Aksaray Haber - Aksaray Haberleri -
$ DOLAR → Alış: 4,02 / Satış: 4,04
€ EURO → Alış: 4,98 / Satış: 5,00

Kıssadan Hisse!

Hikmet Recep TURAN
Hikmet Recep TURAN - hrecepturan@gmail.com
  • 20.03.2018
  • 562 kez okundu

Bir zamanlar bir hikaye okumuştum.

Bu unutkanlığıma bakıpta unutmadığıma göre demek ki çok hoşuma gitmiş!

Hatırlayabildiğim kadarı ile sizinle paylaşayım:

Bir bölgede hak hukuk yemeyen, tüm insanlara eşit davranan, aşırı derecede yardımsever, kapısına gelen hiç kimseyi hiçbir şey için geri çevirmeyen bir işadamı varmış.

Sadece yaşadığı şehirde değil, yaşadığı şehrin bulunduğu coğrafyada da bu özellikleri ile çok tanınır, çok sevilir olmuş.

Hiç kimseyi kırmamış, hiç kimseyi üzmemiş.

O kadar seviliyormuş ki, tüm partilerden milletvekilliği teklifi alıyormuş.

Ama hiçbirini kabul etmiyor; “Ben insanlara işimle yardımcı oluyorum. Onlarla bu ekilde içiçe yaşamak, onların sorunlarına ortak olmak, çözüm aramak beni mutlu ediyor” diyerek teklifleri geri çeviriyormuş.

Aradan yıllar geçmiş, gel zaman git zaman sonra nihayet bu adamcağız milletvekili olmayı düşünmeye başlamış.

Seçimler yaklaşırken de her zaman olduğu gibi yinelenen milletvikili Adaylığı teklifini kabul etmiş.

İstisnasız herkes tarafından çok sevilen bu kişinin sadece milletvekilliğine garanti gözüyle bakılmakla kalmıyor, oyların neredeyse tamamına yakının aday olduğu partiye gidebileceği konuşuluyormuş.

Seçim yapılmış, oylar sayılmış sonuçlar açıklanmış.

Ama sonuçlar belli olunca herkes büyük bir şok yaşamış.

Çünkü, istisnasız herkes tarafından aşırı derecede sevilen bu şahıs milletvekili seçilememiş.

Seçilemediğine üzülmemiş ama neden seçilemediğini merak etmiş ve bir araştırma yaptırmış!

Araştırma sonucunda önüne gelen verilerde, bölge halkının; “O bizim her şeyimiz. Canımız ciğerimiz. Bizim koruyucumuz, kollayıcımız. Ama bu haliyle. Milletvekili olursa bize olan ilgisi azalır. Artık kendisini bile zor görürüz. O nedenle oy vermedik” yanıtı varmış.

Bizim mevcut vekillerin vatandaş ile seçim dönemi haricinde pek alakaları yok.

Onları seçenler de zaten bunu baştan kabbeldikleri halde sonradan bas bas bağırmayı alışkanlık haline getirmişler.

Belki de partilerin en tepesindeki büyükler de aday listelerini düzenlerken o nedenle şehirde yaşayan, şehirlilerin yakından tanıdığı isimleri listeye almamaya özen gösteriyorlar.

Vatandaş kendilerine faydalı olabilecek insanlar elimizin altından gitmesin diye oy vermeyebilir ihtimalini hikayede olduğu gibi gözönüne alıyor olabilirler.

Vatandaş ile liderler bu konuda birbirlerinin dilini iyi anladıkları için bir diyeceğimiz yok.

Ama yerel yönetim için adı geçen isimlerden özellikle vatandaşın; “Nasılsa işimize yaramaz. Bizimle alakası yok” deyip milletvekili seçerek Ankara’ya gönderip; “ama bızden ırak olsunlar” dedikleri isimler var ya!

Ve aynen vatandaşın dediği gibi vatandaştan ırak olan, onları tanımayan, nefes aldıkça yalan söyleyenler var ya!

İşte onlardan birisini başımıza belediye başkan adayı olarak getirirlerse o büyüklerimiz.

Emin olsunlar bu sefer boylarının ölçüsünü alırlar.

Hikayeyi uzattık.

Ama Kıssadan Hisseyi biraz açmadan olmadı…

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ