Aksaray Haber - Aksaray Haberleri -
$ DOLAR → Alış: 8,56 / Satış: 8,60
€ EURO → Alış: 10,09 / Satış: 10,13

Omurga mı? Kaburga mı?

Mazlum YILMAZ
Mazlum YILMAZ - mazlumyilmaz@hotmail.com
  • 10 Ocak 2021 - 14:14

Öncelikle tanışalım demiş ve ilk yazımı birkaç gün önce sizlerle paylaşmıştım. Bu yeni yazının başlığı biraz tuhaf gelebilir. Fakat yazı bitince “bu yazıya bu başlık normal” dersiniz bence!

Lev Tolstoy’un “İnsan neyle yaşar?” diye sorguladığı seksen küsur sayfalık kitabından farklı bir konu anlatmaya çalışacağım.

İnsanoğlu ne için yaşar? Ya da insan nedir? İşte bu soruların cevabı “insan nasıl yaşar?” sorusundan çok farklıdır. Et-kemik ve kandan ibaret insana oksijen, su, ekmek vs vs lazım tamam, tamam da insan ne için yaşar? sorusu farklı…

Onuru için değil mi? Hayvanı insandan ayıran yalnızca konuşabilmesi midir? Hiç sanmıyorum. Bir insan dünyanın en yakışıklısı ya da güzeli olsa ama size hakaretler yağdırsa onun elinden su içer misiniz? Dövüp-sövmek mümkünse onu değilse fersah fersah uzak kalmayı tercih edersiniz.

Omurga demek onur demektir. Yapılan haksızlığa göz yummamak demektir. Yüzüne tükürene ağzını açmaktır. Pardon, bu ağız açmayı yanlış anlayanlar olabilir. Yüzüme tükürdüğün gibi ağzıma da tükür anlamında ağız açmak değildir. “Sen kime tükürüyorsun bre densiz” deyip kükrerken açılan ağızdan bahsediyorum elbette.

Günümüzde bu omurgalı olabilmeyi başarmak hatta bu uğurda çaba göstermek başlı başına bir erdemdir. İnsan vücudunu dik tutan omurga da ruhun satılmayışıyla, köle olmayan düşünce sahibi kişilik omurgası da birdir. Nice beli bükülmüş insan biliyorum yüzüne tükürülecekleri boş çevirmeyen; düşünmeden söyleyenlere istemediklerini işittiren…

Omurgasızlar işte yukarıda izah edilmeye çalışılan kişiliğin önemi bilmezler. Onların yanında karakterli olmanın öneminden bahsederken “ne olursa olsun, makamım da gitse, para da kaybetsem benim bir duruşum vardır” derseniz “yahu bu nasıl bir mantıksızlık? Gerekirse el-etek öpeceksin. Ayıya dayı diyeceksin. Kaburga da neymiş?” derler. Yahu ne kaburgası omurga, omurga! diye düzeltirsiniz ama sizi “hesabını bilmeyen zavallı” görür.

Şahit olduğum bir hadiseyi anlatayım.

On beş yıl kadar oluyor, üniversite mezunu birisi işe müracaat etti. “Birkaç ay asgari ücret vereceğiz, sonrasındaysa normal bir maaşın olacak” denilen arkadaş baktı ki dokuz aydır çalışıyor ama söz veren amiri ve buna şahit olanlardan ses yok. Hatırlattı aralarındaki şifahi sözleşmeyi ama “hele bir dur”, “az daha sabret” denildi ve üç sene geçti. “Yahu ben geçinemiyorum bile, neden sözünüzü tutmuyorsunuz” diyen arkadaşımıza “dışarıda o kadar işsiz varken iş bulmuşun daha da istiyorsun” gibisinden ayar verildi. Bizimkisi de “söz tutulmak için verilir” deyince sözünü tutmayan amirin etrafındaki kraldan çok kralcılar “özür dileyip gönlünü alırsan belki tekrar gündeme gelebilir senin maaş” denildiğinde işe gireli beş yılı geçmiştir.

Söz veriliyor tutulmuyor, bu bir. İkincisi ise adam hakkını aradı diye “sivri ya da nankör” sınıfına dahil ediliyor. Bir de “amiri görünce ne olursa olsun ayağa kalkacaksın, yüzüne güleceksin, asla arkasından eleştirmeyeceksin, ya değilse işinden olacaksın” diyenlerle aynı ortamda çalışmak zorunda kalıyor. İşte omurgasızların arasında omurgalı olmak kaburgalı kalmak zor. Zira körler ülkesinde görmek bir kusurdur.

Derim ki insan onuru için yaşar. Nokta kadar menfaat için virgül kadar eğilmek olmaz. Omurgasızlığı marifet sayanlar yüzünden etrafta tanrıcıklar dolaşmasın. Ya değilse bu küçük dağları ben yarattım havasındakiler yüzünden karakterli kişiler “uyumsuz, dik kafalı” sayılır.

Sağlıcakla kalın.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ