Aksaray Haber - Aksaray Haberleri -
$ DOLAR → Alış: 4,82 / Satış: 4,84
€ EURO → Alış: 5,59 / Satış: 5,62

Mustafa Doğan’ın Dikkatine!

Yrd.Doç.Dr.Zekâi ERDAL
Yrd.Doç.Dr.Zekâi ERDAL - zekaierdal@yahoo.com
  • 06.02.2018
  • 3.785 kez okundu

Mustafa Bey peşinen söyleyeyim ki, benim kimseyle şahsî bir meselem yok. Siz de fark etmişsinizdir. Ben yetkili olup etkili olmayanların ya da olamayanların yaptıklarını yazıyorum. Nevzat Palta’dan Erdoğan Kaya’ya, Murat Öner Taş’tan size… Kısacası ne art niyet var ne de başka bir niyet. Sadece haksızlık karşısında susmamak ve ilmin gereğini yapmak gayesiyle yazıyorum. Aşağıdaki satırları da bu minvalde değerlendirin.

Bu yazıda birkaç eleştirim olacak. Sebebi de emeğe saygının hatırlatılmasıdır. Ve yalan-yanlış bilgilerle tanıtıma ihtiyacı olmayan bu şehrin daha güzel ve doğru anlatılması için bir uyarıdır.

Evvela bir konuda anlaşalım. Kamuoyu da bilsin ki, Aksaray Belediyesi’nin amblemini yani çift gövdeli tek başlı arslanı logo olsun diye tavsiye eden benim. Siz logo konusunda çıktınız demeç verdiniz. Ama ne gariptir ki utanmadan, sıkılmadan benim emeğime konarak kendi fikrinizmiş gibi reklam yaptınız. Sonra yetmedi “Zinciriye Medresesi’ndeki kitabeyi ilk okuyan benim” deme gafletinde bulundunuz. Hem de benim olduğum bir ortamda!

Kültür Müdürlüğüne vekaleten bakmanız şehr-i Aksaray’daki kültür varlıkları hakkında tek söz sahibi, onların tek hamisi olduğunuzu göstermez. Eğer gerçekten kültür müdürü olsa idiniz burnunuzun dibindeki Anadolu Selçuklularından kalma Şifahane’ye ait duvar parçasını koruduğunuzu gösterirdiniz. Bir yılbaşı gecesi yıkanlar hakkında gerekeni yapardınız. Ama ne gerek var bunlara değil mi?..! Renkli cam denilen TV ekranları önünde ilgisiz alakasız, mesnetsiz, yalan yanlış bilgileri paylaşmak varken!

Bilmem okuyor musunuz- eminim okuduğunuza- burada paylaştığım “Yalan Üstüne Tarih İnşa Etmek” isimli yazı dizilerinin önemli muhataplarından birisi de sizsiniz. Sizin yersiz, eksik, yalan ve yanlış paylaşımlarınızı hem de resmi yerlerde gerçekmiş gibi paylaşmanız nedeniyle sizi muhatap alarak yazıldı o yazılar. Sizin yüzünüzden mumlar artık, yatsıyı görmeden ikindide erir buldu kendini!..

Ve her yalan haber/yanlış yorum nedeniyle de buradan size ve diğer muhataplara bir tekzip yazısı yazmak farz oldu.

Gelelim bu yazının sebebine, sayın Doğan Anadolu Ajansı kaynaklı http://www.haber7.com/tarih-ve-fikir/haber/1056064-dunyada-ilk-sigorta-bu-handa-gerceklesti haberini okudum. Sizin ağzınızdan çıkan habere göre: “…Kervansaraya gelenler 3 gün burada istirahat ediyor ve kendilerinden herhangi bir ücret alınmıyordu. Aynı zamanda can ve mal güvenlikleri de sigortalanıyordu. Tarihi kayıtlarda ilk sigorta sisteminin, malların sigortalanmasının Anadolu’nun bu en eksi kervansaraylarında uygulandığına dair bilgiler mevcut….”

Mustafa Bey, sizin ifadeye göre “Anadolu’daki ilk sigorta sisteminin Ağzıkarahan Kervansarayı’nda uygulanmaya başlandığını görmekteyiz…”

Maalesef bu iddia da yalan çıktı Mustafa Bey. Bundan birkaç yıl önce de aynı soruyu bana sormuştunuz. Hatta elimde bu konuyla alakalı belge bilgi olup olmadığını da sormuştunuz. O zaman da sizi uyarmıştım bu iddianın ispatının gerektiği hususunda. Ancak siz tüm bunları unutmuşsunuz ve yine ortaya çıkıp “yalandan kim ölmüş” misali anlatmışsınız cesaretinizle. Tarih mezunu birisinin bu tarz amatör ifadeler kullanması insanı hayretlere düşürüyor.

Anadolu Selçukluları’ndan onlarca han günümüze gelebilmiştir. Neden onlardan sadece Ağzıkara Han’da sigorta olayına gidilmiş Sayın Doğan? Sadece Aksaray’da 11 tane Anadolu Selçuklu hanı var. Neden Sadece Ağzıkarahan’da? Anadolu Selçuklularından kalma en eski han, en büyük han, ilk sultan hanı yine Aksaray’da!.. Ki bunların çoğunluğu da Ağzıkara Han’dan daha önce inşa edildi. Neden onlarda değil de Ağzı Kara Han’da sigortalamaya gidildi?

Ağzıkara Han’ın ahır/kapalı kısmı Sultan Alaaddin Keykubat zamanında 628/1231 yılında; avlu/açık kısmı ise II. Gıyaseddin Keyhüsrev devrinde 637/1240 yılında tamamlanmıştır.

Ağzıkara Han’da sigorta olayını başlatan hangi sultan peki? Onu neden söylemezsiniz sayın Doğan? Ahır kısmını inşa ettiren Alaaddin Keykubat mı; yoksa avlu kısmını yaptıran oğul II. Gıyaseddin mi?

Eğer gerçek bir tarihçi olsaydınız esatir peşinde değil, acı da olsa gerçeğin peşinde koşmanız gerekirdi. Ama bunun için de gerçek bir bilgi birikimi, gerçekçi bir okuma gerekir ki o da siz de yok maalesef.

Sigortacılık noktasında Anadolu Selçuklularından kalma en eski vesikayı -şimdilik- ben paylaşayım da en azından size kapak olsun.

Sultan Alaaddin Keykubat ile Venedikliler arasında 8 Mart 1220 tarihinde bir muahede imzalanmıştır. Bu anlaşmaya göre Venedikli bir tüccar “…. Eğer gurur ve sadakatsizlik dolayısıyle akılsızlık edip mezkûr yer ve ülkelerde (Venediklilere ait) sultanın tebaasından birine, karada ve denizde, bir ziyan verir veya onu taciz ederse efendim (yani Venedik Dukası) tarafından layıkiyle tatmin ve telafi edilecek ve alınan şeyler, tahkikattan sonra iade edilecektir. Eğer suçlu yabancı bir memlekete kaçar ve kendisini yakalamak mümkün olmazsa suçunun araştırılması gerekmez; fakat eğer suçlunun mala veya malın büyük bir kısmına sahip olduğu açıkça bilinirse, haksız olarak alınan mal tazmin edilecektir…”

Bu anlaşma Ağzıkara Han’ın inşasından tam 11 yıl önce imzalanmış. Buna ne diyeceksiniz? Merak ediyorsanız merhum Osman Turan’ın Türk Tarih Kurumu tarafından 1958 yılında yayınlanan Türkiye Selçukluları Hakkında Resmi Vesikalar isimli eserine bakın.

Bence bu bilgi size yeter Sayın Doğan!

ZİYARETÇİ YORUMLARI
  1. Zıkkımın Kökü dedi ki:

    Memleketimizin en büyük sorunu, işi ehline vermemek, adamına vermektir tezine uygun bir zevat..

YORUM YAZ