Aksaray Haber - Aksaray Haberleri -
$ DOLAR → Alış: 3,45 / Satış: 3,46
€ EURO → Alış: 3,66 / Satış: 3,68

Kim Bu Üst Akıl?

Hüseyin UÇKUN
Hüseyin UÇKUN - huseyinuckun@mail.com
  • 22.08.2016
  • 498 kez okundu

15 Temmuz Darbe girişiminin ardından tüm bu olayların arkasında bir de Üst bir Aklın olduğu yönünde sürekli konuşuldu. Hükümet, Sn Cumhurbaşkanımız ve hemen hemen tüm Medya bu darbe girişiminin üst bir akıl tarafından planlandığı veuygulandığını söyledi. Fakat nedense bu üst aklın kim veya kimler ya da hangi derin yapılanma olduğu konusuna bir türlü girilmedi veya girilemedi. Bir kısım insanlar bu üst aklın, ABD, kimine göre Siyonistler kimine göre Masonlar, kimine göre de Tapınak Şövalyeleri olduğu iddaa edildi. Fakat kimse, bununla ilgili delillendirmeler yapamadı. Dolayısıyla inandırıcılık yönünden çok çok zayıf kaldı.

 

Şimdi biz, bu üst akılla ilgili oldukça kuvvetli somut deliller ortaya koyarak bu konuda açıklamalar yapalım;

– Savaş dönemi İngiltere Başbakanı, Lloyd George ; “İstanbul, Türk değildir,Yunanlıdır.Türkler oradan atılmalıdır.”(1)

– İngiltere Eski Başbakanı Ewart Gladstone; “Türkler, insanlığın insan olmayan numuneleridir.”(2)

– Gazi Mustafa Kemal Atatürk; “İngiliz Muhipleri Cemiyeti’nin iki yönü ve iki ayrı niteliği vardı.Biri açık yönü ve usulüne uygun teşebbüslerle İngiliz himayesini sağlama amacına yönelmiş olan niteliği idi. Öteki de gizli yönüydü.Asıl faaliyet bu gizli yöndeydi.Memleket içinde örgütlenerek, İsyan ve ihtilal çıkarmak,Milli Şuuru felce uğratmak,yabancı müdahelesini kolaylaştırmak gibi haince teşebbüsler, derneğin bu gizli kolu tarafından idare edilmekte idi.”(3)

Bu birinci kısımda İngiliz Derin yapılanmasının veya İngiliz Derin Devletinin Kurtuluş Savaşı ve öncesinde başlayan Türk ve Türkiye düşmanlığını görüyoruz. Bu hain yapılanmayla ilgili daha çok fazla örnek bulunmakta. Ayrıca Nutuk’ta çok detaylıca görmekteyiz.Şimdi de bu yapılanmanın günümüze kadar yansıyan çok derin, gizli,hain ve sinsi yapılanmasını detaylıca inceleyelim.Tüm bilgiler kaynaklarıyla birlikte doğrulanabilir.

-Ed Husain; İngiltere’de bulunan bir düşünce kuruluşu olan Quillam Vakfı’ının kurucusu. Gerçek adı Muhammed olmasına rağmen bu adı kullanmayarak “Ed” deniliyor. Darwinist ve Rumilik ile Eşcinselliği savunuyor. Konferanslarda Darwinizmi ve Eşcinselliği anlatıyor. İslam’ın yerine Rumiliğin gelmesi gerektiğini savunuyor. Bu vakfın üyelerinin tamamı, Darwinist,Rumi ve Eşcinsel veya Eşcinsel savunucusu. Bu düşünce kuruluşundan çeşitli plaketler alan Türkiye’de çok sayıda siyasetçi bulunmakta.Bunlardan biri de Abdullah Gül’dür. (4)

– Anno Bunik, Quillam Vakfı İstihbarat Sorumlusu, İstihbarat uzmanı olan bu kişi, Üniversitede eğitmen, Ortadoğu ve çatışma konusunda yorumcu.Rumiliği ve Darwinizmi savunuyor.

– Iyad El-Bagdadi, Quillam Vakfı Üyesi, Arap Baharı Aktivisti, Norveç’te politik sığınmacı olarak yaşıyor. Darwinizmi savunuyor. İslam’ın yerine Rumiliğin gelmesi gerektiğini söylüyor. Türkiye’de gazeteci olan Mustafa Akyol’la dost olduğuna dair twitterda resimleri var.

-Arya Alaga, Londra’da yaşayan homoseksüel bir Sosyal Medya Uzmanı. Müslümanların içinde homoseksüelliğin yayılması için çalışmalar yapıyor.

– TellMama Measuring Anti-Muslim Attacks İngiltere’de bir örgüt. Quillam Vakfı üyeleriyle çok yakın ilişki halindeler. Bu örgüt, İslamın içinde homoseksülliğin meşrulaşması için çalışmalar yürütüyor. Örgütün kurucusu, Fiyaz Mughal. Homoseksüelliğe destekleriyle biliniyor bu kişi. (5)

Buraya kadar olan bilgilerle ilgili kısa bir hatırlatma yapalım. Burada bahsi geçen ve bundan sonra geçecek olan tüm kişilerin ortak özelliği; İngiliz kökenli olmaları veya İngiliz Derin Devleti adına çalışmaları, Rumi, Darwinist ve Homoseksüelliği savunmaları. Bu kişiler İslam’ın yerine Mevlana’nın Mesnevisinde geçen Rumi anlayışının gelmesini istiyorlar. Bilindiği üzerede de Darwinizm, Allah’ın inkar edildiği sapkın ve bilim dışı bir teori. Homoseksüellik de  Allah’ın Kuran’da çok açık bir şekilde lanetlediği iğrenç ve çirkin bir harekettir. Çok açık bir şekilde haramdır. Şimdi bu kısa ve önemli hatırlatmalardan sonra kaldığımız yerden devam edebiliriz.Ayrıca İngiliz Derin Devletinin pkk’yı nasıl kurduğu ve nasıl yönettiğini de göreceğiz.

 

-Pkk’ya bağlı YDG-H’nin kurucularından Kerem Berti ; “Pkk, İngiltere tarafından kurulan bir örgüttür.”(6)

-7 Temmuz 2015 sonrası Chatham House’un Pkk ile ilgili yaptığı yorumlar ;

  1. a) “Pkk’ya otonom verilmesini tartışmamalıyız.Türkiye buna mecbur.”
  2. b) ”Sınırların çizilmesi ve bölgenin Kürt bölgesi olarak tanınması kritik eşik… Türkiye Cumhuriyeti isteneni yapmak zorunda.”
  3. c) “Türkiye bu plana direnirse uluslar arası yaptırımlar devreye girer.”
  4. d) “Türkiye Cumhuriyeti Pkk’ya otonom vermeyi yapmak zorunda.Yapmazsa uluslarası hukuk devreye girer.Hatta yaptırımların eşiğindeyiz.”

-Pkk’ya otonom/özerklik konusunu ilk fark edenlerden biri de Sn Süleyman Demirel’di; “Bir Kürt Devleti olgusu geliyor.Hazırlıklı olalım….Chatham House’da bunu konuşup savunuyorlar.İngiltere Dışişleri Başkanı Hurd’e söyledim.Dışarıda başka kendi aralarında başka konuşuyorlar” (7)

-Gene Chatham House’un yaptığı açıklamalardan biri; “Tsk’nın önünün kesilmesi önemli.Bu konuda çalışma yapılması kritik önemde.”

Buraya kadar olan bu bilgilerden görüyoruz ki bazı güçler Türkiye’ye karşı müthiş bir öfke ve yıldırma uygulaması  içindeler. Bu güçlerin ortak özelliklerinin, İngiliz kökenli olması, Allah’ı inkar eden ideolojileri desteklemesi, Rumi olmaları ve homoseksüelliği yaymak için çaba göstermeleridir. Türkiye işte bu İngiliz Derin Devletine karşı çok dikkatli olmalı. Şimdi de gelelim darbe kalkışmasının öncesi ve sonrasında oluşan bazı olaylar ve deliller. Bunları inceledikçe kafamızdaki bütün sorular daha da iyi oturacaktır.

-İngiltere’de yayın yapan Sunday Express gazetesinin Ağustos 2015’de verdiği habere göre; Suriye’de İngiltere’nin askeri gücü olan SAS komandoları, İşid saflarında savaştığıyla bilgiler verildi. Bu askerler, İşid militanı giyip, İşid flamalarıyla görüntülenmişlerdi. Bu, çok çok ilginç ve esrarengiz bir olaydı.

-ABD Büyükelçisi John Bass darbeden bir gün önce 14 Temmuz’da Çengelköy’de darbe zamanında tutuklanan darbeci bir albayla görüntülenmişti. ABD, inkar etse de görüntü çok netti. (8)

-15 Temmuz Darbe girişiminin olduğu gece Büyükada’da 10 yabancı 6 Türk toplantı yapıyor. Toplantının başkanı eski bir CIA’li Henry Barkey’di. Bu yabancılardan biri, ABD’de idam cezasına çaptırılmış bir kişi olan Scott Lee Person. (9)

-Gazeteci Yusuf Kaplan ; “Amerika küresel sistemin sopasıdır, İngiltere beynidir” şeklinde uzun bir makalesi çıktı. Amerika’nın nasıl öne sürüldüğü, arka planda ise İngiliz Derin Devletinin sinsice ABD’yi maşa olarak kullandığını yazıyor.(10)

-İngiliz Derin Devletinin ve MI6’nın en gözde yayın kuruluşu olan, The Economist dergisinde darbeden önce yayınlanan bir makaleden kısa bir alıntı; “İslam, bombalanarak yeniden yapılandırılamaz. Ama içeriden değiştirilebilir.” Örnek olarak verilen isimler de çok manidar ; Sisi ve Fethullah Gülen.

-Odatv.com sitesinin haberine göre; İngiltere, darbenin başarısız olmasından sonra Türkiye’ye müdahele yapılacaktı. Bu işgal planı deşifre olunca da vazgeçildi.

– Merkezi İngiltere’de bulunan BBC haber kanalında yayınlanan bir programda, Sky News diplomasi editörü Tim Marshall darbenin başarısız olmasından sonra şu şekilde bir açıklamada bulunuyor; “(Darbecileri kastederek) Tek hataları Erdoğan’ı öldürememekti.”

-ABD Başkan adaylarından Trump, resmi twitter hesabından “13 CIA yetkilisinin darbeye yardım ettiği” yönünde paylaşımı oldu. Daha sonra bu twitterı silse de kayıtlara geçmiş oldu.

İngiliz Derin Devleti yüzyıllardır, önce Osmanlı’ya sonra da Türkiye’ye karşı sinsi ve kahpece oyunlar,tuzaklar hazırladı. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün dediği gibi, İngiliz Derin Devletinin bir görünen yönü vardı bir de gizli yönü. Ama bu iki yönü birbirine zıttı. Gizli yönü çok sinsi ve kahpeydi. Günümüze kadar gelen ve halihazırda devam eden bu teşebbüslere karşı, bize düşen dikkatli,temkinli ve uyanık olmaktır. Bu tür derin yapılanmaların en korktukları durum, deşifre olmalarıdır. Kendilerini bütün dünyadan gizlediklerini sandıkları için ortaya çıkmaları demek, bunların bütün etkilerinin yok olması anlamına gelmektedir. Bizim halk olarak isteğimiz…..

En başta Hükümetimizin daha sonra da tüm Sivil Toplum Kuruluşları ve Medya Organlarının İngiliz Derin Devletini açıkça ilan etmeleridir. Üst akıl diyerek konuyu üstün körü geçmeden, direk açıklamaları, bu örgütün bütün faaliyetlerini bitirecektir Allah’ın izniyle. Bu yolda yapılan her faaliyet Allah katında çok değerlidir. Bunu unutmayalım….

“(Allah)Onların ‘tasarladıkları planlarını’ boşa çıkarmadı mı ? ” (Fil Suresi, 2)

Sevgi ve Saygılarımla

Kaynaklar ;

1- Erol Uluben, İngiliz Gizli Belgelerinde Türkiye, İstanbul,Çağdaş Yayınları,Eylül 1982, s.215

2- Süleyman Kocabaş,Hindistan Yolu ve Petrol Uğruna Yapılanlar,Türkiye ve İngiltere, 1.b, İstanbul, Vatan Yayınları, 1985, s.231

3- Gazi Mustafa Kemal Atatürk, Nutuk

4- www.quillamfoundation.org/

5- www.tellmamauk.org/

6- Yeni Akit Gazetesi, 30 Temmuz 2015

7- Hürriyet, 25 Ocak 1994

8- www.haberiyakala.com

9- www.aksam.com.tr

10- www.beyazgazete.com

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ