Aksaray Bunu Hak Etmiyor! Bu Şehrin Adı Şiddetle Değil, Güzelliklerle Anılmalı
Aksaray…
Hasan Dağı’nın gölgesinde büyüyen, Selçuklu’nun izlerini taşıyan, misafirperver insanlarıyla, çalışkanlığıyla, tarihiyle ve kültürüyle Anadolu’nun kadim şehirlerinden biri…
Benim için Aksaray yalnızca bir şehir değil; bir sevda, bir aidiyet, bir memleket meselesi…
Ama insan sevdiği şehrin başına gelenleri de görmezden gelemiyor.
Son günlerde ulusal medyada Aksaray’ın adı yine asayiş haberleriyle gündeme geliyor. Kadın cinayeti, silahlı saldırılar, kurşunlanan iş yerleri, bitmeyen husumetler…
Daha dün 33 yaşındaki Şefika Yeşildağ’ın eski eşi tarafından hayattan koparıldığı haberini okuduk. Bir annenin evladını kaybetmesinin acısını, bir çocuğun annesiz kalmasının ağırlığını hangi kelimeler anlatabilir?
Bir kadının yaşam hakkı, bir başkasının öfkesiyle elinden alınabilir mi?
Üstelik mesele yalnızca bir cinayet de değil. Şehrin farklı noktalarında yaşanan silahlı olaylar, iş yerlerine yönelik saldırılar ve husumetlerin sokaklara taşınması da hepimizi düşündürmeli.
Burada bir gerçeğin altını çizmek gerekiyor: Aksaray’ın tamamını bu olaylarla tanımlamak büyük haksızlıktır. Bu şehir; sabah erkenden dükkânını açan esnafın, tarlasına giden çiftçinin, evladını okula gönderen annenin, helalinden ekmeğini kazanan binlerce insanın şehridir.
Ancak bu güzellikler, yaşanan acıların üzerini örtmemeli.
Artık şu soruyu hep birlikte sormalıyız: Aksaray’da toplumsal huzuru nasıl daha güçlü hâle getireceğiz?
Kadına yönelik şiddet konusunda yalnızca cinayet yaşandıktan sonra konuşmak yetmez. Tehditlerin, ısrarlı takibin, şiddet eğiliminin ve koruma ihtiyacının ciddiyetle ele alınması gerekir.
Silahlı olaylar konusunda da güvenlik tedbirleri, ruhsatsız silahlarla mücadele, caydırıcılık ve adli süreçler kararlılıkla yürütülmelidir.
Emniyet güçlerimizin, adli makamlarımızın, yerel yöneticilerimizin, sivil toplum kuruluşlarımızın ve toplumun bütün kesimlerinin bu konuda sorumluluğu var.
Elbette Aksaray’ın adını ulusal medyada görmek isteriz. Ama neden bir cinayet haberiyle, neden bir silahlı saldırıyla?
Neden Ihlara Vadisi’nin güzelliğiyle, Sultanhanı’nın tarihiyle, Hasan Dağı’nın ihtişamıyla, Aksaray insanının misafirperverliğiyle gündeme gelmeyelim?
Ben Aksaray’ın kötü haberlerle anılmasına razı değilim.
Bu şehrin sokaklarında çocuklarımız korkmadan yürüsün, kadınlarımız kendilerini güvende hissetsin, esnafımız kepengini indirirken yarınından endişe etmesin istiyorum.
Çünkü memleket sevgisi, yalnızca memleketi övmek değildir. Gerektiğinde yanlışları söylemek, eksikleri dile getirmek ve çözüm için ses yükseltmektir.
Aksaray bizim. Acısı da bizim, geleceği de bizim.
Bu şehre hep birlikte sahip çıkalım.
Aksaray bunu hak etmiyor.
Aksaray’ın adı şiddetle değil; huzurla, güvenle, kardeşlikle ve güzelliklerle anılmalı.
