexiad, Malazgirt’in Sonrası, (Çev.: Bige Umar)

(Aleksiad’ın önemi nedir? Doğu Roma (Bizans) İmparatoru I. Aleksios Komnenos’un kızı Doğu Roma tarihçisi Anna Komnena tarafından yazılmış Orta Çağ biyografik kitaptır.Aleksiad içinde, Anna 1081-1118 yılları arasında babasının hükümdarlığı dönemine tekabül eden Bizans İmparatorluğu’nun politik ve askeri tarihini anlatmıştır. Bu, kitabı döneminin en önemli Bizans üzerine kaynağı haline getirmektedir. Bunun yanında, Aleksiad Birinci Haçlı Seferi’nin Bizans olan ilişkisini kitabın yazılmasından elli yıl önce gerçekleşmiş olsa da belgelendirmiştir. Erken 12. yüzyılda doğu ile batı arasındaki tartışmaya ışık tutumakta ve Bizans’ın Haçlılar algısı üzerine değerli bir kaynaktır. Kitap, Antik Yunanca’nın en prestijli lehçesi Attic Yunanca’da yazılmıştır. Bizans’ta politik ve askeri tarih üzerine bir kadın tarafından yazılmış çok az örnekten biridir. Anna, bazılarınca ilk büyük kadın tarihçi olarak kabul edilmektedir. wikipedia.org/wiki/Aleksiad)

***

Bazı eserlerde Hasan Dağı’nın antik dönemdeki isminin “Argeos” ya da “Argaios” olduğunu iddia eden araştırmacılar vardır ama bu isim Erciyes’e aittir. Çünkü fonetiğe dikkat edilince hangi dağa ait olduğu ortaya çıkmaktadır.

Halk arasında meşhur olan menkıbeyi hatırlayalım. Hasan Dede ile Külhanî Ali Dede arasında zaman zaman “Allah yolunda ben senden ilerdeyim”, veya “Bu yolda ben senden daha büyüğüm” diye çekişmeler olurmuş. Birbirlerini görmeden de yapamazlarmış. Bir kış günü Ali Dede “Dağ başında soğuktan buz kesmiştir.” diyerek hamamın külhanından aldığı korları bir mendile çıkılayıp Hasan Dedeye götürür. Böylece manevi büyüklüğünü de ispatlamış olur. Kış geçer, yaz gelir, sıcaklar bastırır. Bu sefer Hasan Dede “Bu sıcakta, hamam külhanında sıcaktan bunalmıştır” deyip dağdaki karlıklarda kalmış buzları bir mendile doldurup Aksaray’a iner. Hamama gelir. Kar ve buz dolu mendilini bir çiviye asar. Gösterdiği kerametten dolayı biraz da gururlanmıştır. Ali Dede ile hoşbeş ederlerken gözü, hamama gelen hanımların ayak bileklerine ilişir. İçinden onları güzel bulduğunu geçirdiği sırada, buzlar eriyip şıp şıp damlamaya başlar. Bunu gören Ali Dede “dağ başında büyüklük taslamaktan kolay ne var. Eğer yiğitsen gel de şehirde, hamamda büyüklüğünü ispatla” der. Bu menkıbenin hakikati ifade etmediğini bir daha söylemek elzem. Mezarda yatan Hasan Dede değil kumandan Hasan Bey’dir.

hasandagi-aksaray-mustafa-firat-gul

Yanda görmüş olduğunuz fotoğrafı geçtiğimiz yaz ayında yaptığımız zirve yürüyüşünde çektik. Mezar yakın döneme kadar daha düzenliydi. Hatta 1928 yılında Orta Mektep talebelerince bir de kitabe kazınmıştı. Ama görüleceği üzere defineciler epeyce mesai harcamışlar!

Ali Kılınçsoy’un 2008’deki araştırmasından bir bölümü aktarıp bugünkü yazımızı tamamlayalım:

Steven Runciman bir Haçlı tarihçisidir. Birinci haçlı seferini anlatırken, Hasan Dağına adını veren Hasan Bey ve Emir Gazi ile ilgili olarak şunları yazmaktadır: “Sultan Kılıç Arslan İznik’i kurtarma girişiminin başarısız kalması üzerine… kendisine tâbi bulunan Hasan Bey ve Danişmendoğulları (Başlarında Emir Gazi vardır.) ordusu ile birlikte geri döndü… Haçlılar Ereğli’de Emir Hasan ve Danişmend Emiri’nin kumandasında bir Türk ordusuna rastladılar… Türkler doğrudan doğruya bir meydan savaşını arzu etmemekteydiler; süratle kuzeye doğru çekilerek Ereğli şehrini Hıristiyanlara bıraktılar. Bu sırada gökyüzünde görünen bir kuyruklu yıldız, haçlı zaferini aydınlatıyor addolundu”. Ordunun çekildiği yerler Hasan Dağı ve yöresiydi. Avrupalılar deveyi de ilk kez bu tarihte görürler.

ZİYARETÇİ YORUMLARI
  1. muazzez toprak diyor ki:

    hala mezar bu halde mi acaba ? korunaksız ?

    1. mustafa fırat gül mustafa fırat gül diyor ki:

      Evet hocam mezar bu halde. Geçtiğimiz ağustosta çekildi bu fotoğraf. Umarım en kısa zamanda ilgilenilir.

YORUM YAZ